Bu Blogda Ara

24 Ocak 2017 Salı

İYİ İNSAN

İYİ İNSAN OLABİLMEK

Bir adam ölür ...
Öldüğünü fark ettiğinde, Tanrı'nın elinde bir çanta ile kendisine yaklaştığını farkeder.
Tanrı ile adam arasında şöyle bir konuşma geçer.
Tanrı: Haydi oğlum gitme zamanı.
Adam: Bu kadar mı erken? Bir sürü planım vardı... 
Tanrı: Üzgünüm ama gitme zamanı.
Adam: O çantada ne var?
Tanrı: Sahip oldukların!
Adam: Sahip olduklarım mı? Yani eşyalarım mı? Elbiselerim... Param...
Tanrı: Onlar asla sana ait değildi, onlar dünyaya aitti.
Adam: Anılarım mı?
Tanrı: Hayır. Onlar zamana ait.
Adam: Yeteneklerim mi?
Tanrı: Hayır. Onlar koşullara ait
Adam: Arkadaşlarım ve ailem mi?
Tanrı: Hayır oğlum. Onlar yürüdüğün yola ait.
Adam: Karım ve çocuklarım mı?
Tanrı: Hayır. Onlar kalbine ait.
Adam: O zaman bedenim olmalı?
Tanrı: Hayır hayır. O toprağa ait.
Adam: O zaman kesinlikle ruhum olmalı!
Tanrı: Üzücü bir hata yapıyorsun oğlum. Ruhun bana ait.
Adam gözlerinde yaşlar ve kalbinde korkuyla çantayı Tanrı'nın elinden alıp açtı...
BOŞTU! Kalbi kırık, göz yaşları yanaklarından akarak Tanrı'ya sordu...
Adam: Hiçbir şeye sahip değil miyim?
Tanrı: Doğru. Asla bir şeye sahip değildin. Adam: O halde, benim olan ne vardı?
Tanrı: ANLAR. Yaşadığın anlar senindi. Hayat sadece bir andır.
HER ANI YAŞAYIN. HER ANI SEVİN. HER ANIN TADINI ÇIKARIN.
“İyi insanlar cennete gider demek doğru değildir, iyi insanlar nereye giderse orası cennet olur!” 

