11 Ocak 2018 Perşembe

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK SÖZLERİ


● Ne mutlu Türküm diyene.
● Yurtta sulh, cihanda sulh.
● Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruattır.
● Bütün ümidim gençliktedir.
● Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk,
O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.
● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.  
● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
● Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, 
cumhuriyet idaresidir.
● Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
● Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet'e sahip çıkmaktır.
● Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür,
irfanı hür nesiller ister.
● Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi,
bağımsızlık onurunu öğretir.
● Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
● İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle mümkündür.
● Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda,
durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
● Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
● Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir.
● Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.
● Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.
● Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.
● Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. 

LİDERLİK VE YÖNETİCİLİK


Mustafa Kemal Atatürk Liderlikle ilgili diyor ki;
“Efendiler, tarih, itiraz edilemez bir şekilde ispatlamıştır ki, büyük dâvâlarda başarı için sarsılmaz bir kabiliyet ve kudrete sahip bir önderin varlığı şarttır. “

Mustafa Kemal gibi liderler izleyenlerini misyonları ve misyon hisleri ile heyecanlandırarak bir enerji yaratırlar.
Yöneticiler ise yaratılan bu enerjiyi sevk ve idare ederler.
Lider ile yönetici arasındaki fark tamamı ile  “Misyon” kelimesi içerisinde yatmaktadır. 

Yönetici uygular, lider ise yenilik getirir.
Yönetici süreklilik sağlar, lider ise geliştirir.
Yönetici sisteme, lider insanlara dayanır.
Yönetici denetime, lider insanlara güvenir.
Yönetici işleri doğru yapar, lider ise doğru işi yapar.

LİDER
Belirli şartlar altında kişisel veya grup amaçlarını
gerçekleştirmek üzere kendi veya başkalarının faaliyetlerini
etkileyen ,yönlendiren ve arkasından sürükleyen kişidir.
Değişimle ilgilenir, vizyon sahibidir , yönlendiricidir.
Kendisini izleyenleri, motive eder ve mücadele ruhu aşılar.
Kararlı, çalışkan ve kendisine güvenir.
Sorumluluklarını gönüllü olarak üstlenir.
Konuşma metnini kendisi yazar.
Pratik zeka, kavramsal düşünme,üretkenlik özelliklerine sahiptir.
Etkileyici konuşma, ikna etme, örgütleme ve sosyal becerilere sahiptir.
   
YÖNETİCİ
Kar ve risk başkalarına ait olmak üzere;insan , hizmet veya
üretim faktörlerine ilişkin karar verme ve yetkiyi kullanma
gücüne sahip ve faaliyetleri bir sistem dahilinde yürüten kişidir.
Lider özelliklerine sahip olmayabilir.
Yasal gücünü kullanır, ödül ve cezaya dayalı gücü vardır.
Sermaye sahibi ya da yönetim kurulu tarafından atanır.
Sistemin işleyişi ile ilgilenir.Denetler, tedbirler alır.İşletmenin hedeflerini gerçekleştirmek için belirlenmiş görevleri yaptırır. 

LİDER  TİPLERİ
Geleneksel lider: Geleneklere bağlı lider tipi.
•Karizmatik lider: Belirli bir toplumun tarihsel, geleneksel, ekonomik, toplumsal ve kültürel koşulların hazırladığı bir ortamın adamı.
•Yasal lider: Yönetme ve emretme gücünü yasalardan alır.
•Teknokratik lider: Bir konudaki uzmanlığı ile kendini kabul ettirir.
•Arkadaş tipi lider: İnsana çok değer veren, insanla arkadaşlık kurmak isteyen,astlarının kendisini sevmesini ve işlerinde mutlu olmasını isteyen lider tipi.
• Kurnaz tip lider: Üretim ve insana ilgiyi belli düzeyde ve dengede tutmak isteyen uzlaşmacı bir tutum isteyen lider tipi.
Liberal lider: İnsana ve üretime pek değer vermeyen, sadece özgürlüğü savunan lider tipi.
Hümanist lider: İnsana aşırı önem veren, üretimi ikinci plana iten lider tipi.
Tatlı-sert lider: İnsana ve üretime eşit ölçüde önem veren lider tipi.
Demokratik lider: İşe ve kişiye maksimum düzeyde önem verilmesini savunan lider tipi.
Başaran tip lider: Hem insana, hem de üretime fazla değer veren, bir işi bitirince yeni işler arayan, örgütte karşılıklı güven ve saygı ilişkisi içinde işleri yürütmek isteyen lider tipidir.

LİDERİN ÖZELLİKLERİ
Hızlı ve doğru karar alma
Kararlarını astlarına danışarak alma
Veri ve bilgiye dayalı karar verme
Astlarını geliştirme
Yetki devretme
Kendine güvenme
İnsiyatif sahibi olma
Taraf tutmama
Adil olma
Sabırlı olma
Sakin olma
Tutarlı olma
Planlama yapabilme
İletişim kurabilme
Problem çözme
Yaratıcı olma
Ayrıntılarla ilgilenme
İleriyi görme
Pratik olma
Ekip çalışmasını koordine etme...

DUYGU KOÇLARI


Ne kadar başarılı ya da mutlu olduğumuz IQ’ya değil de EQ’ya bağlı olduğunu son yıllarda yapılan tüm araştırmalar göstermekte. Peki nedir bu EQ denen şey? Duygusal zeka, duygusal farkındalık düzeyimiz ve duygularla başa çıkabilme becerimizdir. Ne kadar yüksekse, mutluluk ve başarı da
o kadar yakın.
Duyguları ilk öğrendiğimiz yer aile ortamı. İçinde büyüdüğümüz aile, ebeveynlerimizin yaptıkları bizlere kendimiz hakkında nasıl hissetmemiz gerektiğini, hislerimizi nasıl yorumlayacağımızı, nasıl davranacağımızı, korkularımızı ya da umutlarımızı nasıl ifade edeceğimizi öğretiyor. Bu süreçte önemli olan ebeveynlerin çocuklara neler söylediği ya da nasıl davrandığından ziyade, kendi aralarında, duygusal sıkıntılar yaşandığında, eşler arasındaki ilişkilerinde kendi duygularıyla nasıl başa çıktıkları…
Aslında herhangi bir değişiklik ya da müdahalede bulunmaksızın yaşamımıza devam ettiğimiz sürece, ebeveynlerimizden öğrendiğimiz, dolayısıyla çocuklarımıza da aktardığımız bir dizi beceri söz konusu. Farkındalık yaratacağını umduğumuz bu yazı dizisi ile, sadece çocuklarınızın duygusal zekasını yükseltmenizi değil, aynı zaman kuşaktan kuşağa aktarılacak mutluluk ve başarı öyküleri yaratmanızı umuyoruz.
Çocuklarımızın öfke ve mutsuzluklarına yönelik gösterdiğimiz tepkiler çocuklarımızın duygusal zekasını belirliyor.  Duygusal zekası da, çocuklarımızın sosyal ilişkilerini, akademik başarılarını, problem çözme becerilerini ve duygusal gelişimlerini…
Duygusal Zekanın Yüksek Olması Neyi Sağlar?
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar fiziksel olarak daha sağlıklı olurlar
  • Duygusal zeka yükseldikçe akademik başarı artar
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar arkadaşlarıyla daha iyi anlaşırlar, davranış problemleri azalır ve şiddete daha az eğilimli olurlar
  • Duygusal zekanın yüksek olması, çocukların psikolojik açıdan daha sağlıklı olmasını sağlar
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar, aile içi kavgalardan ya da boşanmanın yıkıcı etkilerinden korunurlar
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar, ebeveynleri ile daha yakın ilişkiler kurar; ebeveynlerine daha saygılı ve samimi davranırlar
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar problem çözmede daha başarılı, stres yaratan yaşam olayları karşısında daha dayanıklıdır
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar riskli davranış ve alışkanlıklardan uzak dururlar
  • Duygusal zekası yüksek çocukların ailelerine ve onların değerlerine gösterdikleri uyum çok yüksek, disipline ilişkin sorunlar yaşama olasılıkları çok düşüktür
  • Duygusal zekası yüksek çocuklar daha mutlu olan, olumlu duyguları yoğun deneyimleyen çocuklardır.
  • Duygularla başa çıkma konusunda çocuklarına yol göstermeyenler:
    • Duyguları Yok Sayan Aileler: Çocuklarının negatif duygularını görmezden gelirler, ciddiye almazlar ve önemsizleştirirler.
    • Duyguları Reddeden Aileler: çocuklarının negatif duygu ifade ettiklerinde onları eleştirirler, azarlarlar ve cezalandırırlar.
    • Aşırı Hoşgörülü Aileler: çocuklarının duygularını kabul ederler, çocuklarıyla empati kurarlar. Fakat onların davranışlarını yönlendirme ve sınır koyma konusunda yetersiz kalırlar.
  • Duygusal Zekayı Yükselten Aileler
    • Duygu Koçluğu Yapan Aileler: Çocuklarının duygularıyla yakından ilgilenen ebeveynlere “Duygu Koçları’” diyoruz. Söz konusu ebeveynler çocuklarına hayatın iniş ve çıkışlarıyla başa çıkma stratejileri öğretirler, çocuklarının öfke, korku ya da üzüntülerini ifade etmelerine karşı çıkmazlar ve çocuklarının olumsuz duygularını görmezden gelmezler. Negatif duyguları ifade etmeyi hayatın bir parçası olarak görürler; duygusal anları kendi avantajlarına çevirip çocuklarına önemli hayat dersleri vermek ve onlarla yakınlaşmak için kullanırlar.

GÜVENSİZLİK


Kişisel ilişkilerimizdeki en büyük sınavlardan biri güven bunalımıdır. Zaman zaman kişisel güvensizlikleriniz veya duygusal anlamda yaralanmalarınız ortaya çıktığında, güveninizi yeniden kazanabilmek için bazı adımlar atmanız gerekebilir. Neler mi? İşte cevabı…
3 adımda ilişkilerinizdeki güven kırıcı durumlara karşı kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz
İlişkilerinizde kişisel güvensizlikleriniz veya duygusal anlamda yaralanmalarınız ortaya çıktığında, güveninizi yeniden kazanabilmek için bazı adımlar atmanız gerekebilir. Herhangi bir güvensizlik durumunda kendinizi nasıl yatıştıracağınızı bilirseniz daha sakin bir hayatınız ve güvenli, mutlu bir yaşamınız olabilir.
1. Her zaman bir güvensizlik yaşayabilirsiniz. Bazı şeyler sizi tetikleyebilir.
Farkındalık, büyümek için çok önemli bir araçtır. Eğer insan bir şeylerin farkında olmazsa, karşısına çıkan beklenmedik olaylarda korkabilir. Farkındalık, yaşayacağınız acıyla sizin aranıza bir mesafe koyabilir. Beklenmedik bir şeyle karşılaştığınızda duygusalanlamda çökebilirsiniz. Böyle bir çöküntü yaşamamak için bedeninizde neler olup bittiğini bilmeniz sizin açınızdan faydalı olabilir. Bunu farkettiğiniz andan itibaren reaksiyon gösterme aşamasından gözlem yapma aşamasına geçmiş olursunuz.
Peki bunu nasıl yapabilirsiniz? İlişkinizde ya da ayrılıklarınızda sorun yaşadığınız zaman, tek bilmeniz gereken bir şeyin olduğu ve bu sebeple kötü hissettiğiniz olmalıdır. Bunu analiz etmeye ya da düzeltmeye kalkışmayın. Sadece bedeninizde hissettiklerinizi yaşayın. Bunu yapmak kolay olmayabilir. Ancak bu deneyimi yaşayıp acı eşiğinizi geçtiğinizde; normal bir psikolojiye dönmeniz daha kolay olacaktır.
2. Zihninizin size anlatacağı hikayelerle çok vakit geçirmeyin.
Zihnimiz her zaman bizi doğruya yöneltmeyebilir. Özellikle egolarımız bazı durumlarda bizi yanıltabilir.
Zihnimiz zaman zaman bizi korumak adına bazı telkinlerde bulunabilir. Ancak zihninizin sizin çektiğiniz acılarla ilgili oluşturacağı hikayelere ne kadar çok girerseniz, yaşayacağınız kötü ruh hali de o kadar devam edecektir.
Bir olay sizi ateşlediğinde, zihninizdeki hikayelere çok fazla takılmayın; çünkü bu hikayeler sizin kendi acılarınızdan ötürü ortaya çıkıyor. Bunun bilincinde olmanız işinize yarayabilir. Bunun yerine, bedeninizin ne hissettiğine kendinizi odaklarsanız, zihniniz sizi etkisi altına alamayacaktır.
3. Kendinize merhametle yaklaşın
En son aşamada, kalbinizi açmanız ve kendinize merhametle yaklaşmanız gerekiyor. Ne zaman bir olaydan ötürü ateşlenirseniz, bu yaralanan, acı çeken kısmınızın ortaya çıktığı anlamına gelir. Herkesin geçmişten gelen acıları vardır. Sizin yaşadığınız acıların üstünü örtmeye ya da ayıp bir şey gibi davranmaya gerek yok. Ancak bu acı çeken kısımlarınıza merhametle yaklaşmanız sizin için daha iyi olacaktır.
Son olarak, bu acılarınızı tetikleyen olaylar kötü olabilir ancak sizin hayatınızı alt üst etmemesi gerekir. Bu deneyimlerden faydalanarak daha güçlü ve her şeyden çok fazla etkilenmeyen bir insana dönüşebilirsiniz.

10 Ocak 2018 Çarşamba

KİŞİLİK TESTİ


1) Çok kalabalık bir lokantada, sipariş vermek için bekliyorsunuz.
Fakat garson sizi 15 dakikadır görmüyor.

a) Garsona seslenerek el sallar, dikkatini çekmeye çalışırsınız.
b) Bir daha yanınızdan geçtiğinde nazikçe gülümser ve kibarca artık sipariş vermek istediğinizi söylersiniz.
c) Beklemeye devam edersiniz. Nasıl olsa bir ara sizi görüp gelecektir.
2) Haksızlık...
a) ... sert bir biçimde cezalandırılmalıdır.
b) ... değiştirilemez, en mantıklısı göz yummaktır.
c) ... karşısında elinizden hiçbir şey gelmez.
3) Çok keyifsiz bir gününüzdesiniz...
a) Sinirinizi gizlemeye çalışmaz, neye sinirlendiyseniz belli edersiniz. Böylece keyfiniz tekrar yerine gelir.
b) Sıkıntınızı sadece yakın arkadaşlarınızla paylaşırsınız. Neşeli halinize geri dönmeniz biraz uzun sürebilir.
c) Kendi kendinizi dinler, keyfinizi kaçıranın ne olduğunu çözersiniz. Keyfiniz zaten çok çabuk yerine gelir.
4) En samimi kız arkadaşınız kuaförde saçlarını yaptırmış,
fakat çok kötü görünüyor. Ona ne dersiniz?

