Adalet… İnsanlığın en eski, en güçlü ve en çok aranan kavramlarından biri. Her insan adaletli bir dünyada yaşamak ister. Haksızlığa uğramadığı, emeğinin karşılığını aldığı, eşit muamele gördüğü
bir hayat hayal eder.
Ama bugün birçok insanın zihninde aynı soru var:
Adalet gerçekten herkes için mi?
Yoksa sadece güçlü olanlar için mi var?
Bir insan haksızlığa uğradığında ilk aradığı şey adalettir. Çünkü adalet, insanın içindeki denge duygusudur. İnsan adalet sayesinde kendini güvende hisseder. Adalet varsa, umut vardır. Adalet
varsa, güven vardır. Adalet varsa, toplum ayakta kalır. Ama adalet zedelendiğinde, toplum da zedelenir.
Bugün birçok insan şunu düşünüyor: Aynı suçu işleyen iki insandan biri özgürce hayatına devam ederken, diğeri ağır sonuçlar yaşayabiliyor. Aynı emeği veren iki insandan biri yükselirken, diğeri yerinde sayıyor. Aynı doğruları söyleyen iki insandan biri ödüllendirilirken, diğeri dışlanıyor.
Bu durum insanların adalete olan inancını sarsıyor. Çünkü insanlar eşitlik görmek istiyor. Ayrımcılık değil. Ayrıcalık değil. Gerçek adalet istiyor. Adalet sadece mahkemelerde verilen kararlar değildir. Adalet, hayatın her alanında vardır. İş yerinde adalet vardır. Okulda adalet vardır. Sokakta adalet vardır. İnsan ilişkilerinde adalet vardır.
Bir iş yerinde hak eden değil, güçlü olan yükseliyorsa…
Bir toplumda dürüst olan değil, çıkarcı olan kazanıyorsa…
Bir düzende doğru olan değil, güçlü olan haklı çıkıyorsa…
Orada adalet yoktur.
Adaletin olmadığı yerde güven olmaz. Güvenin olmadığı yerde huzur olmaz.
Huzurun olmadığı yerde ise gerçek bir toplum olmaz.
Adalet, sadece hukuk sisteminin görevi değildir. Adalet, insanın vicdanında başlar. Bir insan güçlü olduğu halde haksızlık yapmıyorsa, orada adalet vardır. Bir insan fırsatı olduğu halde başkasının hakkını yemiyorsa, orada adalet vardır. Bir insan kimse görmese bile doğru olanı yapıyorsa, orada adalet vardır. Çünkü gerçek adalet, sadece kanunlarda değil, karakterde yaşar.
Bugün birçok insan adaletin zayıfladığını düşünüyor. Bu düşünce, insanları umutsuzluğa sürüklüyor. Çünkü insan, adaletin olmadığı bir dünyada kendini yalnız hisseder. Ama unutulmaması gereken bir gerçek vardır: Adalet, tamamen yok olmaz. Sadece bazen gecikir. Ve adaleti ayakta tutan şey, sistemlerden önce insanlardır.
Adaletli insanlar olduğu sürece, adalet de var olmaya devam edecektir.
Çünkü adalet, sadece bir kavram değil…
İnsanlığın en büyük vicdanıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder