26 Ocak 2018 Cuma

İZMİR KEMALPAŞA NAZARKÖY

İzmir'e 38 km. olan , Kemalpaşa-Torbalı Yolu üzerinde kurulmuş olan Nazarköy, doğal, tarihsel ve kültürel zenginlikler açısından önemli yörelerimizden biridir. Köyün gelir kaynaklarından birisi hatta belki de en önemlisi tüm çevre tarafından bilinmekte olan “nazar (göz) boncuğu” imalatıdır. 
Kemalpaşa’nın 29 köyünden biri olan Nazarköy, Kemalpaşa’ya 6 km uzaklıkta dere yatağında kurulmasından dolayı adı Kurudere Köyü iken, el emeği göz nuru göz boncuğu imalatından dolayı 20.03.2007 günü Bakanlık onayı ile ismi Nazarköy olarak değiştirilmiştir. 1940’larda başlayan ve köy halkı arasında gittikçe yaygınlaşan nazar boncuğu zanaatı köy ekonomisine önemli gelir sağlamasının yanında,  köyde iç turizmi canlandırmış, sosyal hayatın gelişmesine katkıda bulunma potansiyeline sahiptir. Ancak son yıllarda yok olmaya yüz tutmuş bu potansiyelin tekrar hatırlanması ve desteklenmesi gerekmektedir.Geçim kaynağı tarım, hayvancılık ve göz boncuğudur.Son yıllara kadar köyde 12 kadar ocak bulunurken günümüzde ocak sayısı 5’e düşmüştür. Boncuk Çarşısı’nda 1200 derece ocaklarda erkekler tarafından üretilen çeşit çeşit boncuklar, köyün kadınları tarafından tasarlanan takılara, süs eşyalarına dönüşürek meraklılarının beğenisine sunulmaktadır. Yerli yabancı birçok doğasever ve turist gruplarının uğrak yeri haline gelen köy, birçok televizyon ekibi ve gazetecinin de ilgisini çekmektedir. Köyde her yıl düzenlenen boncuk festivali de köye olan ilgiyi artırmaktadır.

Tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, göz figürü kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiş olan ve insanı kem gözlerden koruduğuna inanılan boncuğun her şeklini bulabileceğiniz Nazarköy’ü ziyaret etmeden , nazar boncuğu ürünlerinden satın almadan dönmeyin.

İZMİR KEMALPAŞA KIMIZ ÇİFTLİĞİ


İzmir’e sadece yarım saat mesafede. İzmir-Ankara yolundan devam ederken Kemalpaşa ayrımından sağa kıvrılıyor ve Torbalı-Selçuk istikametine doğru geçtikten yaklaşık 4 km sonra, yine sağdaki toprak yoldan 800 metre daha içeri girip Kazak Vadisi-Kımız Çiftliği’ne ulaşılıyor.Çiftlik, Nif Dağı’nın eteklerinde zeytin, çam ve çok çeşitli meyve ağaçlarından oluşan yemyeşil bir ormanın yanı başındadır.
Çiftliğin web sitesinde Şirzat Doğru’nun ağzından yazılmış. Şirzat Doğru, Doğu Türkistan işgal edildikten sonra, yurdundan ayrılmak zorunda kalan bir Kazak Türk’ü. “Büyük Kazak Göçü” denilen yürüyüşleri 1949 yılında başlamış ve iki yıl sürmüş. Taklamakan Çölü’nü ve Himalaya’ları aşarak Hindistan’a ulaşmışlar; 1954 yılında da Türkiye’ye gelmişler. Türkiye’de çok sıcak karşılanmışlar ve Şirzat Doğru da bir vefa borcu olarak, unutulmaya yüz tutmuş iki ata kültürünü, Türk halkına tekrar kazandırmak istemiştir.
Şirzat Bey, ata içeceği kımız ve tüm Türk boylarının doğup büyüdüğü Otağ, yani “Yurt.”  kurmak amacıyla; 1987 yılında Altay Dağları’nı andıran bu vadiyi satın almış. İlk olarak da, iç motifleri Türkistan’dan davet edilen ünlü Kazak ressam Aman Abzalbek tarafından çizilen bir Otağ inşa etmiş. Otağ’ın kendine özgü bir oturma düzeni olurmuş. Otağ töresini bilen kişiler, içeri girdiklerinde yaş ve mevkilerine göre, oturmaları gereken yerlere otururlarmış. Kazak Vadisi’ndeki Otağ, çok büyülü bir mekan. Göz atmadan sakın geçmeyin. Ayrıca milli giysileriyle at üzerinde gezen gençlerin oluşturduğu Kazakistan manzarası ve çiftliğin sahibinin de bir Kazak Türk’ü olması sebebiyle, Türk basını buraya “Mini Kazakistan” ve “Kazak Vadisi” isimlerini koymuş.
OTAĞ: Çiftlikte, turistik amaçlı ve sabit olarak düşünüldüğü için betonarme inşa edilen bir“otağ” da bulunmaktadır. (Otağ Orijinalinde kıl ya da keçe çadırdır). Tamamen Kazakistan Türkleri’nin yerel özelliklerine göre düzenlenmiş Otağın içinde. Kazak kıyafetleri içindeki personel tarafından, yöresel el sanatı ürünlerinin tanıtımı ve satışı yapılmaktadır. ORTA ASYA LOKANTASI: Geleneksel Orta Asya mutfağı yemeklerinin servis edildiği bu lokantada; Kazak, Özbek ve Kırgız Türkleri mutfağından seçme yemekler bulmak mümkündür. Bunlar arasında en önemlileri; Özbek pilavı, bavursak, kaz sucuğu, dana etli sebze, kavurdak, şaşlık, buharda pişmiş mantı, kömürde tavuk budu, çiğ börek, kespe köje çorbasıdır.Çiftlikte; özel olarak beslenen koyun ve keçilerin sütünden üretilen leziz yoğurt ve peynirler de alıcıları için satışa sunulmaktadır.
ATLAR: Orta Asya Türk kültürü içinde en baskın motif olan atlar, Kazak Vadisi’nin olmazsa olmazlarındandır. Çiftlikte, sadece Orta Asya atları değil, Avusturya orijinli Haiflinger cinsi oldukça uysal ve bol süt veren safkan kısraklar da yetiştirilmektedir. Kımız Çiftliği’ne giden yola saptığınızda, solda havalı yeleleriyle atları görebilirsiniz. Burada, sakin huylu olmalarıyla ünlü ve binek olarak yetiştirilen Haflinger tayları var.  Kımız Çiftliği’nin ziyaretçileri, ücreti karşılığı, isterlerse at binebilme imkanına da sahip oluyorlar. Manejde binilebildiği gibi, geniş çiftlik arazisinde ve ormanda da rehber eşliğinde ata binilebilmektedir.At binmekten ürken ziyaretçiler ise; binlerce gelincik, papatya ve çeşitli çiçeklerle, yemyeşil çim ve ağaçlarla bezeli orman içerisinde, doğa yürüyüşleri yapabilmektedirler.
KIMIZ ÜRETME ÜNİTESİ: Bu Orta Asya köşesinin tartışmasız en orijinal figürü, çiftliğe adını da veren, Türklerin en eski milli içkisi at sütünden yapılan “kımız”dır. Kımız, sulu ayran kıvamında, mayalı ve hafif alkollü bir içki olup, tadı Kafkas Türkleri’nin mucizevi bir diğer içeceği kefiri andırır. Kımızın, sağlığa faydalı yönleri, bilimsel yayınlara geçmiş. En iyi kımız, en az iki defa yavrulamış kısrağın sütünden elde edilebiliyor. Kazak Vadisi-Kımız Çiftliği’nde bulunan Alaş Kımız Üretme Ünitesi, Türkiye’nin ilk ve tek kımız imalatı yapan birimidir.Bu çiftlikte üretilmekte olan kımız; istek üzerine 200cc cam şişelerde veya yarım litrelik plastik şişelerde özel ambalajında, en az 4 litre olarak kargo ile gönderilmektedir.Kemalpaşa’daki Alaş Kımız Çiftliği, kış sezonunda sadece hafta sonları açık. Nisan ayından Ekim’e kadar ise her gün açıktır.


















ÖNE ÇIKAN YAYINLAR

UMUTSUZ OLMAK İNSANI YAŞLANDIRIR

  İnsan bedeni zamanla yaşlanır; bu kaçınılmazdır. Ancak insanın ruhu, zihni ve hayata bakışı çok daha erken yaşlanabilir. Bunun en büyük se...