TRANSLATE

BAŞARILI OLMAK ELİNİZDE...


BAŞARI DETAYLARDA SAKLIDIR...

Başarılı Olanlar İçin En Önemlisi, İhtiras Ve Yenilik....
Nedir başarı? Çok para kazanmak mı?
Çok yükseklere çıkmak mı? İşini iyi yapmak mı? Mutlu olmak mı? Başarı, "başarma işi" ve "bir işte elde edilen yararlı sonuç, muvaffakiyet" başarmak ise "bir işi istenilen biçimde bitirmek" olarak tanımlanıyor. Yani başarmak için önce ne istediğinizi bilmeniz, ne istediğinizi bilmeniz için ise kendinizi iyi tanımanız gerekiyor.

Peki başarıyı getiren özellikle neler? Hırs mı? Çok çalışmak mı? Disiplin mi? Bilgi mi? Yoksa bunların hepsi mi? İnanmak, olumlu düşünmek, kaybetmeyi kabul etmemek, sorumluluk almak, saygılı olmak, işini severek yapmak, bağlılık duymak başarının altın kurallarından. Etrafınıza baktığınızda gerçek başarının sevdiğiniz, inandığınız bir işi yapmadan gelmediğini görüyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde TheBox Konferansı’na katılmak üzere ülkemize gelen 17 yıl boyunca "Good Morning America"nın sunuculuğunu üstlenmiş ve siyasetten, iş dünyasına bir çok liderle görüşme fırsatı yakalamış olan Joan Lunden "Artık ABD’de boş gezen zenginler yerine işkolik zenginler var. 

Milyarder olsalar bile çalışmaktan vazgeçmiyorlar. Paradan daha önemlisi, bu insanlar yeniliğe ve fark yaratmaya odaklanmış durumdalar. Bu insanlar için ihtiras çok önemli. Steve Jobs, Bill Gates gibi isimlerin hepsi ’Benim için becerilerimi kullanmak ve ihtiras önemli’ diyorlar. Tabii ki milyarlarını harcıyorlar ama onlar için her şeyden önemlisi fark yaratmak" diyor. Lunden, yaptığı görüşmelerde liderlerin ortak özellikleri olduğunu farkettiğini ifade ediyor. Başarılı kişilerin ortak özelliklerinden bazıları şunlar: Azim: Fortune 500’deki belli başlı şirketlerin yöneticileri ve sahipleri başarılarını azme bağlıyorlar. Lunden, ABD’nin önde gelen zenginlerinin ya üniversiteyi bırakmış olduklarını ya da liseyi zar zor bitirmiş olduklarını hatırlatıyor. Yani tüm diplomalardan önemlisi azim ve kararlılık.

Bilgelik, gelişmeleri izlemek, sorular sorarak insanların göremediği ilişkileri farkedebilmek önemli unsurlar. Şans: Başarılı liderler, hayatlarında şansın önemini kabul ediyorlar. Doğru zamanda, doğru yerde olmanın önemi büyük ancak yeterli değil. Şansı doğru kullanmak için çok çalışmak gerekiyor. Vizyon ve öngörü sahibi olmak: Başarılı olan liderler öngörüye sahipler ve projelerini sahipleniyorlar. Blackberry’i çıkaran RIM’in kurucusu Mike Lazerides "Şans, ileriyi öngörebilmektir" diyor. 

Risk almaktan kaçmamak: Günümüzün en zenginlerinin doğasında bu özellik var. Örneğin Warren Buffet, Bill Gates brici çok seviyorlar. Öyle bir özgüvenleri var ki başarısız olmaktan korkmuyorlar. Kişisel gelişim uzmanı Mümin Sekman bir görüşmemizde "Öğrenilmiş çaresizlik, hepimizin içinde az ya da çok vardır. Hepimiz bir şeyleri defalarca deniyor, yanılıyor, başaramıyoruz. Sonra bir daha yanılmamak için, bir daha denememeyi öğreniyoruz" demiş ve öğrenilmiş çaresizlik psikolojisi içerisinde uzun süre yaşayan insanların ortak davranışlarından bahsetmişti. Lunden de başarılı olan kişilerin bu anlamda korkusuz olduklarını ve bunun başarı olasılığını artırdığını hatırlatıyor. İçinde bulunulan piyasayı yakından tanımak: İçinde bulunduğunuz sektördeki gelişmeleri tespit etmeli, trendleri öngörebilmelisiniz. Ancak bu şekilde iş fırsatlarını yakalayabilmek ya da yaratabilmek mümkün oluyor. İçinde bulundukları sektörün dinamiklerini anlayamayan, trendleri izleyemeyerek buna ayak uyduramayanlar takip ediciler olarak kalıyorlar. Ayrıntılarla ilgilenmek: Çok başarılı liderler aslında sürekli küçük şeylerle uğraşıyorlar. Müşterilerini ellerinde nasıl tutacaklarını biliyor ve ayrıntılarla ilgileniyorlar. Başarı, nevrotik şekilde detaylarla ilgilenmenizi gerektiriyor.

BİREYSEL MOTİVASYON


Motivasyon, mutlu ve başarılı olmak için hayati önem taşır. Aşağıdaki ipuçları, kendi kendinizi motive etmenize ve bunu sürdürebilmenize yardımcı olacaktır. Bunlar, pratik ve sonuca yönelik tavsiyelerdir. Uygulamadığınız sürece, genel kültürden öteye geçmeyeceklerdir.

1. HİKAYENİZİ YAZIN
Temiz bir kağıda bir iki paragraf olacak şekilde arzu ettiğiniz geleceğin hikayesini yazın. Gelecekte yapmakta olduğunuz şeyi, yaşadığınız yeri ve sahip olduklarınızı yazın. Bu sizi, hem şimdi hem de gelecekte motive edecektir.

2. GELECEĞİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN
Gözlerinizi kapatın ve kendinizi gelecekte ne yapıyor olarak görmek istiyorsanız, onu yaparken canlandırın. Sağlıklı bir şekilde koşuyorsunuz, bahçenizdeki çiçekler ile ilgileniyorsunuz ya da çalışıyorsunuz. Örneğin, hayaliniz küçük bir işyeri açmaksa, kendinizi açılış gününde, müşterileriniz ve çalışanlarınız ile selamlaşırken hayal edin. Böylece, hayallerinizi somutlaştırabilirsiniz.

3. GEÇMİŞİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN
Geçmişi gözünüzde canlandırdığınızda, daha önce nerede olduğunuzu ve ne kadar yol kat ettiğinizi görürsünüz. Planlı hedeflerinize ne kadar ulaştığınızı ve nerelerde hata yaptığınızı anlarsınız. Bu sizin doğru yolda ilerlemenizi sağlayacaktır. Bir şoförü düşünün, yalnızca önüne baksa ve dikiz aynasından yararlanmasa nelere maruz kalabilir. Zaman zaman geçmişe bakmak, en az şoförün dikiz aynasına bakması kadar yararlıdır.

4. BÜYÜK DÜŞÜNÜN
Geleceğiniz ile ilgili büyük düşünmekten korkmayın. Bu, kısa süreli başarısızlıklarınıza katlanmanızı kolaylaştıracaktır. Engeller, sizi durduramayacaktır. Çünkü, sizin gözleriniz büyük hedefe kilitlenmiş olacaktır. Uzun bir zamandan sonra sevdiğinize kavuşacağınızı düşünün, onu tren garından almaya giderken, bardaktan boşanırcasına yağan, sizi sırılsıklam eden yağmur, rahatsız eder mi?

5. KENDİNİZİ EĞİTİN
Hedef ya da hayaliniz ile ilgili her şeyi öğrenin, okuyun, konuşun, dinleyin ve deneyin. Eğer bir yazar olmak istiyorsanız, ders alın, kitaplar okuyun, yazın, diğer yazarlar ile konuşun, atölye çalışmalarına katılın.

6. DÜZENLİ OLUN
Temiz, düzenli ve iyi organize edilmiş bir ev, ofis ve hayat, motive edilmiş akıl için olmazsa olmaz niteliği taşımaktadır. Fiziksel dağınıklık, zihinsel dağınıklığa neden olur. Düzenli bir hayatınız olsun, böylece kendinizi her gün daha da zinde hissedeceksiniz. Örneğin, gece yatma, sabah kalkma saatiniz düzenli olsun. Mutlaka kahvaltı edin ve sabah en az yarım saat yürüyüş yapın.

