29 Ocak 2026 Perşembe

ASGARİ ÜCRETLE YAŞAMAK MI, HAYATTA KALMAK MI ?


Türkiye’de milyonlarca insan için mesele artık geçinmek değil, hayatta kalmaktır. Resmî asgari ücret 28.000 TL. Ancak aynı ülkede açlık sınırı 32.000 TL, yoksulluk sınırı ise 100.000 TL seviyesindedir. Yani asgari ücret, daha maaş cebe girmeden açlık sınırının altında kalmaktadır. Bu tablo, ekonomik bir sorun olmanın ötesinde, ciddi bir sosyal alarmdır.

Barınma, bugün en büyük yük haline gelmiştir. Ortalama bir kira 25.000 TL civarındadır. Asgari ücretle çalışan bir yurttaş, maaşının neredeyse tamamını sadece kiraya ayırmak zorunda kalmaktadır. Geriye kalan birkaç bin lira ile bir ayı geçirmek ise matematiksel olarak mümkün değildir. Ev sahibi olmak artık hayal bile değil; kirada kalmak dahi başlı başına bir mücadeleye dönüşmüştür.

Sağlıklı beslenme ise lüks haline gelmiştir. Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı gıda harcaması 40.000 TL’yi bulmaktadır. Et, süt, sebze ve meyve sofradan eksildikçe; ucuz, doyurucu ama sağlıksız gıdalar öne çıkmaktadır. Bu durum sadece bugünü değil, toplumun gelecekteki sağlık yükünü de ağırlaştırmaktadır.

Bununla da bitmiyor. Elektrik, su, doğal gaz, ev interneti ve apartman aidatları her ay düzenli olarak ödenmek zorunda. Bu kalemler, toplamda ciddi bir faturaya dönüşüyor. Sağlık harcamaları, katkı payları ve ilaç masrafları özellikle emekliler ve kronik hastalar için ayrı bir yük oluşturuyor. Ulaşım giderleri, akaryakıt ve toplu taşıma zamlarıyla her geçen gün artıyor.

Giyim, eğitim ve haberleşme harcamaları da artık ertelenemeyen zorunlu ihtiyaçlar arasında. Çocukların okul masrafları, servis ücretleri, kırtasiye giderleri aile bütçesini zorluyor. Telefon ve internet, çağımızda lüks değil temel ihtiyaç olmasına rağmen önemli bir gider kalemi olmaya devam ediyor.

Tatil ve dinlenme ise çoğu aile için tamamen hayal oldu. Otel ve tatil harcamaları, asgari ücretli için ulaşılmaz seviyelerde. Oysa dinlenmek ve nefes almak, insan onuruna yakışır bir yaşamın parçasıdır. Ev eşyası harcamaları da benzer şekilde erteleniyor; bozulan eşya tamir ediliyor, yenisi alınamıyor.

Bütün bu tabloya bakıldığında, asgari ücretle çalışan bir ailenin insanca yaşaması mümkün değildir. Açlık sınırının altında bir gelirle, yoksulluk sınırının çok uzağında bir hayat sürdürülmeye çalışılmaktadır. Bu, bireysel bir başarısızlık değil; yapısal bir sorundur.

Ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir. Ekonomi, insanların sofradaki ekmeği, evindeki huzuru ve geleceğe dair umududur. Asgari ücret açlık sınırının altında kaldığı sürece, bu ülkede sorun ücret değil; adalet sorunudur.



Hiç yorum yok:

ÖNE ÇIKAN YAYINLAR

TOPLUMSAL AHLAK

Toplumsal ahlak, bir toplumda bireylerin birbirleriyle ve kamusal alanla kurdukları ilişkileri düzenleyen ortak değerler, normlar ve davranı...