TRANSLATE

MUĞLA FETHİYE

Fethiye, Muğla'nın 13 ilçesinden birisidir. Nüfusu 155.000 , yüzölçümü 3.059 km²...Kentin eski adı Meğri'dir. Bu ad, Rumca'da "uzak diyar" anlamına gelen Makri'den gelir.Fethiye Muğla‘ya bağlı en güzel ilçelerden birisi. Tekrar tekrar kendisine gelmeniz için çokça sebep sunan Fethiye, turizmde bir dünya markası olacak kadar değerli ve özel. Kendisine zaman ayırmayı ihmal etmeyin, aceleye getirmeden keşfedin.
Ölüdeniz dünyanın en güzel plajlarından biri. Bunu dünya çapında prestijli birçok dergide veya listelerde karşımıza çıkıyor. Antik Çağda “Işık ve güneş diyarı” olarak bilinen Ölüdeniz, turkuaz ve mavi rengiyle, nefis kumlarıyla tüm gün deniz ve güneşin keyfini çıkaracağınız bir yer.Mavi bayraklı bu tertemiz yer Fethiye merkeze 13 km uzaklıkta.
Fethiye’nin bir mahallesi olan Kayaköy, eski bir Rum köyü. Kayaköy, eski adıyla Levissi, 1923’e kadar 10 bine yakın kişinin yaşadığı canlı bir bölgeydi.Hisarönü’ne birkaç kilometre mesafede, Karmilassos Antik Keti üzerine kurulan köy, bir tepenin yamacında kurulmuş. Fethiye gezilecek yerler arasındaki Kayaköy mübadele ile terkedildikten sonra uzun yıllar boş kaldı.
Fethiye gece hayatında tercih edilen mekânlar turist yoğunluğu sebebiyle genellikle Hisarönü ve çevresinde kurulan barlardan oluşmaktadır. İstediğiniz her tür bar ve gece kulübünü görebileceğiniz Hisarönü'nde sıralı halde bütün mekanları görebilirsiniz. Denize sıfır konumda yer alan mekânlar hem denize girmek hem de gece eğlencesinden vazgeçmek istemeyenler için Ölüdeniz'de bulunmaktadır.Görebileceğiniz turistlerin çoğunluğu İngiliz kökenlidir. Genç kesime nazaran orta yaşlı insanların daha çok olduğu turist kafilelerinde dost canlısı insanları bulabilirsiniz.
Fethiye Körfezi’nin batı ve kuzeydoğu yönünde sıralanmış birbirine yakın mesafedeki 12 irili ufaklı adadan oluşan 12 Adalar görülmeli. Fethiye’nin ünlü tekne turu olan 12 Adalar Turu yaptığınızda, dünyaca ünlü olan ve çok sayıda görkemli evin yer aldığı Şövalye, Yassıcalar, Kızılada, Tersane, Gemiler, Göcek, Zeytinli, Domuz, Delikli Adası gibi duraklara uğrayıp denize girebileceksiniz.
Fethiye çevresinde gezilecek yerler arasında ülkemizin benzersiz doğal güzelliklerinden Saklıkent Kanyonu; Fethiye Körfezinin ağzında yer alan Şövalye Adası; Fethiye’nin adıyla yaraşır bir koyu olan Cennet Koyu; Çam ve okaliptüs ağaçlarıyla kaplı Katrancı Koyu; Fethiye’nin en güzel koyların Günlüklü Koyu tatil rotasına girmeye aday. Fethiye’ye geldiğinizde mutlaka tekne tekne turu yapın.
Fethiye’nin tarihi bölgeleri de koyları kadar değerli. Her biri zamanının önemli bir yerleşim yeriydi ve arkasında çok sayıda hikaye ve izler bıraktı. Fethiye’nin 42 km doğusundaki Yaka Köyündeki Tlos Antik Kenti; Fethiye’ye 45 km. mesafedeki Minare Köyü yakınındaki Likya kenti Pınara Antik Kenti; Likya Uygarlığından günümüze ulaşan Telmessos Antik Kenti; Üzümlü Köyünden gidilen Akdeniz Bölgesi’ndeki antik kentlerden biri olan Kadyanda; Antik Çağlar’da önemli dinsel ve politik bir merkez olan Letoon; Antik Çağ’da Likya’nın en önemli kentlerinden biri olan Patara bunlardan sadece birkaçı.







MİRAY YURTSEVEN TUVALLERDEKİ HAYALLER


Karşıyakalı Ressamlar Miray Yurtseven, 
Yıldız Gümüş ve Arzu Acar yağlıboya resimlerini
İzmir - Karşıyaka Belediyesi
Bostanlı Güzel Sanatlar Parkı Resim Galerisinde 
sanatseverlerle buluşturdu. 
19 Şubat 2018,
Pazartesi günü saat:17.00'de açılan sergide
Karşıyaka Sacide Yorulmaz Sanat Atölyesi ressamlarından 
"Karşıyakalı Ressam Miray" olarak tanıdığımız
Miray Yurtseven ve ressam arkadaşları
Yıldız Gümüş ile 
Arzu Acar'ın yapıtları sergileniyor.
24 Şubat 2018 tarihine kadar sergilenecek yapıtlar hakkında bilgi veren 
Ressam Miray Yurtseven etkinliği değerlendirirken;
"Bugün açılışını yaptığımız serginin öncelikli amacı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde, 
yaşamın her alanında olduğu gibi, sanatsal etkinliklerde de kadın varlığının, kadın düşüncesinin, 
kadın emeğinin farkındalığını duyurabilmek çabasıydı.''
Dikkat edildiğinde sergideki resimler yaşamın tüm renklerini, 
tüm farklılıkları, alınteri, emek ve sabrı yansıtmaktadır. 
Doğadan bitki görsellerinin de resme dönüştüğü çalışmalarda 
kırsal yaşamdan örnekler ve hiç kuşkusuz insanların sadık dostları olan; 
atlar, beyaz güvercinler, köpekler vb.hayvanlar da unutulmadı.
Sevgi ve özgürlük gibi kavramların metaforlarla anlatılmaya çabaladığımız 
resim çalışmalarımızı ise özgür düşünen kadının 
toplumsal duruş sergilemesi açısından saygın bulmaktayım. Çocuk, genç ve yaşlı insan portrelerinin de 
yer aldığı sergide ziyaretcilerin en çok ilgisini çeken tablolar, geleneksel el sanatları ile kaybolmaya yüz tutmuş zanaatlarımızı yansıtan çalışmalar olduğunu söyleyebilirim.
 Sanat ve sanatçıya her zaman destek olmuş ve 
tüm olanaklarını seferber eden Karşıyaka Belediye Başkanı 
Sayın Hüseyin Mutlu Akpınar beyefendiye ve tüm çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum.


Sanatsal yetkinliğimizin oluşmasında 
bizi her zaman yüreklendiren saygın hocamız 
Sacide Yorulmaz Hanımefendiye, 
etkinliğimizin paydaşları ressam arkadaşlarım Yıldız Gümüş ve Arzu Acar'a ve 
galeriye gelerek sergimizi ziyaret eden tüm konuklarımıza 
çok teşekkür ediyorum.


Hayaller ve Tuvaller Resim Sergisini, üç kadın ressamın yağlıboya çalışmalarını sergilediği bir etkinlik olmasının ötesinde değerlendirilmesi dileğiyle, zekasını kullanan, emeğiyle ekmeğini kazanan, özgür düşünen, yüreği iyilik ve sevgi için çarpan herkesin 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum" dedi. 


Tüm sanat tutkunlarının davet edildiği HAYALLER VE TUVALLER Resim Sergisi 
24 Şubat'a kadar gezilebilir. 
















Röportaj ve görselleri hazırlayan
KALEIDOSCOPE ve Sayın Cihat TAŞKIN'a teşekkür ederiz.