7. EVİNİZDE VE OFİSİNİZDE MOTİVATÖRLERE YER VERİN
Evinizde, ofisinizde, arabanızda, cüzdanınızda size hedef ve hayallerinizi hatırlatacak sembollere, işaretlere, notlara ya da objelere yer verin. Bu hatırlatıcılar, sizin motivasyonunuzun devamının garantisi olacaklar. Son model bir araba sahibi olmayı mı istiyorsunuz? O halde hayalinizdeki arabanın resimlerini odanızın duvarına asın, cüzdanınızda saklayın ve ihtiyaç duyduğunuz an bakıp, hedefinizi hatırlayın.

8. GÖNÜLLÜ ÇALIŞMALARA KATILIN
Gönüllü olarak başka insanlara yardım edin. Bunu yaptığınızda, diğer insanları mutlu etmenin ne kadar tatmin edici bir şey olduğunu fark edeceksiniz. Haftasonları, eşinizle birlikte Çocuk Esirgeme Kurumu’na gitmek iyi bir fikir olabilir.

9. KENDİ MOTİVASYONUNUZ İLE BAŞKALARINI MOTİVE EDİN
En iyi öğrenme yöntemi, öğretmektir. Çocuklarınızın motive olmalarına, arkadaşlarınızın daha etkili hedefler belirlemelerine, eşinizin kişisel hayallerine ulaşmasına yardımcı olun. Onlara yardımcı olduğunuz zamanlarda, aslında kendinize de yardım ediyor olacaksınız.

10. ÇOCUKLAR İLE ZAMAN GEÇİRİN
Çocuklar ile zaman geçirmek size perspektif kazandıracaktır. İşteki yada özel hayatınızdaki sıkıntı yada endişeler, çocuklarınız ile oynadığınızda eriyip gider. Çocuklar her şeye basit yollu bakarlar ve bunu öğrenmek bile bizim için kar sayılır.

11. BADİLİK SİSTEMİ KURUN
Eşinizin kendi gelişimine yönelik hedefleri yada bir şeyleri başarmak isteyen yakın bir arkadaşınız var mı? Eğer varsa, onlar ile ‘badilik sistemi’ kurun. Birbirinizi motive edin, uyarın, cesaretlendirin ve hedeflerinizde yardımcı olun.

12. KENDİNİZE BİR MODEL BULUN
Kendisinden bir şeyler öğrenebileceğiniz rol model seçin. Bu kişi, sizin saygı duyduğunuz ve kendisi gibi olmak istediğiniz birisi olmalıdır. Saygı duyduğunuz bir insanı örnek aldığınızsa, tekerleği yeniden icat etmeniz gerekmeyecektir. Eğer çevrenizde böyle bir kişi yoksa, ünlü bir lideri, sanatçıyı yada bilim adamını da rol model olarak alabilirsiniz. Kendisi ve yaptıkları hakkında tüm bilgileri edinerek, hedeflerinize ulaşmak için kullanabilirsiniz.

13. YÜRÜYÜŞ YAPIN VE ARABA KULLANIN
Şöyle bir etrafı gezin yada bulunduğunuz semtte arabanızla dolaşarak, rahatlayın, serbest zaman geçirin. Hepimizin rahatlamaya ihtiyacı var ve aslında hızlı yürüyüşler yapmak, araba kullanmak, gerçekten iyi birer çözüm. Bu şekilde yaptığınız mekan değişikliği, üzerinizdeki olumsuz havayı dağıtacaktır.

14. BAŞARI HİKAYELERİNİ OKUYUN
Etrafınızdaki insanların başarı hikayelerini okuyun. Günlük gazetelerde bile size ilham verebilecek, motive edecek ve harekete geçirecek düzinelerce küçük başarı hikayeleri var. Kütüphaneler, sıradan insanların sıra dışı hikayelerini anlatan biyografi ve otobiyografileri ile dolu. Hepsi, sizi başarıya ulaştırmak için raflarda heyecanla bekliyorlar.

15. MÜZİK DİNLEYİN
Müzik sakinleştirir, heyecanlandırır, hüzünlendirir ve hatta motive edebilir. Koşu yaparken Rocky'nin film müziğini dinlemek, müziği motivatör olarak kullanmaya en güzel örnektir. Sizi motive edecek şarkıları belirleyin ve ihtiyacınız olduğu durumlarda onlardan yararlanın. Mesela, sabahları ofisime yada eğitim vereceğim şirkete giderken, ‘türkü’ dinlemekten çok zevk alıyorum ve bu beni motive ediyor.

16. MOTİVE EDİCİ FİLMLER İZLEYİN
Sizi motive eden filmlerin listesini yapın ve küçük bir arşiv oluşturun. Örneğin; Forrest Gump filmini izlemek pek çok kişiyi motive edebilir. Biliyorsunuz bu filmde, IQ'su normal insanlardan çok daha düşük bir kişi, büyük başarılara imza atıyordu.

17. MOTİVE EDİCİ ALINTILARI OKUYUN
Gerek internette, gerekse kitaplarda size ilham verecek ve motive edecek binlerce alıntı bulunuyor. İnternette dolaşın ve aranın çiçeklerden bal topladığı gibi bilgileri toplayın. Bunlar işinize çok yaracaktır, çünkü hepimizin hayatı yorumlama şeklimiz farklıdır. Hayata farklı açılardan bakmanızı sağlayacak hikayeler bile çok işinizi görecektir.

18. SAĞLIKLI BESLENİN
Mutlu bir yaşam için, sağlıklı beslenme çok önemlidir. İyi bir diyet, sizin vücut sisteminiz için gerekli olacak tüm besin, vitamin ve mineralleri içerir. Fazlası zaten zararlı olacaktır. Ne demişler, "sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur". Vücudunuz ve motivasyonunuz için sağlıklı beslenin. Sigara ve alkolden uzak durun.

19. YETERİNCE UYUYUN
Bazı insanlara 6 saat uyku yeterken, bazıları için 8 saat gerekli olabilir. Yeterince uyuduğunuza emin oluncaya kadar uyuyun. Ancak, 8 saatten fazla olmamasına da dikkat edin. Düzenli ve yeterli bir uykuya sahip olmanın, hem vücudunuz hem de zihniniz açısından ne kadar yararlı olduğunuz göreceksiniz.

20. SÜREKLİ ÖĞRENİN
En önemli ders bu. Etrafınızdaki dünya hakkında sürekli öğrenmeye devam edin ve asla durmayın. Sizi ilgilendiren şeyler hakkında okuyun, dinleyin ve öğrenin. Mesela, sorulan bir soruya "bilmiyorum" demenin tadını çıkarın, sonra hemen öğrenin. Meraklı olun. Biliyorsunuz, merak ilmin hocasıdır. Hedefler olmadan, hayatınızda kalıcı değişiklikler yapmanız oldukça zordur. Aşağıdaki ipuçlarını kullanarak etkili ve verimli hedefler belirleyebilirsiniz.

21. HEDEFLERLE ÇALIŞIN
Hedefler ile ilgili en önemli ipucu bu. Hedeflerle çalış..! Hedefler, hayatınızın tüm alanlarındaki gelişiminiz için önemlidir, eğer hedefsiz çalışırsanız, gelişiminizde güçlükler ile karşılaşırsınız. İstediğinizi elde etmek için, işinizi şansa bırakmanız hiç de iyi bir yol değildir. Earl Wilson’un güzel bir sözü var. Diyor ki : “Başarı mı? Başarı tamamen şansa bağlıdır. İnanmazsanız başarısız insanlara sorun..!” Hedeflerle çalışın, onlar size başarıyı ve yanında meyvesi olan mutluluğu getireceklerdir.

22. BEYİN FIRTINASI YAPIN
Temiz bir kağıt ve kalem alın. Uygun bir ortama geçin. Kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği, telefondan uzak. Sonra, düşünün, düşünün ve tekrar düşünün. Aklınıza gelen her düşünceyi yazın. Parasal hedefler, kişisel hedefler, İlişkisel hedefler, sağlığınız ile ilgili olanlar vs. Tüm fikirleri yazın. Bitirdiğinizde, üzerinde çalışmak için gereğin fazla hedefiniz olacak. Bunlar arasından sizin için önemli olanları seçin.

23. HEDEFİNİZİ KAĞIDA YAZIN
Üzerinde çalışacağınız hedefi seçmeden önce, onu bir kağıda yazın, hedefinizin somutlaşmasını sağlayın. Böylece, sizin için gerekli olup olmadığına daha kolay karar verebilirsiniz.

24. HEDEFİ SEÇME NEDENLERİNİZİ YAZIN
Neden bu hedefi seçtiniz? Hedeflerinizin her biri için, ”Bunun bana ne yararı var” sorusunu sorun. Hedefi seçme nedenlerinizi kolaylıkla açıklayabiliyor olmalısınız. Eğer açıklayamıyorsanız, bu hedefi listeden silin ve diğerine geçin.