a) ''Kuaföre mi gittin? Çok hoş olmuş'' diyerek arkadaşınızın moralini bozmamaya çalışırsınız nasılsa olan olmuştur.
b) ''Hala en yakın arkadaşımsın'' diyerek, hoş bir şekilde beğenmediğinizi anlatırsınız.
c) ''Eski saçların daha güzeldi'' diyip net bir şekilde beğenmediğinizi ona söylersiniz.
5) Dostane ama sizi sürekli lafa tutan komşunuz, çok aceleniz varken size merdivenlerde rastlarsa...
a) Onu sabırla dinler, lafını kesmezsiniz. Elbet bir ara diyecekleri bitecektir.
b) Kibarca çok aceleniz olduğunu söyler, hızlı adımlarla uzaklaşırsınız.
c) Konuşmayı çabucak bitirmesi için kestirme laflarla cevap verir, sizi lafa tutup engellediğini tavırlarınızla belli edersiniz.
6) Kayınvalideniz yaş gününüzde size çok zevksiz bir kazak hediye etti...
a) Mutlaka teşekkür edersiniz, ama kazağınız dolabınızın en alt çekmecesinde yerini alır.
b) Hemen içine bakıp, değiştirme kartı olup olmadığını kontrol edersiniz.
c) Kayınvalidenizin sizin zevkinizi hala anlamamış olması canınızı sıkar ve gecenin ilerleyen saatlerinde bunu kendinize dert edersiniz.
7) Mutfakta başarılı olmamanıza karşın kek yaptınız...
a) Kimse yaptığım kek hakkında yorum yapmaz.
b) Gülümseyerek inatla insanların kekimi nasıl bulduklarını sorarım.
c) İkram etmeden önce keki denemek için yaptığımı mutlaka söylerim ve yanında pastaneden aldığım kurabiyeleri de koyarım.
8) Bir lokantaya giriyorsunuz ve yanınızdaki çiftin insanlara bakarak fısır fısır konuştuklarını fark ediyorsunuz...
a) Sinir olurum, başkaları hakkında böyle alenen konuşan insanlardan hiç hoşlanmam.
b) Bir şey düşünmem!
c) Çok şeker bir çift olduklarını ve birbirlerini yeni tanıyan heyecanlı aşıklar olduklarını düşünürüm.
9) Sabah koşu yaparken, sizden çok daha genç olan iş arkadaşınızla karşılaşıyorsunuz ve o gülümseyerek sizi hızlıca geçiyor.
a) Kalan tüm gücünüzü toplar siz de onu geçersiniz.
b) Siz de ona nazikçe gülümsersiniz, sporda hızlı olması sizden daha formda ve daha ince olduğunu göstermez.
c) Temponuzu hiç bozmazsınız, yavaş olmak hiç sorun değilmiş gibi davranırsınız.
10) Girdiğiniz mağazada tatlı dilli bir tezgahtar size çok yüksek fiyatlı bir pantolonu satmaya uğraşıyor.
a) ''Bir daha bu dünyaya ne zaman geleceğim'' diye düşünür, pantolonu tereddüt etmeden alırsınız.
b) Paranıza kıyamaz ve mağazadan çıkarsınız.
c) Tezgahtara tekrar düşüneceğinizi söyler, evinizin yolunu tutarsınız.
11) Patavatsızlık yapıp, birilerini kırdığınız oluyor mu?
a) Elbette çok sık oluyor.
b) Hayır asla kırmam çok dikkatli davranırım.
c) Nadiren olur ama bunu asla kasten yapmam.
12) İnsanlara iltifat etmeyi sever misiniz?
a) İltifat etmesini de almasını da çok severim.
b) Eğer gerçekten öyle düşünüyorsam söylerim, iltifat olsun diye değil.
c) Evet ara sıra iltifat ederim, herkes biraz övgü duymak ister.
Soru-yanıt puanları
    a b c
1) 5 2 1
2) 6 2 1
3) 6 3 1
4) 1 2 4
5) 1 6 3
6) 2 5 0
7) 1 5 2
8) 7 0 3
9) 7 3 1
10) 3 6 0
11) 6 2 1
12) 5 3 1
Toplam puanınız: .........
Ve işte test sonuçları: Bakalım insanlar sizi nasıl buluyor?
9-25 puan arası
Kesinlikle çevrenizle çok uyumlu birisiniz. İnsanlarla rahat iletişim kurmak, yanlarında kendinizi huzurlu hissetmek sizin için son derece önemli.
Dikkat etmeniz gerekenler: Tüm gücünüzü insanlara ayırmayın, kendinizle ilgilenmek için de zaman yaratın. Seveceğiniz bir kitap, güzel köpüklü bir banyo ya da doğayla baş başa bir yürüyüş. Tüm bunlar biraz rahatlayıp kendinizle baş başa kalmanızı sağlayacaktır.
26-46 puan arası
Sempatik bir görüntünün, tüm kapıları açan bir anahtar olduğunun farkındasınız. Çevrenizle ilişkilerinizde kendinize fazlasıyla güveniyorsunuz ve beceriklisiniz.
Dikkat etmeniz gerekenler: Düzgün davranmaya o kadar uğraşıyorsunuz ki, içinizdeki ''ben'' bir türlü dışa çıkamıyor. Ara sıra taşkınlıktan çekinmeyin. İçinizdeki ''ben''i dışarıya çıkarın, gerçekten neyi arzuluyorsanız onu yapın ve herkes sizi daha az sevecek diye endişelenmeyin.
47-68 puan arası
İçiniz dışınız bir. Hiç kimse görüş ve düşünceleriniz konusunda ikilemde kalmıyor. Zaten siz de ikilemde kalmayı, kimsenin işi ikircikli bırakmasını istemiyorsunuz.
Dikkat etmeniz gerekenler: Ara sıra zayıf yönünüzü göstermenin bir zararı dokunmaz. Ara sıra çekilin bir kenara ve kendinize biraz soluk aldırın. Hem böylece başkaları siz olmadan da bir şeyler yapmaya çalışacaktır.