İZMİR'İN TARİHİ KÖŞKLERİ

Karşıyaka Öğretmen Evi
Karşıyaka Yalı caddesi Vapur iskelesi karşısındadır. 1892 yılında inşa edilen yapı, dönemin aydınları ve tüccarlarının eğlendiği Levanten gazinosu olarak kullanılmıştır. Günümüzde öğretmen Lokali olarak hizmet vermektedir.Yapı bodrum üzeri iki katlıdır.Giriş kapısının sağında ve solunda ikişer pencere bulunmaktadır. İkinci katında demir konsollar ile taşınan, etrafı ferforje ile çevrili balkonu bulunmaktadır. Üçgen alınlıklı yapının saçak altları ahşap malzemeyle kaplanmış olup; saçağın etrafı yine ahşap oymalar ile çevrilmiştir. Yapının tüm kapı ve pencerelerin etrafı sövelidir.
Latife Hanım Köşkü
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Annesi Zübeyde Hanım’ın ömrünün son günlerini geçirdiği ve vefat ettiği yapı olması nedeniyle manevi değeri büyüktür.
Köşk, Karşıyaka Belediyesi ve İzmir Valiliği’nin birlikte yürüttüğü çalışma sonucunda, restore edilmiş yapısı, o döneme ait eşyaları, Atatürk’ün Zübeyde Hanım’ın ve Latife Hanım’ın balmumu heykelleri ile tarihe tanıklık etmek üzere halkın ziyaretine açılmıştır.
Aliotti Köşkü
Tanınmış Levanten aristokratı Baron Aliotti tarafından 1914 yılında yaptırılan Aliotti Köşkü, 1938 yılında Durmuş Yaşar tarafından satın alındı ve 1987’ye kadar ev olarak kullanıldı.1992’den bu yana, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı olarak hizmet veriyor.Bu köşk Karşıyaka Nikah Dairesi’nin karşısında bulunmaktadır.
Van Der Zee Köşküİzmir’e gelen ilk Van der Zee ailesi mensubu, 1792’de Hollanda’dan gelmiştir. Cordelio Evi, 1900 civarında yapılmıştır. Başlangıçta, verandaya bakan geniş yemek odası ve iki yatak odasından oluşan küçük bir köy evi iken, daha sonra, bir yanına dört oda daha yapılarak genişletilmiştir. Ev, denizi tam karşıdan görmekteydi. Van der Zee’ler, deniz ticareti yapıyor ve konsolos olarak da görev yapıyorlardı.Cemal Gürsel Bulvarı’nda yer alan bina, tek kattan ve bir bodrumdan oluşur.Yapının bir zamanlar içinde bir tenis kortu bulunan epey geniş bahçesi, şu anda bir lokantaya ev sahipliği yapıyor.
Lochner Köşkü
İzmir’de kendini gösteren ilk Lochner ailesi mensubu, Franfurt’tan 1798’de şehre gelen banker Ludwig Lochner’di. Köşk, Amadee Lochner tarafından yaptırılmıştır. 50’li 60’lı yıllarda rahmetli Eric Lochner’in kurutulmuş meyve ihracatı yapıyordu. Eric, daima uzun beyaz bir pantolon giyerdi. Muazzam bir tenis oyuncusuydu. Hem İzmir’de hem de yurtdışında onun soyundan gelenler var. Köşkü, 1980 yılına kadar Epikmen ailesi kullandı.Cemal Gürsel Bulvarı’nda bulunan Lochner Köşkü, iki katlıdır ve dikdörtgen planlıdır. Köşeleri dönüşümlü tuğla ve taş süslemeleri ile vurgulanan yapı bugün anaokulu olarak kullanılıyor.Pennettı KöşküKarşıyaka Cemal Gürsel Caddesi No: 338'dedir.Köşk Karşıyaka’da ikamet eden İtalyan Penetti ailesinin adına Armando Penetti tarafından 1930larda yaptırılmıştır. Köşk yaptırılırken İtalya’dan da malzeme getirtilmiş olup Venedik’deki bir saray örnek alınmış ve o saraya sadık kalınarak yapılmıştır. Aile zamanında makine ve makine malzemeleri ticareti ile uğraşmış ayrıca tuğla işinde de bulunmuştur.Penetti Köşkü şu an bir anaokulu olarak işlev görmektedir.
İzmir Cumhuriyet Eğitim Müzesi
Türk Eğitim Tarihi ve Teknoloji Müzesi olan bina, Karataş’ın ayakta kalan en eski yapısıdır. Sadece Karataş değil, İzmir tarihi açısından da anlam içermektedir.1605 yılında Ermeniler’in bir bölümü, İzmir’e geldikten sonra 1800’lü yılların ikinci yarısında Karataş’a yerleşmeye başlar. Bugünkü Kemal Reis İlköğretim Okulu’nun bulunduğu yerde Surp Garabet Kilisesi’ni kurdular.Tapu kayıtlarına göre, 1934 yılında Milli Eğitim Bakanlığına tescili yapılan bu bina, mimari yapısı ve eğitim tarihinin yanında içinde bulunan eserleriyle eşsiz bir mirastır.2017 yılı başlarında biten tamir ve restorasyon çalışmaları sonucu bina tekrar hizmete açılmıştır.
Demostanis Baltacı, Osmanlı Hamdi Beyle çalışmış ve arkeoloji alanında varlık göstermiş bir kişidir. Nitekim gerek ana bina gerekse bahçe mimarisinde incelemiş bir kültürün varlığı bugün dahi hissedilmektedir.Bucanın en eski yapıtlarından birisidir. 1863 te Abdülaziz in İzmire gelişinde Bucada kaldığı yer burasıdır.Kesin bilinmemekle birlikte, muhtemel olarak 1890 larda Malikanenin Ispartalıyan adlı İzmirli bir zengin tüccarın mülkiyetine geçtiği anlaşılmaktadır. 19. yüzyılda Yunan Milli Bankası adına 120.000 kaimeye satın alınmıştır.Daha sonra Venizelos burasını, savaşta ölenlerin çocukları için bir yetimhane yapılmak üzere İzmir Rum Toplumuna bağışlamıştır. Bu tarihte Türk Devleti ne geçen malikane Mustafa Kemal Paşaya bağışlandı. Fakat Paşa burasının okul yapılması istedi.Nitekim malikane 1930 lu yıllarda bu yana okul olarak kullanılagelmiştir.