25. HEDEFİNİZİN SPESİFİK OLMASINI SAĞLAYIN
Hedefinizin etkili olabilmesi için, onu spesifik olarak ele alın. “Çocuklarınız ile ilişkilerinizi geliştirmek” çok önemli ve yapmaya değer olabilir, ancak hedefiniz adına çok geniş bir tanımlama olacaktır. Bunun yerine, daha spesifik bir hedef belirleyin. Mesela, Pazar günleri beraber pikniğe çıkmak, akşam yemeklerinizi saat 19:00-20:00 arasında birlikte yemek, yada gece yatmadan önce onlarla 1 saat sohbet ederek bilgi ve deneyimlerinizi aktarmak gibi. Bu sizi hedefinize daha kolay ulaştırabilir.

26. TERMİNLER KULLANIN
Hedeflerinizin gerçekleşmesini engelleyecek en ölümcül şey, ertelemektir. Bu problemin üstesinden gelmenin en iyi yolu termin kullanmaktır. Hedeflerinizde yaptığınız gibi, terminlerinizi de spesifikleştirin. Elimdeki projeyi 5 Ocak 2004’e kadar bitireceğim gibi...

27. BAŞLAMA TARİHİ KULLANIN
Termin önemli, ancak onun kadar önemli olan başka bir konu daha var ki, bu da başlama zamanının net olmasıdır. Hedefiniz için yola çıkarken, başlama tarihini ertelemeye yönelik pek çok nedeniniz olacaktır. Bunun üstesinden gelmek için, başlama tarihi belirleyin ve o tarihe sadık kalın.

28. BÜYÜK HEDEFLER SEÇİN
Hedeflerinizin etkili olabilmesi için, ulaşılabilir-zor olmalıdır. Eğer hedefiniz başarılması kolay ise, motivasyonunuz düşer. Hedefleriniz ulaşılabilir olmalı, ancak aynı zamanda sizin mevcut yetenek ve becerilerinizi geliştirmenizi gerektirecek kadar da zor olmalıdır.

29. ULAŞILABİLİR HEDEFLER BELİRLEYİN
Ulaşamayacağınız hedefler belirlemek, sununda, sizde hayal kırıklığı, kızgınlık ve özgüven sarsılması yaratır. Hedefleriniz ulaşılabilir-zor ve mantıklı olmalıdır.

30. DETAYLI AKSİYON PLANI HAZIRLAYIN
Hedeflerinizin her bölümü için, adım adım detaylı aksiyon planı hazırlayın. Pek çok hedef, ne zaman ne yapılacağı planlanmadığı için başarısızlığa uğrar. Yapacağınızı planlayın ve planladığınızı yapın.

31. ABARTMAYIN ( GEREĞİNDEN FAZLA HEDEF İLE ÇALIŞMAYIN)
Aynı anda çok fazla hedef üzerinde çalışmayın. Başlamak için bir ila üç arası hedef uygun olacaktır.

32. İLERLEMENİZİ ÖLÇÜN
Çalışmalarınızdaki ilerlemenizi ölçün. 300 sayfalık bir roman yazmak istiyor olabilirsiniz. 300 sayfayı birden hedeflemeyin. 25 ila 50 sayfalık artışlar şeklinde düşünün ve tamamladığınız sayfaların günlük çetelesini tutun. İlerlemenizi ölçmek, hedefiniz gerçekleşinceye kadar motivasyonunuz en üst seviyede tutacaktır.

33. İSTEK LİSTESİ HAZIRLAYIN
Kendinizi yapmak zorunda hissettiğiniz yada yapmayı gönülden istediğiniz 10 şeyin listesini yapın. Bir iş kurmak, maratonda koşmak, Avrupa’yı ziyaret etmek, Japonca öğrenmek vs. Bu listeyi ofisinizde ve/veya evinizdeki panoya yapıştın.

34. HATIRLATICILAR KULLANIN
Post-it’ler günlük görevlerinizi ve hedeflerini hatırlamanız için mükemmel araçlardır. Tabii, abartmamak kaydıyla. Birbiri üstüne geçmiş, ne olduğu okunmayan onlarca not, size hiçbir yarar sağlamayacaktır.

35. KENDİNİZİ ÖDÜLLENDİRİN
Kendiniz için ödüller belirleyin. Hedefinize ulaştığınızda yada küçük de olsa bir adım attığınızda kendinizi ödüllendirin ve bunu kutlayın. Çok çalıştınız ve bunu hak ettiniz. Ailenizle dışarıda yemek yiyin, kısa bir seyahate çıkın yada sizi mutlu edecek başka şeyler yapın. Davranış her şeydir. Aşağıdaki ipuçları, kazanan davranışlara sahip olmanıza yardımcı olacaktır.

36. DOĞRU KELİMELERİ KULLANIN
Günlük konuşmalarınızda, ‘Bunu başarabilirim’ yada ‘Bir çözüm buluruz’ gibi olumlu cümleler kullanmaya dikkat edin. Kurduğunuz, cümlelerin sizin psikolojiniz ve davranışlarınız üzerinde son derece önemli etkileri olduğunu unutmayın.

37. İYİMSER OLMAK İÇİN ÇABA HARCAYIN
İnsanların ne kadar başarılı oldukları, iyimser yada kötümser olmalarına göre değişir. Pozitif davranışlara sahip olmak, üzerinde uğraşmanız gereken bir şeydir. Önemli olan, ne olduğunuz yada olmadığınız değil, ne olabileceğinizdir.

38. ARKADAŞLARINIZI SEÇİN
Arkadaşlarınızın negatif davranışları mı var? Bu sizi etkiliyor mu? Birlikte zaman geçirdiğimiz insanlar, çoğu zaman bizim tutumumuzu etkileyebilir. Eğer ofisinizdeki yada evinizdeki bireyler sizi negatif yönde etkiliyorsa, bu durumu değiştirecek gerekli adımları atın.

39. DEĞİŞİME İHTİYACINIZ OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAKSINIZ?
Mutsuz olduğunuzu anladığınızda, bunu kendinize itiraf edin ve kendinizi korumaya alın. Bu yapılması çok zor olan bir şey, özellikle bir şeyleri kendinize itiraf edecek durumda değilseniz. Yapılması zor, ancak değerli. Karamsarlığa düşmeye başladığınızda, farkına varın ve bu durumu değiştirin.

40. DİĞERLERİNİN NE DEDİĞİNİ DİNLEYİN
Kendimize pozitif bir insan olduğumuzu söylemekten hoşlanıyor olabiliriz, fakat bu her zaman doğru değildir. Arkadaşlarınızın ve ailenizin sizin davranışlarınız ile ilgili söylediklerine kulak verin, duymak istemeyeceğiniz şeyler söyleyebilirler. Fakat, unutmamak gerekir ki; hayattaki en iyi değişimler, yapıcı eleştirilerden gelir.

41. SİZİ NELERİN HUZURSUZ ETTİĞİNİ ÖĞRENİN
Sizi nelerin huzursuz ettiğini bildiğinizde, içinde bulunduğunuz olumsuz durumdan uzaklaşabilir ve bunun sonucu ortaya çıkan gerilim ve hayal kırıklıklarından korunabilirsiniz. Eğer kaçamayacağınız bir durum söz konusu ise, onu daha iyi bir hale getirmek için neler yapabileceğinizi düşünün.

42. SİZİ NELER MUTLU EDER?
Bu sizin psikolojiniz ve tutumunuz için hayati önem taşır. Sizin ‘mutluluk’ tuşunuz tutum ve davranışlarınızı tekrar ve tekrar geliştirmek için gereklidir. Mesela ben, kötü bir ruh hali içerisindeysem, sabah kahvaltı yapıp yapmadığımı kontrol ederim. Eğer yemediysem, sistemime besin aldıktan sonra 180 derecelik bir dönüş yaşarım. Ruh halim düzeliverir.

43. ARA VERMESİNİ BİLİN
Şimdi dışarıya çıkın ve açık havada kısa bir yürüyüş yapın. Sıkıntı duyduğunuz durumlarda, ara vermesini bilin. Bu sizin olaylara farklı bir perspektiften bakmanızı sağlayacaktır. Mesela, eşinizle problem mi yaşadınız yada amiriniz sizi demoralize edecek şeyler mi söyledi, ani tepkilerden kaçının, bir ara verin, etraflıca düşünün ve öyle harekete geçin. Bununla birlikte, sürekli çalışmayın, ara vermesini bilin. Baltanızı bilemeden yeni odunlar kesmeye kalkmayın. Aşağıdaki *hikaye size yardımcı olacaktır. *BALTAYI BİLEMEK "Çalışacağım ve kendimi hazırlayacağım. Ve bir gün şans kapımı çalacak." Abraham LINCOLN Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş : · "Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?" İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş : · "Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir." Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp,yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu zihnimizin, ruhumuzun karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. Delfi'deki ünlü tapınakta Sokrates'in şu sözü yer alır: "İnsan Kendini Tanı" Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında açı olmaması anlamına gelir. Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız...

