1 Ocak 2018 Pazartesi

MUTLU EVLİLİK


Mutlu bir evliliğin 25 altın kuralı


Huffington Post uzun soluklu ve mutlu bir evliliğin 25 altın kuralını okurlarıyla paylaştı.
İşte mutlu bir evliliğin şifreleri...
1. Birbirinizin en iyi arkadaşı olun. Seks önemini yitirdiğinde birlikte bir şeyler yapmaktan zevk alırsanız kopmazsınız.
2. Gerektiğinde evin şeklini eşinizin isteği doğrultusunda değiştirin.
3. Asla para için kavga etmeyin.
4. Hiçbir zaman aç ve yorgunken önemli ve hassas konuları tartışmayın.
5. Kocanıza eve gelen önemli bir misafir gibi davranın.
6. Akşamları fiziki temasa geçebilecek kadar yakın oturun.
7. Birlikte gülün.
8. Mümkünse banyolarınız ayrı olsun.
9. Kadınların sevilmeye, şımartılmaya, erkeklerin sayılmaya ihtiyacı olduğunu unutmayın.
10. Ayda bir de olsa baş başa bir şeyler yapın.
11. "Önce ben" demeyin.
12. Çocuk sahibi olun.
13. Sürekli olumsuzlukları gündeme getirmeyin.
14. Güzel zamanlarınızı anımsayın.
15. Boşanmak akla gelen ilk seçenek olmamalı.
16. Tutkulu olun.
17. Birbirinizi destekleyin ve diğerinin bireysel aktivitelerini kabullenin.
18. Eskiden sahip olduğunuz en iyi arkadaşlarınızı unutun şimdi yeni bir en iyi arkadaşınız var.
19. Seks hayatınızı ilginç kılın.
20. Evliliğinize olumsuz etkisi olan akrabalarınızdan uzaklaşın.
21. "Lütfen", "Rica ederim", "Zahmet oldu" gibi sihirli ifadeleri kullanmayı unutmayın.
22. Birbirinizin farklılıklarına saygı gösterin.
23. Çocuklar olmadan yalnız seyahate çıkın.
24. Ortak hayalleriniz olsun.
25. Birbirinizin olgunlaşma sürecine ilgisiz kalmayın.

BAŞARIYA GİDEN YOL


Başarı kişiden kişiye değişen bir kavram olup tam olarak tanımı yapılacak olursa kişinin ulaşmak istediği hedef olarak tanımlamak en doğru yaklaşımdır.  Bu hedef içsel yada dışsal olarak değişkenlik gösteriyor. 

Tabi ki her başarının büyüklüğüne göre ve eldeki olanaklara bağlı olarak ulaşmak istenen hedefe zaman ve olanaklar değişir.  Bir insanın kısa,  orta,  uzun zamanli olarak değişir.  

Başarı merdiveni bir çok basamaklı olup zaman zaman çürük merdivene basarak düşme yanı bütün birikimler ve çalışmalar boşa giderek yeniden başlamasi gerekiyor.  Aynı yerde tekrar düşmemek için tedbirler almak lazım. 

İçinde eziklik duygusu ile başarılı olmak isteyen insanlar kendilerine güvenemeyerek iş hayatında basari merdivenine çıkmak için kendilerine güveni olmuyor. Bununla birlikte başarı yolunda ilerlerken en ufak başarısızlikta kişi kendine olan güveni zedelenerek bir daha denemez kendine olan eziklik duygusunu bastırmak için sorunları tesbit ederek çözmek ve tekrar denemek yerine suçu başkasını atarak rahatlamaya çalışması kan kayıp eden insanın vücudumda ağırlık azalıyor diyerek sevinmesi gibi faydası olmayan insanı yaşarken çaresizlik duygusuna iter.

İş hayatına başarı merdiveninden düşmek iflas olarak nitelendirilir. İflas eden insan aslında kayıp edilen serveti iş eğitimi olarak düşünerek tekrar denemek için kendini toparlamali. Bazen hayata kayıp etmeye başlayan insan domina taşları gibi sürekli kayıp etmeye başlar.  Bu durumu kişinin tutumu ve düşünceleri değiştirerken bazıları da kazanamaya başladı mi hep kazanmaya başlar. 