MENFAATÇİLER


Dost görünümlü çıkarcılar kendi menfaati doğrultusunda sizi kullanırlar. Üstelik çıkarcıları ayırt etmek her zaman kolay olmaz çünkü bu kişiler, kendi menfaatlerini sağlayacakları çevreyi titizlikle oluşturup korumasını iyi bilirler. İşte çıkarcı bir kişiyi ortaya çıkarmanın dört yöntemi:
Etrafınızdaki çıkarcı kişileri ortaya çıkarmanın 4 yolu
Mutlu bir yaşamın anahtarlarından biri de etrafınızın sizi destekleyen insanlarla çevrili olmasıdır. Ancak zaman zaman bu insanların arasına girip, kendi menfaati için sizi kullanmak isteyen “çıkarcılar” olabilir. Bu çıkarcıları ayırt etmek her zaman kolay olmaz çünkü bu kişiler, kendi menfaatlerini sağlayacakları çevreyi titizlikle oluşturup korumasını iyi bilirler. Çıkarcı bir kişiyle arkadaş olmanın en büyük zorluğu ise yarattığı sahte ilüzyon yüzünden gerçekte olup biteni anlayamamak ve bu yüzden onun sizden faydalanmasına istemeden göz yummak.
İşte çıkarcı bir kişiyi ortaya çıkarmanın dört yöntemi:
1. Sorunu tespit edin
Bir sorunu çözmeden önce onun varlığını tespit etmek gerekir. Eğer bir şeylerin yolunda gitmediğini hissetmeye başladıysanız, sorular sormanın vakti gelmiş demektir. Çıkarcı kişilerin ortak özelliklerinden bazıları; kendi ihtiyaçlarını başkalarının ihtiyaçlarından önce görmeleri, sizi aradıklarında her zaman uygun olmanızı istemeleri ve hemen harekete geçilmesi gereken durumlarda bir çeşit krize neden olmaları.
Bunların yanı sıra bazen etrafınızdaki kişiler, bir kişinin çıkarı için sizden faydalandığını önceden fark edebilir. Çevrenizdeki kişilerin fikirlerine önem verin, bazı şeyleri dışarıdan bakınca görmek daha kolay olabilir.
2. Sorular sorun
Çıkarcı kişilerin bir özelliği de hiçbir zaman sonu gelmeyen isteklerdir. Onlar isteklerini öyle bir şekilde sunarlar ki, kendimizi bu istekleri yerine getirmeye mecbur hissederiz. Bir kişinin kendi çıkarı için sizden faydalandığını anlamanın bir başka yolu da onasorular sormaktır. Çıkarcı kişiler kontrolü elde tutmayı severler. Sorduğunuz sorularla onların kontrolünü sarsabilirsiniz. “Sence bu haklı bir istek mi? Benden bunu istemen adil bir davranış mı?” gibi sorular yöneltebilirsiniz.
3. “Hayır” demeyi ve bunun arkasında durmayı deneyin
Başkalarını kontrol etmek kolay olmayabilir ama kendinizi kontrol edebilirsiniz. Çıkarcı bir kişiyi değiştiremeyebilirsiniz ancak kendinizi onun kurbanı olmaktan kurtarabilirsiniz. Bunu yapmanın en kolay yolu ise sizden isteklerine “hayır” demek. Çıkarcı kişiler tarafından kandırılmanızın birinci nedeni, kandırılmaya karşı koymamak. “Hayır” diyerek bu halkayı kıracak için ilk adımı atabilirsiniz. Daha sonra bu yanıtınızın arkasında durun ve zorlandığınızda attığınız ilk adımı düşünün.
4. Zamanı avantaja çevirin
Çıkarcı kişiler, kendilerine verilen her türlü yanıtla baş etmeyi iyi bilir. Bir çıkarcının istekleri karşısında “hayır” demekte zorlandığınızda “evet” yanıtı vermek yerine zaman kazanmaya çalışın. “Bana biraz zaman ver. Uygun olduğumda sana geri döneceğim” gibi yanıtlar vererek zaman kazanıp, bu süre içinde onlara gerçekten nasıl bir yanıt vermek istediğinizi düşünebilirsiniz.
Bir ilişki, iki tarafın da isteklerine yanıt vermeli. İlişkilerinizi gözden geçirin ve gerçekten size bir fayda sağlıyor mu diye düşünün. Kurduğunuz ilişkiler sizi beslemiyorsa, başkalarına nasıl yardımcı
olabilirsiniz ki?