44. HAREKETE GEÇMEDEN ÖNCE İKİ KERE DÜŞÜNÜN
Harekete geçmeden önce, nedeniyle birlikte hareketiniz hakkında düşünün. Eğer bir çalışanınız, sizi de etkileyebilecek bir yanlış yaptıysa, hemen bağırıp çağırmayın. En iyi karşılık (yanıt) üzerinde düşünün. Bunu iki kere yaptıktan sonra harekete geçin. İki kez dinleyip, bir kez konuşmamız için, iki kulağımız ve bir ağzımız olduğunu unutmayın.

45. TEPKİ&YANIT (REACT VS. RESPOND)
Bu iki kelime, mutlu, istekli, pozitif insan ile üzgün, bitkin ve negatif insan arasındaki farktır. Hayatınızda sizi direk yada dolaylı olarak etkileyecek şeyler olduğunda, buna yanıt verin. Yani, üzerinde düşünün, çözüme odaklanın. Eğer tepki verirseniz, nedenleri atlamış ve o andaki duruma odaklanmış olursunuz. Sonuçta, daha fazla sıkıntı ve hayal kırıklığı dışında elinize bir şey geçmez. Tepki değil, yanıt verin.

46. SAHİP OLDUĞUNUZ ŞEYLERİN DEĞERİNİ BİLİN
Etrafınıza bakın ve sahip olduğunuz şeylerin değerlerinin farkına varın. Arkadaşlarınız, aileniz, kariyeriniz, eviniz yada başka herhangi bir şey. Bu bile başlı başına bir mutluluk kaynağıdır. Kötü şeylerin hayatımıza nasıl girdiğinin önemi yok, biz sahip şeyler için şükretmeliyiz. Farklı bir bakış açısıyla bakın ve hayatınızdaki güzel şeylerin tadını çıkarın.

47. HER ZAMAN MUTLU OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ
Bazen, kendinizi kötü hissetmenizin hiçbir kötü yanı yok. Her zaman, dışadönük, heyecanlı, enerji dolu olmak zorunda değilsiniz. Bir şeylerin yolunda gitmediği, kendinizi iyi hissetmediğiniz günler olacaktır. Dert etmeyin, problemler geçer.

48. MANTIĞINIZLA HAREKET EDİN
Sorunlara mantığınızla yaklaşın. Duygularınızla hareket ederseniz, sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsınız.

49. DEDİKODUCULARDAN UZAK DURUN
Etrafınızdaki negatif konuşmalara katılmayın. Eğer, konuşmanın bu yönde ilerlediğini görürseniz, özür dileyerek kibarca oradan uzaklaşın.

50. GÜNE İYİ BAŞLAYIN
Güne gülümseyerek başlayın. Bugün, başarılacak ve hoşlanılacak pek çok şeye sahip olacaksınız. Hayat kısa..! Ancak, bugün geriye kalan hayatınızın ilk günü. Bunu asla unutmayın.

MOTİVASYON MASALLARI
Pek çok insanın kafasında bir hedef vardır, fakat ona ulaşmak için adım bile atmazlar. Neden? Zihinlerindeki yanlış inançlar, masallar yüzünden. Aşağıdaki bölümde, başlıca yanlış inançlar ve neden onlardan sakınmanız gerektiğini bulacaksınız. Beceremem, onu yapamam Evet, yapabilirsin! Diğerleri ne yapabiliyorsa, sen de yapabilirsin. Aynı büyüklükte beyin, aynı iki kol ve bacak, her gün aynı zaman diliminde yaşayan kadın yada erkek tarafından yapılmış olan tüm olağanüstü şeyleri, sen de yapabilirsin. Yarın başlarım Belki, yapamazsın. Bugün yapabileceğin şeyleri asla erteleme. Yarın garanti değil ve geleceğin ne getireceğini kimse bilmiyor. Yalnızca şu andan eminsin. Buradasın ve hedeflerine ulaşabilirisin. Bu benim için doğru olmayabilir Uğraştığınız şeyin sizin için en iyisi olduğundan hiçbir zaman %100 emin olamazsınız. Çünkü sürekli yenilenir ve değişir. Hedefe yürürken pek çok kere yol değiştirirsiniz. Mükemmel fırsatlar kapınızı çalana kadar beklemeyin. Harekete geçin.



HUKUK DEVLETİ İÇİN KAMUOYUNA DUYURU


HUKUK DEVLETİ İÇİN KAMUOYUNA DUYURU

Siyasal olmayan suçlamalar karşısında da her vatandaşın bilmesi gereken uyarıları öğrenmenizde yarar vardır.

HUKUK DEVLETİNİN YAŞAMA GEÇİRİLDİĞİ, HUKUK GÜVENCESİNİN SAĞLANDIĞI BİR TÜRKİYE İÇİN LÜTFEN OKUYUN...

Sevgili Arkadaşlar, Türkiye Barolar Birliği Başkanı, 57 Baro Başkanı ve Ceza Hukuku alanından üst düzeydeki 14 öğretim üyesi Kamu Oyuna bir bildiri kaleme aldılar. Cumhuriyet Gazetesinden başka bir yerde manşete çıkmayan bu bildiriyi dikkatle okumanızı öneririm. Siyasal olmayan suçlamalar karşısında da her vatandaşın bilmesi gereken uyarıları öğrenmenizde yarar vardır.

Herkes için vazgeçilmez Temel Hak ve Özgürlüklerin teminatı ve geleceğimizin güvencesi olan HUKUK DEVLETİ’ nin güçlendirilmesine yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki duyuru kaleme alınmıştır. Avrupa Birliğine giriş sürecindeki ülkemizin, bir süredir gerçekleştirme çabası içinde olduğu Hukuk Reformlarının hayata geçirilmesi için, aşağıda maddeler biçiminde yer verilen konuların gözden geçirilmesi ve aksaklıkların giderilmesi önemli kazanımlar sağlayacaktır. Yasaların “Barolara” yüklediği, Hukukun Üstünlüğüne, İnsan Hak ve Özgürlüklerine bağlı ve saygılı bir düzeye erişme konusunda çaba gösterme görevi ile aydın sorumluluğunu yüklenme ödevini yerine getirme; Ülkenin Ceza Hukuku Alanında çalışan bilim adamları olarak da toplumu aydınlatma yükümü doğrultusunda aşağıdaki konuların kamuoyu ile paylaşılması gereği doğmuştur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları, Anayasamız ve başta Ceza Muhakemesi Kanunu olmak üzere, diğer ceza mevzuatımız ile temel hak ve özgürlüklerin korunmasına dair evrensel ilkeler ışığında aşağıdaki maddeler kamuoyunun dikkatine saygıyla sunulur.

1.Anayasamıza, Ceza Muhakemesi Kanununa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve taraf olduğumuz diğer uluslararası antlaşmalara göre herkes kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

2.Unutulmamalıdır ki soruşturma ve kovuşturma, Anayasamızda ve yasalarımızda yer alan kişiden kişiye değiştirilemeyecek, emredici kurallara tâbidir.

3.Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle güvence altına alınan, kanunlarla somutlaşan ceza yargılaması kuralları keyfi olarak uygulanır ise, Hukuk Devleti ortadan kalkar. Hukuk Devletinin olmadığı yerde kişi hak ve hürriyetlerinden, yargı bağımsızlığından, yargı güvencesinden, adil yargılanmadan, kişi güvenliğinden söz edilemez.

4.Suçluluğu kesin hükümle sabit oluncaya değin herkes suçsuz kabul edilmek zorundadır. Suçsuzluk karinesi, anayasamızın ve yasalarımızın güvencesi altındadır.

5. Yasama, yürütme ve yargı organları, kişilerin suçsuzluk karinesinden yararlanma hakkını korumakla yükümlüdür. Basın ve yayın organları kesin hükümle mahkûm olmamış kişileri toplum gözünde suçlu ilan edecek yayınlar yapamaz.

6. Hiçbir kamu görevlisi, bireylerin adil yargılanma hakkını ihlal edemez. Aksine davranan kamu görevlileri hukuki ve cezai açıdan sorumlu olacaklarını bilmelidirler. Ancak bu yolla, adil yargılanma hakkı hayata geçirilmiş olur.