Her ne kadar bizim toplumda iflas etmiş insana iyi gözle bakmazlarsa da bana göre deneyen ve deneyim sahibi olup başarılı olmak için nelerin gerekli ve nasıl yapılmasini öğrenmiş insan olarak bakarım. 

Tabi ki yıkılmaya başlayan domino taşlarının yıkılmasını engellemek için bu zor zamanlarda insan insanlardan destek alarak yıkımı durabilir.  Ama bu durumda insan zor zamanlarda başkalarından yardim almaya alışır bu da yardim eden kişilerin süreki yardım edilen kişinin işine karşmaya ve söz sahibi olmaya başlarlar. 

Başarı ile başarısızlık iç içe geçmiştir.  Başarısızlığın içinde başariya giden yola devam etmen için bilgi ve tecrübeler saklı olup kişinin etrafını ve olanaklarını doğru kullanmak için bir mola ve yeniden toparlanmak için en iyi fırsattır.
Yine de kayıp edenlerden olmamak için işi bilen birine danışarak yardım alın ve planlı hareket edin.  Bazı insanlar başarılı olduğunda hep başarılı olacaklarını düşünerek hızlı kararlar alarak plansız harekette geçiyorlar. İş hayatı aslında araba kullanmaya benzer.  Duruma göre bazen fren yaparak durmak bazende gelişmelere ve risklere göre hızını ve durumunu ayarlamak lazım. 

Bu gibi durumlarda insan kendi kendini suçlayarak duygusal düşünür ve öyle karar alir iç sesi de yapamazsın bu senin kaderin kendini ne zan ediyorsun ki derken akıl asla pes etme bir daha dene pes etmeyi düşünme der. Siz kişisel gelişim danışmanlarin tavsiyesi ile iç sesinizi değil size zorla mücadele etmeye  mantıklı davranmanizi söyleyen akilin sesini dinleyin.  Kolay olanına kaçmayin !