BEYİN YAŞI


Yaşam tarzımız, alışkanlıklarımız, tükettiklerimiz ve genlerimiz bizlerin sadece dış görüntümüzü değil, zihinsel sağlığımızı da etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Peki beyin sağlığını hangi faktörler etkiliyor? İşte 25 soruluk beyin yaşı hesaplama anketi…
Beyin yaşınızı hesaplayın
Yaşam tarzımız, alışkanlıklarımız, tükettiklerimiz ve genlerimiz bizlerin sadece dış görüntümüzü değil, zihinsel sağlığımızı da etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Vücudunuz kaç yaşında olursa olsun, bu faktörlere göre belirlenen 'Beyin yaşı', alzheimer gibi hastalıklara yakalanma riskinizi de etkiliyor. İngiliz Sağlık Bakanlığı'nın hazırladığı 25 soruyu yanıtlayarak siz de 'Beyin Yaşı'nızı öğrenebilirsiniz. Soruları yanıtlayın ve testin sonunda verdiğiniz her 'Evet' cevabını '1 puan' olarak hesaplayarak beyin yaşınızı öğrenin....
Yaşam tarzımız, alışkanlıklarımız, tükettiklerimiz ve genlerimiz bizlerin sadece dış görüntümüzü değil, zihinsel sağlığımızı da etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
Vücüdunuz kaç yaşında olursa olsun, bu faktörlere göre belirlenen 'Beyin yaşı', alzheimer gibi hastalıklara yakalanma riskinizi de etkiliyor. İngiliz Sağlık Bakanlığı'nın hazırladığı 25 soruyu yanıtlayarak siz de 'Beyin Yaşı'nızı öğrenebilirsiniz. Soruları yanıtlayın ve testin sonunda verdiğiniz her 'Evet' cevabını '1 puan' olarak hesaplayarak beyin yaşınızı öğrenin....
1. Her gece en az 7-8 saat uyurum.
2. Günde en az 5 porsiyon yüksek antioksidan içeren sebze ve meyve tüketirim.
3. Her gün en az bir porsiyon yaban mersini, ahududu ya da böğürtlen tüketirim.
4. Haftada en az 3 kez, yüksek miktarda omega-3 yağ asidi içeren, fırında ya da ızgarada pişirilmiş balık yerim.
5. Haftada en az 5 kez omega 3 yağ asidi içeren balık yağı hapı ya da keten tohumu takviyesi kullanırım.
6. Folik asit ve günlük multi vitamin takviyesi kullanırım.
7. Her gün düşük doz aspirin kullanırım.
8. Haftada en az 5 kez üzüm suyu ya da kırmızı şarap içerim.
9. Haftanın birçok günü en az 30 dakika egzersiz yaparım.
10. Haftada en az 5 kez bulmaca, sudoku gibi aktif öğrenme, analiz ve problem çözme yeteneğini geliştiren aktivitelerde bulunurum.
11. Ailemde 'uzun ömür genleri' bulunuyor. Aile üyeleri genellikle 80 yıldan fazla yaşıyor ve hafıza kaybına uğramıyor.