7. Bireylerin savunma hakkı kısıtlandığı takdirde Hukuk Devleti giderilmesi olanaksız biçimde zarar görür.

8. Avukatlar, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ederler. Avukatların, Yargı görevi yapanlar kapsamında ifade edilmesi, avukatların bu gücünü kuvvetlendirmek amacını taşır. O nedenle de yasadaki “yargı görevini yapanlar deyiminden, hâkimler, cumhuriyet savcısı ve avukatlar anlaşılır”. İddia görevi ne kadar “yetki” ise, savunma görevi de o derece “hak”tır Bu sebeple, avukatların görevlerini yapmaları engellenemez. Avukatlara görevleri sırasında çıkarılan her zorluk, hukuk devletinin önünde bir engeldir.

9. Avukatların soruşturma dosyasını inceleme hakkı keyfi bir biçimde kısıtlanamaz. Gizlilik kararı verilen durumlarda, bu kararın gerekçeli olması zorunludur. Tüm kararlar, sadece hukuki gerekçe değil, esas olarak somut olayın özellikleri dikkate alınmak suretiyle verilmelidir. Terörle Mücadele Kanunu’nun uygulandığı hallerde dahi avukatın, şüphelinin ifade tutanağını, bilirkişi raporlarını ve şüphelinin hazır bulunmak hakkına sahip olduğu adli işlemlere ilişkin tutanakları alma hakkı, gizlilik kararı ileri sürülerek engellenemez.

10. Avukatların dosyayı inceleme yetkileri gizlilik kararlarıyla kısıtlanırken, gizlilik kapsamındaki delillerin basın ve yayın organlarında günlerce yayınlanması/yayımlanması vahim bir hukuk ihlalidir. Bunu yapanlar hakkında gerekli adli işlemlerin yapılmaması ve sorumluların cezasız bırakılması kabul edilemez.

11. Çağdaş ceza yargılamasında sanıktan delile gidilemez. Bu yanlış uygulama 1992 reformu ile ortadan kaldırılmıştır. Bunun yeniden yaratılmasını bir hukuk devletinde kabul etmek mümkün değildir. Önce “olağan bir şüpheli” bulup, sonra onun aleyhine delil arayan uygulama bir hukuk devletinde olamaz.

12. Cumhuriyet savcısı ve onun emrinde görev yapan kolluk, şüpheli ve sanıkların lehindeki delilleri de toplamak ve savunma hakkını korumakla yükümlüdür.

13. Gizli tanık beyanı, adil yargılanmayı etkileyecek şekilde kullanılamaz. Gizli tanığın beyanına yalnızca yan delil olarak başvurulabilir.

14. Kişilere, haklarındaki suçlamalar, ayrıntılı olarak, işlendiği iddia olunan fiil, yani yaptıkları iddia edilen davranışlar, yer ve zaman da içerecek şekilde bildirilmelidir. Suçlama, suçlanan kişiye, mutlaka somut deliller gösterilerek açıklanmalıdır.

15. Suç örgütü kurucusu, üyesi, yöneticisi veya yardımcısı olduğu iddia edilen kişilerin hangi davranışları nedeniyle örgütle ilişkilendirildiği somut deliller gösterilerek ortaya konulmalıdır.

16. Demokratik bir hukuk devletinde herkesin düşündüğünü açıklama özgürlüğü vardır. Kişilerin ifade özgürlüğü çerçevesinde yaptıkları açıklamalar, yazdıkları yazılar, yönelttikleri siyasi veya bilimsel eleştiriler, bir suç örgütünün kurucusu, üyesi ya da yöneticisi olduklarının delili olarak ileri sürülemez.

17. Kişilerin yakalanarak gözaltına alınması sıkı kurallara bağlanmıştır. Bu kurallar, keyfi bir şekilde göz ardı edilerek, kişilerin özgürlükleri kısıtlanamaz.

18. Bir soruşturmada kişinin ifade vermesi gerektiğinde, onun davet edilerek ifadesinin alınması esastır. Kişinin, ifade vermek için yakalanması ve gözaltına alınması hukuka aykırıdır.

19. Yakalanan kişiye, hangi suç nedeniyle yakalandığı, üzerine atılı suç fiili ayrıntılı olarak açıklanmak suretiyle anlatılmalıdır.

20. Gözaltına alınan kişiler, insan onurunu zedeleyen koşullara ve davranışlara tabi tutulamaz, aç, susuz ve uykusuz bırakılamaz. Aksi takdirde anayasal güvenceden söz edilemez.

21. Poliste veya jandarmada susma hakkını kullanan kişiler, derhal Cumhuriyet Savcısının huzuruna çıkarılmak zorundadır. Susma hakkını kullanan bir kişinin gözaltı süresinin uzatılması eşyanın tabiatına aykırıdır. Aksine bir davranış, keyfi muamele ve kişi hürriyetini ihlal suçunu oluşturur.

22. Anayasal bir hak olan susma hakkı, şüpheli veya sanık aleyhine yorumlanamaz.

23. Gözaltı süresini hukuka aykırı olarak uzatmak, kişileri baskı altına almaya, onların direncini kırmaya ve onurlarını zedelemeye yönelik bir kötü muameledir.

24. Kısa sürede bitirilebilecek işlemler üç veya dört güne yayılarak, kişiye son gün, son saatte, uykusuz, yorgun ve aç bir şekilde ifadesini almak kötü muameledir.

25. Kişilerin özel hayatları hukukun koruması altındadır. Arama, özel hayatın gizliliğine müdahaledir. Bu nedenle sıkı şekil şartlarına tabi kılınmıştır. Arama kararı verilmeden önce kanunda yer alan bütün şartların gerçekleştiği titiz bir şekilde değerlendirilmelidir.

26. Aramada temel kural, “yakalanacak kimsenin ”ve/veya” elde edilecek delilin” arama yapılacak yerde bulunduğu konusunda somut verilere dayanan makul şüphenin var olmasıdır.

27. Arama kararında, aramayı gerektiren bütün somut gerekçelerin, delilleriyle birlikte ortaya konulması hukuk devletinde kişilerin özel hayatının korunmasının vazgeçilmez ilkesidir. Dolayısıyla ne arandığı bilinmeksizin ve arama kararında açık ve somut olarak belirtilmeksizin bir şey bulunabileceği varsayım ve umuduyla arama yapılamaz. Bunun aksine davranışlar aramayı hukuka aykırı kılar. Bu yolla elde edilmiş deliller de hukuka aykırı elde edilmiş olur ve yargılamada kullanılamaz.

28. Evi, işyeri, üzeri, aracı aranan kişiye, hangi suç nedeniyle arama işlemi yapıldığı, üzerine atılı suç fiili ayrıntılı olarak açıklanmak suretiyle bildirilmelidir. Arama kararının bir sureti kişiye mutlaka verilmek zorundadır. Gizlilik veya başka bir gerekçe ileri sürülerek arama kararının kişiye verilmesi zorunluluğu bertaraf edilemez.

29. Arama sonunda tutulan tutanağın bir sureti mutlaka kişiye verilmelidir. Teknolojik gelişmeler karşısında, dijital verilerin elde edilmesi, korunması ve bozulmalarının önlenmesi için kanunların ön gördüğü koşullara mutlaka uyulmalıdır. Elde edilen dijital verilerin kovuşturma aşamasında delil olabilmesi için, elde edildikleri anda kanunun ön gördüğü usul ve şartlarda yedeklemesinin yapılarak, bir örneğinin de mutlaka ilgililere verilmesine azami özen gösterilmelidir. Bu kurallar aynı zamanda temel hak ve hürriyetlerin korunması içindir.

30. Arama sırasında kişinin avukatının hazır bulunması hiçbir şekilde engellenemez.

31. Aramanın yapıldığı her mekânda, her odada, arama anında şüphelinin ve avukatının bulunma hakkı vardır. Bu hak kısıtlanacak şekilde, aynı anda birkaç mekânda birden arama yapılamaz.

32. Polis ve jandarma, arama yapılan yeri bulduğu gibi bırakmak zorundadır. Arama yapılan mekân talan edilmiş görüntüsü verecek şekilde bırakılamaz.

33. Arama sonunda, yalnızca suçlama konusu fiille ilgili deliller olabilecek eşyaya el konulabilir. Sonradan değerlendirilmek üzere arama sırasında rastlanan her eşyaya el konulamaz. Aksine uygulama keyfiliktir, suç teşkil eder.

34. Elkoyma işlemi, delillerin sonradan değiştirilmesini önleyecek şekilde, bütün kurallara uyularak gerçekleştirilmelidir.

35. Tutuklama, çok sıkı şartlara bağlanmış bir koruma tedbiridir. Tutuklama, ceza yaptırımı gibi uygulanamaz ve tutukluluk süreleri uzatılarak infaza dönüştürülemez.

36. Tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarında mutlaka gerekçe bulunmalıdır. “Dosya içeriği”, “suçun vasıf ve mahiyeti”, “kaçma veya delilleri karartma şüphesinin varlığı”ndan ibaret soyut cümleler tutuklama gerekçesi olamaz. Tutuklama kararında mutlaka, şüpheli veya sanık hakkında kuvvetli suç şüphesini gösteren deliller açıklanmalı, hangi davranışlarının kaçma şüphesini veya delilleri karartacağı tehlikesini gösterdiği ortaya konulmalıdır.

37. Tutuklama, son çaredir. Yurt dışına çıkma yasağı, teminat gösterme gibi adli kontrol tedbirleriyle amaca ulaşılabilecek hallerde tutuklama kararı verilir ise, kişi hürriyeti hukuka aykırı olarak ihlal edilmiş olur. Adli kontrol kurumunun hayata geçirilmesi kaçınılmazdır.

38. Koruma tedbirleri, Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde mahkûm edilmesine neden olacak şekilde uygulanamaz. Ceza yargılamasının emredici kurallarını ihlal edenler, Türkiye Cumhuriyeti’nin insan haklarını ihlalden dolayı mahkûmiyetine sebep olacaklarını ve ödenecek tazminattan ötürü kendilerine rücu edileceğini bilmelidir.

39. İddianamede, kişiye isnat edilen suçla ilgisi bulunmayan telefon görüşmelerine, sair belgelere ve tanık anlatımlarına yer verilmesi özel hayatın gizliliğini açıkça ihlal eder. Aksine davranışlar suç oluşturur.

40. Telefon dinleme tedbiri kişilerin özel hayatına bir müdahale olduğu için, kanundaki şartların tamamı oluşmadan uygulanmamalıdır. Bu tedbirin son çare olduğu dikkatten kaçırılmamak gerekir.

41. Yargıtay kararlarınca da ortaya konulduğu üzere telefon dinleme tutanakları maddi delillerle desteklenmediği sürece delil olarak kabul edilemez.

42. Toplumda herkesin telefonlarının dinlendiği yönünde oluşan kanaat, bu kanaati destekleyen uygulamalar ve kanıksama “hukuk güvenliğini” ortadan kaldırmaktadır.

43. Yargı güvencesi ancak bağımsız yargıçlarla, güvenceli cumhuriyet savcıları ve avukatlarla sağlanabilir. Bu sonucun yaratılmasını önleyen hukuk kuralları kaldırılmalıdır.

44. Hukuk devletinde hâkimler ve savcılar dâhil hiç kimse hukuka aykırı ve keyfi işlem ve kararları sebebiyle sorumsuz değildir ve olamaz.

45. Temel hak ve özgürlüklerin temel güvencesi, usul kurallarıdır. Usul kurallarına uyulmadan, uyuşmazlığın esası doğru çözülemez. Usul kuralları, esasa feda edilemez ve hafife alınamaz.

46. Ceza soruşturmasını Cumhuriyet Savcısı yönetir. Kolluk görevlileri soruşturmayı yönlendiremez, hâkim ve mahkemelerden doğrudan talepte bulunamaz. Hâkim ve mahkemeler, hukuka aykırı talepleri reddetmek zorundadırlar.

47. Bir soruşturma, toplumu sürekli tedirgin edecek, bireyleri endişeye sürükleyecek yaygınlık, genişlik ve süreklilikte yapılamaz.

48. Ceza davaları her türlü anayasal ve yasal güvence sağlanarak, en kısa sürede bitirilmelidir. Aylarca tutuklu kalınarak duruşma beklemek, adil yargılanma hakkı ile bağdaşmaz.

49. Türkiye Cumhuriyetinde herkes, huzurlu, güvenli, geleceğinden emin bir şekilde yaşama hakkına sahip olduğuna, temel haklarının devletin koruması altında bulunduğuna inanmalıdır. Bireylere bu güveni verecek olan, yürütme ve yargıdır. Kurallara uyulmadığı, kişi hürriyeti ve güvenliği keyfi bir şekilde ihlal edildiği takdirde, Hukuk Devletine duyulan güven kaybolur.

50. Ceza yargılaması kurallarına uyulmaması suçtur. Kurallara uymayan kamu görevlileri hakkında ilgili makamların derhal harekete geçerek adli ve idari soruşturma başlatması gereklidir. Hukuk devleti başka türlü korunamaz. Yargıya güven başka türlü sağlanamaz. Toplumun huzur ve güvenlik içerisinde yaşabilmesi için soruşturma ve kovuşturmada içeriği, kapsamı, önemi ve niteliği ne olursa olsun yukarıdaki kurallara uyulması ve saygı gösterilmesi kaçınılmazdır.

HUKUK DEVLETİNİN YAŞAMA GEÇİRİLDİĞİ,
HUKUK GÜVENCESİNİN SAĞLANDIĞI BİR TÜRKİYE İÇİN.

BAROLAR
Av. Özdemir ÖZOK - TBB BAŞKANI
Av. Muammer AYDIN - İSTANBUL BAROSU BAŞKANI
Av. Özdemir SÖKMEN - İZMİR BAROSU BAŞKANI
Av.Zafer KÖKEN - ANTALYA BAROSU BAŞKANI
Av. Sümer GERMEN - AYDIN BAROSU BAŞKANI
Av.Muzaffer MAVUK - BALIKESİR BAROSU BAŞKANI
Av. İzzet Varan - ARTVİN BAROSU BAŞKANI
Av. Ali Haydar Dereli - GÜMÜŞHANE BAROSU BAŞKANI
Av.Şeref YILDIZ - BARTIN BAROSU BAŞKANI
Av. Tülay ÖMERCİOĞLU - ÇANAKKALE BAROSU BAŞKAN
Av. Adil DEMİR - DENİZLİ BAROSU BAŞKAN
Av. Faruk SEZER - EDİRNE BAROSU BAŞKANI
Av. Göksel OKUMUŞ - KIRKLARELİ BAROSU BAŞKANI
Av. Cumhur ARIKAN - KOCAELİ BAROSU BAŞKANI
Av. Fadıl Ünal - MANİSA BAROSU BAŞKANI
Av. Mustafa İlker GÜRKAN - MUGLA BAROSU BAŞKANI
Av. Ahmet M. GÖRGÜN - TEKİRDAĞ BAROSU BAŞKANI
Av. Ali Galip ERGÜL - SİNOP BAROSU BAŞKANI
Av. Vacit Öktem - SAKARYA BAROSU BAŞKANI
Av. Cemal İNCE - YALOVA BAROSU BAŞKANI
Av.İbrahim Kerem ERTEM - ZONGULDAK BAROSU BAŞKANI
Av. Gazanfer GÜNLER - BOLU BAROSU BAŞKANI
Av. Gökhan MARAŞ - KIRŞEHİR BAROSU BAŞKANI
Av. Gamze Budak - ISPARTA BAROSU BAŞKANI
Av. Nüşirevan ELÇİ - ŞIRNAK BAROSU BAŞKANI
Av. A.Sinan AKGÖL - HATAY BAROSU BAŞKANI
Av. R. Kadri SEPTİOĞLU - ELAZIĞ BAROSU BAŞKANI
Av. Aziz ERBEK - ADANA BAROSU BAŞKANI
Av. Zahit SÖYLEMEZ - MUŞ BAROSU BAŞKANI
Av. Aziz Canatar - GAZİANTEP BAROSU BAŞKANI
Av. Naci TURAN - ERZURUM BAROSU BAŞKANI
Av. Halime AYNUR - BİLECİK BAROSU BAŞKANI
Av. Necip KORKMAZ HAKKARİ BAROSU BAŞKANI
Av. Mahmut GÜVEN MARDİN BAROSU BAŞKANI
Av. Mehmet Emin AKTAR DİYARBAKIR BAROSU BAŞKANI
Av. Yusuf YILDIRIM ESKİŞEHİR BAROSU BAŞKANI
Av. Necat ANIL SAMSUN BAROSU BAŞKANI
Av. Nazik DİZDAROĞLU TUNCELİ BARO BAŞKANI
Av. Mezher YÜREK BİTLİS BAROSU BAŞKANI
Av. Timur DEMİR - AĞRI BAROSU BAŞKANI
Av. Rıza ALBAY - UŞAK BAROSU BAŞKANI
Av. Atilla ÖNAL - ORDU BAROSU BAŞKANI
Av. Cevdet UCUNGAN - KARS BAROSU BAŞKANI
Av. Yahya DEMİRKOL - ŞANLIURFA BAROSU BAŞKANI
Av. Ünal YILMAZ - SİVAS BAROSU BAŞKANI
Av. Abdülkerim YENİL - AKSARAY BAROSU BAŞKANI
Av. Gültekin UZUNALİOĞLU - GİRESUN BAROSU BAŞKANI
Av. Can TEKİN - ERZİNCAN BAROSU BAŞKANI
Av.Mustafa NECMİ ÖNCÜL - NEVŞEHİR BAROSU BAŞKANI
Av. Ateş HATİNOĞLU - RİZE BAROSU BAŞKANI
Av. Kerim Gökhan ŞANCI - KARAMAN BAROSU BAŞKANI
Av. M. Ali ÖZEL - SİİRT BAROSU BAŞKANI
Av. Selahattin SARIOĞLU - MALATYA BAROSU BAŞKANI
Av. İdris ŞAHİN - ÇANKIRI BAROSU BAŞKANI
Av.Mehmet İhsan DARENDE - KASTAMONU BAROSU BAŞKANI
Av.Hüseyin SEZGİN - OSMANİYE BAROSU BAŞKANI
Av. Ethem DEMİRBAŞ - KIRIKKALE BAROSU BAŞKANI
Av.Zeki KAHRAMAN - BURSA BAROSU BAŞKANI