KENDİNİZE İNANIN


Yeni yılda neleri değiştireceksiniz? Sigarayı mı bırakacaksınız? Diyet mi yapıp, zayıflayacaksınız? Artık “hayır” demeyi mi öğreneceksiniz? Gereksiz yere üzülmeyecek misiniz?
Ne çok hedefler ve beklentiler koyarız kendimize! Yeni yıl bir mihenk taşıdır. Yıl değişince, her şeyi değiştirmek için bir eşik noktası haline geliverir. Bunun olumsuz bir yanı yok.
Ama koyduğumuz hedeflere nasıl ulaşacağız? Hedefleri koyarken nelere dikkat etmeliyiz? İşte asıl mesele bu!
Neden yeni yılda koyduğumuz hedefleri başaramayız?
Yeni yıldaki hedefler ve beklentiler aslında değişim isteğidir. Değişimin ilk adımı ise değişime bağlılıktır. Tek bir sözden ibaret temenniler, değişimi getirmez. Değişim için ona bağlanmak gerekir.
Değiştiğimizde muhakkak karşımıza sorunlar çıkar. Çünkü her değişimin yararı kadar zararları da vardır. Değişmemenin de zararları olduğu kadar, yararları vardır. Örneğin sorunlu bir ilişkinizi bitirdiğinizde rahatlarsınız ama yalnızlığın verdiği acı da karşımıza dikilir.
İşte buradaki temel soru; değişim sonucu karşımıza çıkan sorunlarla başa çıkma stratejimiz var mı? Bu sorunları yeni yıl halletmez, biz halledeceğiz. Bu nedenle yeni yılda “ben şunu yapacağım…” derken, karşılaşacağımız sorun için çözüm planımızın da hazır olması gerekir.
Koyduğumuz hedefleri başaramama nedenlerinden birisi hedeflerin büyüklüğüdür. Küçük hedefler yerine büyük hedefler, daha başlamadan programın bitmesine yol açar.
“Bu yıl…” diye başlayan bir hedef yerine, “yeni yıldan başlayarak, en az bu ay boyunca…” gibi bir hedef daha iyi çalışır.
Yeni yıl için hedefleri eski yılın son günlerinde koymak, umudun hayal kırıklığına dönüşeceğinin habercisidir. Değişim hazırlık ister. Hafta sonu çok yiyip, pazartesi başlanan diyetler başarısızlığa mahkumdur! Önceden hazırlık yapamayacaksanız, hedefi yeni yılın ikinci haftasına koyun daha iyi.
Eski yılın son, yeni yılın ilk günlerinde verilen ve o günlere has değişim beklentileri de çalışmaz. O günlerde canımızı sıkan şeyleri değiştirmeye karar vermek, süreç içinde önemini kaybedeceği için yetersiz kalır. Bir yılın ortalamasını, değerlendirdiğimizde gelecek için konacak hedefler başarılabilir olanlardır.
Somut hedefler koyun. Örneğin “artık kendimi üzmeyeceğim…” sadece bir umut olarak kalır. “Artık … davranışı yapmayacağım” daha somut bir hedeftir. Somut hedefler, değişimin olup olmadığı konusunda bize ölçülebilir referanslar verir.
Bir umut olarak yeni yıl
Yeni yıl bir umut. Umut insanı sabah yataktan kaldırabilen tek şey. Umutsuz yaşam olmuyor. Yeni yıl da gerekli. Umudu taşıdığı sürece…
Umudumuz olmazsa, yeni yıl “yeni” değil, “yine bir yıl” olur!
Biz mi, yeni yıl mı?
Yeni yıldan bir şeyler de isteriz. “Yeni yılın size ve ailenize…” diye başlayan umut dolu cümleler…
Aslında yeni yıl bir şey getirmez. Biz kendi kendimize getiririz. Ama yeni yıldan beklemek umudu artırır. Bir nevi “ben değil o yaptı” düşüncesi gibidir. Kendimizden değil, “ötekinden beklediğimiz sürece, umutlar hayal kırıklığına dönüşür.
Değişimin en önemli başlangıç noktası aslında geçmiştir. Geçen yıldaki başarısız yöntemleri tekrar etmek, yeni yılda bir şey kazandırmaz. Yeni yılın elini kolunu bağlamamak için, başarısız stratejileri, yenileriyle değiştirmek zorundayız.
Yeni yıla değil, kendinize inanın…

NİCE GÜZEL YILLAR


Hayatımızın rutin akışı içinde zaman zaman duraklara ihtiyaç hissederiz. Belki bir an için de olsa durup dinlenmek; yaşantımıza farklı bir yön verebilmek, zamansızlık nedeni ile sürekli ertelediklerimizi bir an önce hayata geçirebilmek adına. Belki de içimizde durgunlaşan yaşam pınarını daha aktif ve çoşkulu hale getirebilmek için. Ama neden her ne olursa olsun bu duraklar gerçekten de önemlidir. Tabii durmasını, ama hemen ardından yeni çoşkularla ve kocaman gülüşlerle başlamasını bildikten sonra.

İşte bunun için önümüzde güzel bir durak var: YENİ YIL.

Yaşadığımız tüm güzellikleri içimize sindirip, olumsuzlukları bir nefeste unutabileceğimiz ve yepyeni umutlarla merhaba diyebileceğimiz güzel bir yıl. Bu yeni yılla beraber yaşımıza bir çentik daha attığımızı, ama o nispette tecrübelerimizi katmerleştirdiğimizi düşünerek kollarımızı kocaman açalım. Yeni umutlara, yeni heyecanlara, yepyeni güzelliklere merhaba demek için; daha çok sevmek ve sevilmek, daha çok umutlanmak için… 

Hayatı doya doya yaşayan ve tecrübelerini yalın üslubu ile yazılarına da yansıtan Füsun Önal’ın bir yazısında dediği gibi ”Bugün başımıza gelenler dün düşündüklerimiz, yarın başımıza geleceklerse bugün düşünmekte olduklarımızdır.” O halde olumsuz her ne varsa bir yana bırakıp; olumlu düşünerek, hayatımıza hep güzellikleri çağırarak yüzümüzdeki kocaman tebessümle yeni yılı karşılayalım gönülden, tüm çoşkumuzla.

