8 Şubat 2026 Pazar

ÖNCE İNSANLIK VİCDAN MERHAMET

İnsanlar ölür ama insanlık ölmemelidir

İnsanlık tarihi, doğan ve ölen milyarlarca insanın hikâyesiyle doludur. Her birey fanidir; bedenler toprağa karışır, isimler zamanla silinir. Ancak insanlığı ayakta tutan şey, tek tek insanların varlığı değil; onların ardında bıraktığı vicdan, merhamet, adalet ve ahlaki değerlerdir. İşte bu yüzden insanlar ölür ama insanlık asla ölmemelidir.

“Önce insan” demek; ırkı, dili, dini, siyasi görüşü, ekonomik gücü ne olursa olsun, her bireyin onurunu merkeze almak demektir. İnsanlığı yaşatan şey güç değil, para değil, makam değil; insana verilen değerdir. Bir toplum insanı merkeze koymayı bıraktığında, gelişmiş binalara, teknolojik imkânlara ve zenginliğe sahip olsa bile içten içe çürümeye başlar.

Bugün dünyada yaşanan savaşlar, yoksulluklar, adaletsizlikler ve ayrımcılıklar bize acı bir gerçeği hatırlatıyor: İnsanlık, çoğu zaman çıkarların gölgesinde kalıyor. Güçlü olanın haklı sayıldığı, zayıf olanın görmezden gelindiği bir düzende insanlık sessizce yara alıyor. Oysa insanlık, ancak adaletle, empatiyle ve vicdanla ayakta kalabilir.

İnsan olmak yalnızca nefes almak değildir. İnsan olmak; başkasının acısını hissedebilmek, haksızlığa karşı ses çıkarabilmek ve “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışını reddedebilmektir. İnsanlık, tam da bu noktada sınanır. Çünkü kötülük, çoğu zaman yapanlardan değil; susup seyredenlerden güç alır.

Ailede başlayan insanlık eğitimi, okulda, sokakta ve toplumun her alanında devam eder. Çocuklara yalnızca başarıyı, parayı ve rekabeti öğretip; paylaşmayı, saygıyı ve vicdanı öğretmezsek, geleceği sadece diplomalı ama merhametsiz bireylere emanet etmiş oluruz. Oysa insanlığı yaşatacak olan, bilgiyle birlikte ahlaktır.

İnsanlık; zor zamanlarda ortaya çıkar. Felaket anlarında uzanan bir el, bir yabancıya verilen bir tas su, bir mazluma sahip çıkmak… İşte bu küçük gibi görünen ama büyük anlamlar taşıyan davranışlar, insanlığın gerçek mirasıdır. Tarih, zalimleri değil; insanlığı savunanları saygıyla hatırlar.

Bugün her bireyin kendine sorması gereken temel soru şudur:

“Ben insanlığa ne katıyorum?”

Çünkü insanlık; soyut bir kavram değil, günlük davranışlarımızın toplamıdır. Bir tebessümde, bir adil kararda, bir dürüstlükte yeniden doğar.

Sonuç olarak; insanlar ölür, bu kaçınılmazdır. Ancak insanlık ölürse, geriye sadece kalabalıklar kalır; toplum kalmaz. Bu yüzden her çağda, her koşulda ve her yerde hatırlamamız gereken tek bir ilke vardır:

Önce insan.

Önce vicdan.

Önce insanlık.

Hiç yorum yok:

ÖNE ÇIKAN YAYINLAR

ÖNCE İNSANLIK VİCDAN MERHAMET

İnsanlar ölür ama insanlık ölmemelidir İnsanlık tarihi, doğan ve ölen milyarlarca insanın hikâyesiyle doludur. Her birey fanidir; bedenler t...