İZMİR KARŞIYAKA DRAGON CUP

İlki 2008’de gerçekleşen ve dünyanın 3 büyük festivalinden biri olan DRAGON FESTİVALİ, iş hayatına bambaşka bir pencere açtı. Türkiye genelinde gerçekleştirilen festival  bugüne kadar binlerce takım, onbinlerce yarışmacı ve yüzbinlerce bin davetli ile buluştu.Dünya markalarını bir araya getiren bu platform, sizlere su üzerinde kürek çekerek bambaşka alternatifler sunuyor.
Eğlencenin maksimuma ulaştığı DRAGON FEST; katılımcılara iş hayatının stresinden uzak, herkesin eşit olduğu, kıyasıya mücadele edilen keyifli anlar yaşatıyor. Ayrıca; çeşitli ikramlarla birbirinde çılgın yarışmaları, dans gösterilerini doğanın yeşilinde ve suyun mavisinde eğlenerek bulmak mümkün.
Dünyanın en geniş katılımlı su sporları organizasyonu olan 'Dragon Cup Turkey'in İzmir ayağı "Tek Yürek, Tek Kürek" sloganıyla, Karşıyaka Mavişehir sahilinde start aldı.Dragon Cup Turkey 2013 İzmir ayağı sporun birleştirici etkisi ve rekabetin yanı sıra çeşitli animasyonlar, workshop etkinlikleri ve sürpriz yarışmalarla 2 gün boyunca benzersiz bir spor deneyimini İzmirliler'e yaşatacak. 
İki gün sürecek spor organizasyonunda 23 takım dörderli gruplar halinde kendileri için hazırlanan 250 metrelik özel parkurda Championship ve Racing kategorilerinde birinci olmak için kürek çekecek. Etkinlikte ayrıca Bloco Entrudo Perküsyon Show, Kostüm Defilesi, Dragon Cup İzmir Dans ve sürpriz yarışmalar düzenlenecek. 
ŞAMPİYON TAKIM THAİLAND'A GİDİYOR 
Türkiye'nin 7 ilinde (İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Mersin, Gaziantep, Samsun) gerçekleştirilecek 8 organizasyon, 500'e yakın kurumu bir araya getirirken, binlerce şirket çalışanına da spor yaptırmayı hedefliyor.
Sezon boyu kendi illerinde verdikleri mücadeleyi 21-22 Eylül 2013 tarihlerinde İstanbul'da organize edilecek Türkiye finalinde, şampiyonluk ile taçlandıracak olan kurum, Thailand'da gerçekleştirilecek olan Kral Kupası Dragon Bot yarışlarına katılma hakkı kazanacak.