Bu yeni yıl; bizim en yakın durağımız olsun hedeflerimize başlamamız adına. Kendimizle, geleceğimizle, sağlığımızla ve sevdiklerimizle ilgili olarak en çok yapmak istediklerimizi düşünce süzgecimizden geçirip uygulamaya koyalım birer birer. Yılmadan, bıkmadan, azimle ve sebatla. Her ulaşılan hedef bizler için diğer hedeflerimize ulaşmamızda itici bir motivasyon etkisi yapacaktır hiç kuşkusuz.Önemli olan belki de ilkine başlayabilmektir, ne dersiniz?

Bu yıl bazılarımız için sigarayı bırakacağımız, bazılarımız için diyete gerçekten başlayacağımız, bazılarımız için yeni iş imkanları yaratacağımız, bazılarımız için idealimizdeki eve kavuşacağımız, bazılarımız için hayalimizdeki aşkımızla bir araya geleceğimiz, bazılarımız için rüyalarımızdaki tatili yaşayacağımız, bazılarımız için anne-baba olacağımız, ama hepimiz için çok sevip, çok sevileceğimiz bir yıl olsun.

Yeni yılla birlikte herkesin düşleri gerçek olsun.
Barışın,sağlık ve huzurun, sevginin egemen olduğu bir dünyada NİCE GÜZEL YILLARA…

YENİ YILDA YENİ UMUTLAR


Yeni bir yıl bu güne kadar olması beklenen, gerçekleştirilemeyen hedefler için umut içerir. Sıkıntılı, üzüntülü zamanların telafi edileceği yeni bir başlangıç olarak görülür. Arka arkaya stresli günler yaşayan kişiler de bunların geride bırakıldığı tekrarlanmayacağına dair beklenti oluşur. Bekar bir kişi için evlenmek,  çocuk sahibi olamayan bir çift için çocuk sahibi olmak, işinden memnun olmayan biri için yeni bir iş imkanı çıkması olasılığını içerdiği için heyecan vericidir. Bireyin potansiyellerini ortaya koyması için oldukça güzel bir dönemdir. Yeni yılın gelişiyle birlikte tasarlanan ama gerçekleştirilmeyen amaçlar tekrar hatırlanır ve kararlar alınır.
-Kendine zaman ayırmak
-Diyet yapmak
-Spora başlamak veya düzenli spor yapmak
-Sevdiğiniz kişilere/yakınlara zaman ayırmak
-Sigarayı bırakmak bu hedeflerden bazılarıdır.
Yeni yılın yaklaşmasıyla birlikte birey geçmiş yaşadıklarını değerlendirir, ihtiyaç duyduğu şeyleri anlamaya çalışır. Deneyimlerden faydalanmak alınan kararları hayata geçirmek için yeni yıl fırsat olarak görülür ve kişiyi motive eder. Bu olumlu süreçten olduğunca yararlanmak için; uygulanabilir hedefler oluşturmak ve tasarlanan eylemleri birden bire yapmaya çalışmak yerine zamana yaymaya çalışmak faydalıdır. İşler beklendiği gibi gitmediğinde kararlı davranmak yeni yılla başlayan motivasyonun etkin şekilde kullanılmasını sağlayacaktır.

ÖNE ÇIKAN YAYINLAR

UMUTSUZ OLMAK İNSANI YAŞLANDIRIR

  İnsan bedeni zamanla yaşlanır; bu kaçınılmazdır. Ancak insanın ruhu, zihni ve hayata bakışı çok daha erken yaşlanabilir. Bunun en büyük se...