AKADEMİSYENLER
Prof.Dr. Uğur ALACAKAPTAN
Prof.Dr. Duygun YARSUVAT
Prof.Dr. Erdener YURTCAN
Prof.Dr. Köksal BAYRAKTAR
Prof.Dr. Emin ARTUK
Prof.Dr. Durmuş TEZCAN
Prof.Dr. Timur DEMİRBAŞ
Prof.Dr. Bahri ÖZTÜRK
Prof.Dr. Metin FEYZİOĞLU
Prof.Dr. Ersan ŞEN
Prof.Dr. F. Selami MAHMUTOĞLU
Doç.Dr. Ümit KOCASAKAL
Doç.Dr. Serap KESKİN KİZİROĞLU
Yar.Doç.Dr.Yılmaz YAZICIOĞLU

YETENEĞİNİ YÖNETEBİLEN KAR EDECEK...


YETENEK

Rekabet ortamında sert esen rüzgâra karşı durmaya çabalayan şirketler, yetenekli çalışanlarına sahip çıkıyor.Yetenek yönetimi de iş dünyasının gündeminde her geçen gün daha çok önem kazanıyor. Şirketler açısından kârlılıklarını sağlayabilmek ve sürdürebilmek için istihdamı en yetenekli işgücüyle yapmak vazgeçilmez bir gereklilik haline geldi. Mesleğimizle ilgili endişelerin tohumunu galiba süt dişlerimizi çıkarmaya başladığımızda atıyoruz içimize... Anadolu’nun bazı yerlerinde -farklı isimlerle de olsa- bugün bile sürdürülen ‘diş töreni’ benim bu savımın en güçlü kanıtı. Zira hayattaki en büyük başarının “agu” demek olduğu bu dönemde önünüze makas, maşa, iğne, iplik, kalem, ayna gibi eşyalar bırakılıyor. Eliniz aynaya giderse berber, maşayı aldıysanız demirci, kalemi seçtiyseniz öğretmen, iğne ya da makası tercih ettiyseniz terzi olacağınıza inanılıyor. 


Kim bilir kimileri belki gerçekten inanarak kimileri de adet yerini bulsun diyerek yaşattı bebeğine bu merasimi. Ancak şu kesin, günümüz şartlarında insanların meyilli olduğu alanı belirlemek, yeteneklerini değerlendirmek kesinlikle bu kadar kolay değil... Son dönemde dünya genelinde iş dünyasının gündemindeki konu, yetenek yönetimi. Rekabet ortamında esen rüzgâr sertleştikçe de daha çok önem kazanıyor. Şirketler, başarıya giden yolda ağır yükü işgücünün taşıdığını kavradı. İşte bu nedenle yetenekli insanı belirlemek ve değerlendirmek gerçekten çok önemli. Bugün artık oyunun adı, yetenek yönetimi. Türkiye’de yaşanan süreç de bu. Özellikle büyük şirketler, çalıştırdıkları insanları yeteneklerine göre değerlendirmeye çabalıyor.


KÂRLILIK İÇİN YETENEK


Peki, yetenek yönetimi nasıl tarif edilir, yöntemi nedir? Garanti Bankası’nda İnsan Kaynakları Birimi’nden de sorumlu olan Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Erün, “Şirketler açısından kârlılıklarını sağlayabilmek ve sürdürebilmek için istihdamı en yetenekli işgücüyle yapmak vazgeçilmez bir gereklilik haline geldi. Ancak var olan yetenekli işgücü, artan bu ihtiyacı artık yeterince karşılayamıyor. Bu nedenle, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yetenek yönetimi, İK gündeminin en önemli konularından biri haline geldi” diyor ve ekliyor: “Yetenek yönetimi, kritik görevler için en yetenekli kişilerin kazandırılmasını, bu kişilerin çeşitli yöntemlerle -performans değerlendirmesi, koçluk, rotasyon, kariyer haritalarının çıkarılması, ödüllendirme- devamlı olarak değerlendirilmesi ve geliştirilmesini, sonuç olarak da şirket içerisindeki kalıcılıklarının sağlanmasını içeren entegre İK yönetim stratejisi. Tüm bu süreçlerin etkin bir şekilde yönetilmesiyle ulaşılacak nokta, yüksek performanslı çalışanların motivasyonlarında ve performanslarında artış, buna bağlı olarak yüksek kurum sadakatinin sağlanması olur.”


İK UYGULAMALARI ŞEKİLLENİYOR


İK uygulamalarının, yetenek yönetimi stratejisine uygun olarak, en yetenekli işgücünün işe alımı, geliştirilmesi ve kalıcılığının sağlanması yönünde devamlı olarak yeniden şekillendiğini belirten Erün, “Etkin olarak yürütülecek yetenek yönetimiyle sağlanacak yüksek kurum sadakati, çalışanların mesleki ve kişisel eğitimleri için harcanan bütçelerin karşılığında, şirketlerin kârlılığına ve rekabet ortamında sahip olunan avantajların sürdürülebilirliğine ve dolayısıyla şirketin gelişimine olumlu olarak geri dönüş sağlayacaktır” diyor. Garanti Bankası, yetenek yönetimine büyük önem veriyor. Erün, şube müdürlerini banka içinden yetiştirme geleneğini 2002’de başlattıkları uygulamalarla sistematik hale getirdiklerini belirterek “Yönetici aday havuzunda yer alan çalışanlarımızı ‘değerlendirme ve geliştirme merkezi’ne alarak, yönetsel olarak güçlü yönlerini ve gelişim alanlarını ortaya çıkarıyoruz. Ayrıca, yeni mezun alımlarıyla yetenek havuzu oluşturma konusuna da büyük önem veriyoruz” diye konuşuyor.


ŞİRKET İÇİ BARIŞ BOZULMAMALI


Kibar Holding de yetenek yönetimine önem veren gruplardan biri. Kibar Holding İnsan Kaynakları Müdürü Yiğit Oğuz Duman, “Yetenek yönetimi Türkiye’de büyük gruplarda öncelikli konu. Çünkü artık her grup kendine ivme katacak birilerini kendi içinden ya da dışardan edinmeye çalışıyor. Bizim de -orta kademe yönetici yetiştirme projesi olarak adlandırdığımız- yetenekli olduğuna inandığımız bir insan kitlesi yetiştirme projemiz var. Çünkü fark yaratan insan kitleniz genelde ekibinizin yüzde 20’sinde gizli oluyor. Yani işin yüzde 80’ini, o yüzde 20’i yapıyor diyebiliriz. Bu anlamda şirket içinde gerçekten potansiyeli yüksek personeli ayıklayıp -şirket için barışı bozacak şekilde değil ama- onların daha hızlı bir şekilde gruba kaynak oluşturmasını sağlayacak eğitim, geliştirme faaliyetlerine odaklanabilmek şirkete katma değer yaratır” diyor. Duman, yetenek yönetimi sisteminin ‘Kurum içinde ayrıcalık mı yaratılıyor?’ diye düşünülmesini önlemek için şirket içinde iyi anlatılması gerektiğine işaret ediyor ve ekliyor: “Aksi taktirde bu bağlılıkta ciddi bir düşüklük yaratabilir. Bu bir risktir. Yürüyen sistemlerle barışık süreçler tasarlanmalı. Birbirini köstekleyecek, birbirine rağmen yapılacak işlerden uzak durmak lazım. Yoksa birilerini hızlandıracağım derken şirketi tümüyle yavaşlatmak, ondan sonrada o hızlandırmaya çalıştıklarınızdan kayıplar vererek iyice zayıflamak da mümkün bu işin sonunda.”


