8 Haziran 2026 Pazartesi

KAMUDA TASARRUF TEDBİRLERİ

 

Ekonomide Güvenin Kilidi: Kamuda Tasarruf ve Sıkı Maliye

Türkiye ekonomisinin kronikleşen yapısal sorunlarına kalıcı çözümler ararken gözden kaçırılmaması gereken en kritik unsur toplumsal inançtır. Bir ekonomik programın başarıya ulaşması, sokaktaki vatandaştan fabrikadaki büyük sanayiciye kadar tüm aktörlerin bu programa tam güven duymasıyla doğrudan ilişkilidir. Bugün yüksek enflasyon sarmalından kurtulmak için sıkı para politikası ve yüksek faiz gibi acı reçeteler uygulanırken, fedakarlığın sadece halkın omuzlarına yüklenmesi asla sürdürülebilir değildir. Vatandaştan, esnaftan ve iş dünyasından kemer sıkması istenirken, kamunun tüm bu süreçlerin dışındaymış gibi davranması aradaki güven köprüsünü tamamen yıkar. İşte bu yüzden, kamu tasarruf tedbirleri yapısal reformların en önemli psikolojik ve mali kilididir. Fedakarlıkta toplumsal adalet tam anlamıyla sağlanmadan, hiçbir ekonomik model başarıyı yakalayamaz. Toplumun katlanmak zorunda kaldığı zorluklar karşısında adil bir yük paylaşımı mutlak şarttır.

​Kamuda tasarruf, sadece kağıt üstünde kalan ve uygulanmayan genelgelerle değil, radikal, cesur ve görünür adımlarla başlamalıdır. İlk olarak, kamudaki lüks makam aracı saltanatına, şatafatlı hizmet binası kiralamalarına kesin olarak son verilmelidir. Milyarlarca liralık temsil, ağırlama, tören ve yüksek bütçeli yurt dışı seyahat giderleri bıçak gibi kesilmelidir. Kamuda lüksün, israfın ve şatafatın önlendiğini gözleriyle görmek, toplumun zedelenen adalet duygusunu yeniden pekiştirecek ve ekonomik programa olan inancı artıracaktır. İsrafın önlenmesi, sadece mali bir zorunluluk değil, aynı zamanda ahlaki bir görevdir.

​Mali disiplinin ikinci büyük ayağı ise bütçe üzerinde devasa kara delikler oluşturan Kamu Özel İş Birliği projeleridir. Köprü, otoyol ve hastane gibi projelerde müteahhitlere verilen döviz bazlı garantiler ivedilikle Türk Lirası’na çevrilmeli ya da hakkaniyetli bir şekilde yeniden müzakere edilmelidir. Bununla birlikte, Kamu İhale Kanunu’ndaki tüm istisnalar kaldırılarak tüm kamu alımları tam rekabete ve dijital şeffaflığa açılmalıdır. Sadece ihale sistemindeki köklü bir temizlik bile kamunun mal ve hizmet alım maliyetlerini milyarlarca lira aşağı çekecektir.

​Tasarruf, bürokratik kadrolarda da kendini göstermelidir. Kamu görevlilerinin farklı yönetim kurullarından, huzur hakkı adı altında birden fazla yüksek maaş alması uygulaması tamamen yasaklanmalı, tek görev, tek maaş ilkesi getirilmelidir. Kamuda personel istihdamı, yapay olarak kadroları şişirmek yerine tamamen liyakat ve verimlilik odaklı planlanmalıdır. Dijitalleşme süreçleri hızlandırılarak bürokratik kırtasiyecilik ve operasyonel maliyetler sıfırlanmalıdır.

Sonuç olarak; sıkı maliye politikası sadece vatandaştan daha fazla vergi toplamak, dolaylı vergilerle dar gelirliyi ezmek demek değildir. Kamunun kendi harcamalarını radikal bir şekilde kısmadığı bir senaryoda, bütçe açığını kapatmak için atılan her adım sadece enflasyonu körükler. Devlet, harcama alışkanlıklarında köklü bir reform yapmadığı sürece yapısal dönüşümün diğer tüm ayakları hep eksik kalacaktır. Ekonomide kalıcı düzelme, kamunun tasarrufta öncü ve örnek olmasıyla başlar. Bu duruş sergilenmelidir.

Hiç yorum yok:

ÖNE ÇIKAN YAYINLAR

KAMUDA TASARRUF TEDBİRLERİ

  Ekonomide Güvenin Kilidi: Kamuda Tasarruf ve Sıkı Maliye Türkiye ekonomisinin kronikleşen yapısal sorunlarına kalıcı çözümler ararken gözd...