12. Toplam kolesterol değerim 5.2 mmol/litrenin altında.
13. 'Kötü' kolestrol değerim 3.3 mmol/litrenin altında.
14. Obez değilim. (Kadınlarda 'vücut kitle indeksine göre 9 kilodan daha az fazlam var', erkeklerde 'vücut kitle indeksine göre 13 kilodan daha az fazlam var')
15. Akdeniz Diyeti yapıyorum. (Meyve, sebze, fasulye, fındık, tahıl ve zeytinyağı ağırlıklı besleniyorum, kırmızı eti az tüketiyorum)
16. Tereyağı ve margarin yerine zeytinyağı ve trans yağı içermeyen besinler tüketiyorum.
17. Hiç sigara içmedim
18. Tansiyon değerlerim normal.
19. Şeker hastalığım yok.
20. Metobilik sendroma sahip değilim. (Hipertansiyon, merkezi obezite ya da trigliserid hastası değilim)
21. Uyku bozukluğu yaşamıyorum, horlama, uyku apnesi ya da uykusuzluk gibi sorunlarım yok)
22. Kontrol edilemeyen günlük stres benim için bir sorun değil.
23. Arkadaşlarım, ailem ve çevremdeki insanlarla birçok aktiviteye katılıyorum.
24. Kısa ya da uzun süreli hafıza problemim yok.
25. Alzheimer'ı önlemeye hazırım ve bunun için ne gerekiyorsa yaparım.
TEST SONA ERDİ
0-11 Puan: Yüksek Alzheimer riski altındasınız. Kronolojik yaşınıza 10 yaş ekleyerek gerçek beyin yaşınıza ulaşabilirsiniz. Doktor yardımı alarak oluşabilecek sağlık problemleri için önlem almalısınız.
12-14 Puan: Orta derecede Alzheimer riski taşıyorsunuz. Gerçek yaşınız ile beyin yaşınız arasında fazla fark olmasa da Alzheimer riskinizi yükselttiğinizi bilmelisiniz.
15-19 Puan: Beyin yaşınız gerçek yaşınızla eşit. Hafif de olsa Alzheimer riskiniz var. 'Hayır' cevabını verdiğiniz soruları kontrol edin ve bundan bu konulara özen gösterin.
20-22 Puan: Gerçek yaşınızdan 10 yaş çıkararak beyin yaşınızı bulabilirsiniz. Fiziksel ve ruh sağlığınıza önem veriyorsunuz. Ancak yine de sizin de verdiğiniz 'Hayır' cevaplarına odaklanmanız, Alzheimer riskini düşürmenizi sağlayacak.
23-25 Puan: Tebrikler! Oldukça sağlıklı yaşlanıyorsunuz. Kronolojik yaşınızdan 15 yaş çıkararak beyin yaşınızı hesaplayabilirsiniz. Sağlıklı, genç ve üretken bir beyne sahipsiniz. Hayatınızı bu şekilde sürdürmeye devam ederseniz, Alzheimer riskini en alt seviyede tutabilirsiniz.

ÖNE ÇIKAN YAYINLAR

DOSTLUK, İKİ YÜREĞİN TEK BİR RİTİMDE ATMASIDIR

Dostluk, insanlığın kurduğu en derin, en eski ve en kıymetli bağlardan biridir. Kan bağıyla değil, gönül bağıyla kurulur. Zor zamanda belli ...