FARK YARATAN BEŞERİ SERMAYE


Egon Zehnder İstanbul Ofis Yönetim Danışmanı Murat Yeşildere: “1970’li hatta 80’li yıllarda şirketler üretim kapasitelerini arttırmak için şirket satın almaları yapıyorlardı. 1990’lı yıllar pazar payının satın alınması dönemini getirdi. 21. yüzyılda ise şirketler arasındaki performans farkını yaratan beşeri sermaye, başka bir deyişle, o şirketteki beyinler, yetenekler. Yetenek yönetimini, şirket içindeki yetkinlik ve kabiliyetlerin tanımlanması ve bunların geliştirilerek etkin biçimde şirketin performansının maksimize edileceği şekilde yönetilmesi olarak tanımlayabiliriz. Yetenek yönetimi konusunda İK kuşkusuz sistemin ve sınırların oluşturulması konusunda büyük rol üstlenecek, ancak kritik olan nokta yetenek yönetiminin bir trend veya süreç olmaması. Bu sebeple de her seviyedeki yöneticilerin yetenek yönetimi çalışmasında aktif rol alması gerek. Yetenek yönetimini etkin olarak kullanan şirketler istikrar kazanır, çalışan memnuniyeti artar, devinim azalır. Diğer taraftan bu şirketler yeni yetenekleri çekebilme savaşında bir adım öne geçer.”


BEYHUDE ÇABA ÇARIK ESKİTİR


Management Centre Türkiye Danışmanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Fazıl Oral: “Şirketleri kısa ve orta vadeli hedeflere taşıyan insan gücü, yani yetenekli çalışanlar. Markaların işgali altında yaşayan dünyada da markayı ayakta tutan ve ülke ekonomilerini etkileyen en büyük güç, yine ‘yetenekli’ insan. İstediğiniz kadar doğru araçları kullanarak, istekli ve gayretli biçimde hedef için uğraşın, bu konuda gereken beceriler yoksa hedefe ulaşamazsınız. Aynen, bir Türk atasözünün dediği gibi; “Beyhude çaba çarık eskitir”… Yetenekli insanların sürekli gelişen becerileri sayesinde karar verme, strateji ve vizyon oluşturma, tutarlı ve etkin analiz yapabilme gibi konular yanında, yapıcı davranışlar olarak, olumlu, teşvik edici ortamlar oluşuyor. Bu ortamların sürekliliği ise maliyet avantajları, verimli çalışan ve topluma katkı sunabilen kârlı ortamlar yaratıyor.”


EN ÖNEMLİ AŞAMA, İŞE ALIM


MY Executive Genel Müdürü Müge Yalçın: “Şirketlerin rekabet avantajını sürdürebilmelerinin, performansı yüksek çalışanlarının şirkette kalma süreleri ile doğrudan ilintili olduğunu biliyoruz. Şirketler yüksek performanslı çalışanları ayırt edebiliyor, kariyer gelişimlerini takip edebiliyorlarsa, yani doğru bir yetenek yönetimi uygulamaları varsa, yıldız adayları daha uzun süre tutabiliyor ve bu da şirketin performansını ve devamlılığını pozitif olarak etkiliyor. Başarılı, sektöründe lider, çalışanların öncelikle tercih ettiği şirketlerde yetenek yönetiminin doğru uygulandığını görüyoruz. Bu şirketler öncelikle kendilerini stratejik hedeflerine ulaştıracak, özellikle kilit yönetici kadronun nasıl olması gerektiğini doğru belirliyor. Belirlenen yetkinlik ve niteliklerdeki kişilerin işe alınması, performanslarının takip edilmesi, geliştirilmesi, motivasyonları ve şirkette tutulabilmeleri yetenek yönetimi sürecini oluşturan önemli aşamalar. Yetenek yönetimindeki en önemli aşama bence işe alım. Şirketlerin ihtiyacı olan yetkinlikteki, yüksek potansiyelli yıldız yöneticileri veya yönetici adaylarını şirkete çekebilmek, işe alabilmek ilk amaç olmalı.”


YETENEK BÜTÜN DÜNYADA


KIT Petrol arama, rafineri ve pazarlama üzerine faaliyet gösteren OMV, Yetenek Yönetimi Programı’na 2004’te başlamış. Programın 2000'li yıllarda belirlenen büyüme stratejisine paralel olarak oluşturulduğunu belirten OMV İnsan Kaynakları Direktörü Gerald Senn, "Çünkü şirket büyüme evresi içindeyse yüksek potansiyelli insanlara ihtiyaç duyar. Yetenek bütün dünyada kıt" diyor ve ekliyor: "Petrol çok özellikli bir iş. İstenilen yeteneği dışarıda bulma şansınız yok, içeriden yetiştirmeniz lazım." OMV’de program üç aşamalı. İlk önce adaylar belirleniyor. Sonra gelişme planları ve değerlendirme yapılıyor. Üçüncü fazda da yerleştirme yapılıyor. Adaylar belirlendikten sonra üç yıl eğitim alıyorlar. İlk yıl gerçek hayattan rafineri ve pazarlama uygulamaları, ikinci yıl liderlik üzerinde çalışılıyor. Üçüncü yılda da uluslararası boyutta uzmanlaşıyorlar. Senn, programla müdürlük pozisyonunun garanti edilmediğini ama üst yönetim pozisyonuna atanma şansının vaat edildiğini söyleyerek "Program dahili şirket içi MBA programı gibi, teknik ya da uzmanlık eğitimi değil. Yönetim becerilerine ilişkin bir eğitim. Adaylara birer koç da tahsis ediliyor” diyor.


ÜST YÖNETİM DESTEKLEMELİ


OMV Talent Management Programı'na bu sene Petrol Ofisi (PO) de dahil oldu. OMV Petrol Ofisi’nin yüzde 34’ünü elinde tutuyor. Programın amacını OMV’nin global bünyesi içinde değişik ülkelerden değişik yeteneklere şans vermek olarak açıklayan Petrol Ofisi İnsan Kaynakları Müdürü Levent Şimşek, "PO zaten uluslararası hedeflere doğru ilerliyordu. Bizim de uluslararası sahada aktörlere ihtiyacımız vardı. O yüzden program ihtiyaçlara ve beklentilere tam denk geldi. Türkiye’de de birçok holding uyguluyor. Türkiye’deki başarılı uygulamalara bakıyoruz şirkete özgü olarak gerçekleştirilmiş olanlar çok başarılı oluyor. Başarı için ayrıca üst yönetimin sürekli desteğinin olması lazım" diye konuşuyor. ________________________________________


HİNDİSTAN VE ÇİN BATILI CEO İTHAL EDİYOR


Dünyanın dengelerini değiştirecek kadar büyümek Hindistan ve Çin için yetenek yönetimini öncelikli konular listesinin üst sıralarına taşıyor. Hindistan nüfusunun yalnızca yüzde 11’i iş için gerekli niteliklere sahip. Hindistan’ın IT sektöründeki maaş enflasyonu yüzde 16 seviyesinde, buna karşılık eleman değişimi yüzde 40. NASSCOM 2010 yılında Hindistan’ın IT sektöründe 500 bin profesyonel açığı olacağını öngörüyor. Bu nedenle birçok Hint firması çözümü Batılı CEO’ları istihdam etmekte buluyor. Çin’in IT sektöründe ücret enflasyonu ve eleman değişimi çift haneli rakamlarda. Diğer sektörlerdeki şirketlerin üçte ikisi de üst düzey yönetici pozisyonlarını doldurmakta zorlanıyor ve Batılı yöneticilerle çalışıyor. Ama tabii yalnızca yönetici ithal etmek yetenek yönetmek anlamına gelmiyor. Kalıcı çözümler arayan şirketler, yetenek kaynakları yaratmada daha yaratıcı çözümler buluyor. Örneğin, Hindistan’da kurulan ve dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Infosys, çalışanlarına üniversite eğitimi almaları için yardımcı oluyor. Bu ülkelerdeki yetenek yönetimi sorununun bir diğer yüzü ise buralara yatırım yaparak Ar-Ge ve araştırma merkezleri açan çok uluslu şirketleri ilgilendiriyor. Globalleşen Ar-Ge’nin peşinde trend ülkelere yatırım yapan bu şirketlerin şu soruların cevaplarını bulması gerekiyor: Şirket kültürünü zayıflatmadan inovasyonunuzu dünya çapına nasıl yayarsınız? Farklı kültürlerden gelen ve yükselmek isteyen çalışanları nasıl motive edersiniz? Yıldız isimleri sınırlar ötesinden nasıl yönetirsiniz? Bu soruların cevabı, dünya çapında yönetim yeteneği ve ne yazık ki bu çok nadir rastlanan bir özellik...