15 Ocak 2017 Pazar

HOBİLER


Hobiler: Geçici bir heves olmamalı 
Hobi sahibi olmak kendiniz hakkında kuracağınız binlerce kelimeden bile daha etkili! Çünkü, hobiniz kişiliğinize ayna tutar. Çünkü, hobiniz iş dışında kendinize vakit ayırdığınızı gösterir. Çünkü, hobiniz sizin mental gelişiminizi ihmal etmediğini ifade eder. Çünkü, hobiniz CV’nizdeki şık bir cümleden daha fazlasıdır. Nasıl mı?
Hayatta kendin için bir şeyler yap’ dendiğinde akla ilk gelen fikirlerden biri hobi sahibi olmaktır. Kimisi hevesle başlar ve devam eder. Ancak çoğu başlasa bile yoğunluğu bahane ederek bırakır. Oysa uzmanlara göre hobi sahibi olmak hem iş hayatı hem de özel hayat için çok önemli. Şirketler de artık bu bilinçle hareket ederek çalışanlarını hobi kazanmaya teşvik ediyor.
İş temposunun iyice yoğunlaştığı dönemlerde, hayat sadece işe gitmek, mesai bitince de (artık kaçta biterse) eve dönmek şeklinde geçerken, insanın içine bir kurt düşer. Zaman hızla akıp gidiyordur ve insanın kendisi için yaptığı hiçbir şey yoktur. Genellikle kendisiyle baş başa kaldığı anlarda ya da yılbaşı yaklaşırken ‘Kendime bir hobi edineyim’ fikri ortaya çıkar. Ancak, bu fikri hayata geçirebilen pek azdır. Genellikle bu heves ya hiç başlamadan biter ya da başlasa bile yine yoğun iş temposuna kurban olur. Uzmanlara göre, aslında insanın bir hobisinin olması, geçici bir heves olamayacak kadar önemli.
Zorunluluk dışı ve keyif veriyor
Psikolog Oya Pakyürek, hobiyi zorunluluk dışı ve insanın yaparken keyif aldığı uğraşılar olarak tanımlıyor. Hobiler erken yaşlarda oluşabildiği gibi ileriki yaşlarda bilinçli olarak da geliştirilebiliniyor. Hobi uğraştıkça daha çok keyif vermeye başlıyor. ‘Benim de bir hobim olsun’ diyenler genellikle çevresindeki insanların hobilerinden etkileniyor.
Pakyürek, insanın bir hobisi olmasının beyninin kullanımını da etkilediğini belirtiyor. Sağ beynini daha çok kullananlar, daha yaratıcı olurken sol beynini kullananlar ise daha analitik düşünebiliyor. Hobisi olan insanlarda ise beyninin her iki tarafı da aktif oluyor. Bu da çalışma hayatında konulara farklı açılardan bakmasına yardımcı oluyor.
Bununla beraber, hobiler çalışma hayatındaki yoğun stresin azaltılmasında çok etkili. Çünkü, insanlar hobileriyle uğraşırken, mecburen yapmadığı ve keyif aldığı bir işle meşgul oluyorlar. Bu da mutluluk hormonunun salgılanmasına sebep oluyor, kan basıncı düşüyor ve stres azalıyor. Pakyürek, hobiyle uğraşmanın bir çeşit meditasyon olduğunu söylüyor.
Çalışanlar arasındaki ittifak
Hobiler, kişilerin sosyalleşmesinde de çok etkili. Aynı hobilere sahip insanların birarada olması seçici bir sosyalleşme oluşturuyor. Böyle bir toplulukta, herkesin keyif aldığı işi yaptığı bir ortamda rekabetçi ve stres oluşturan bir sosyallik yaşanmıyor. Bununla beraber, aynı işyerinde aynı hobilere sahip iki kişi arasındaki rekabet de farklı oluyor. Bu iki kişi arasında sanki duygusal bir ittifak oluşuyor. Bu durum şirketler açısından da çok faydalı. Çünkü, çalışanlar arasındaki uyum, ekip içindeki uyumu da arttırıyor. Ve, başarı grafiği yükseliyor. Bunun farkında olan çoğu şirket, artık çalışanlarının hobi sahibi olmaya teşvik ediyorlar. Çalışanlarının hem bir hobi sahibi olmasına hem de sosyalleşmesine önayak olmak isteyen işyerlerinde çeşitli etkinlikler düzenleniyor, hobi kulüpleri açılıyor.
2001’de ‘işin eğlencesi’ sloganıyla kurulan Turkcell Sosyal Aktivite Grubu (TSAG) bunlardan biri. TSAG, şirket içinde bu konuda gönüllü olarak çalışan kişiler tarafından yürütülüyor. İçinde finanstan teknolojiye, idari işlerden pazarlamaya kadar çok farklı bölümden çalışanlar bulunuyor. Turkcell İç İletişim Müdürü Alper Taylan, ofislerde pek fazla hareket etme imkânı bulamayan ve mental olarak da çok yorulan çalışanlar için hobiler ve sosyal aktivitelerin nefes alma imkânı yarattığını söylüyor.
TSAG ile birlikte keman çalmayı öğrenen, yatçılık öğrenip Ege’de kendi teknesiyle dolaşan birçok yeni hobi sahibi çalışan olmuş. Grubun çalışanlara sunduğu öneriler arasında heykel kursu, keman kursu, sirtaki, perküsyon kursu, motosiklet eğitimi gibi farklı konular var.
Emeklilikte boşluğa düşmeyi önlüyor
Uzun yıllar çalıştıktan sonra emekli olup artık işe gitmemeye başlayan bir kişi sudan çıkmış balığa dönüyor. İnsanlar, hayatlarının önemli bir kısmını kaplayan işlerinden ayrılınca boşluğa düşüyorlar. Garanti Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Yasemen Köne, 2008’de hobi kulüplerini başlatırken özellikle emeklilik döneminde insanların hayatında çok önemli yere sahip olduğu gerçeğinden yola çıktıklarını söylüyor. Hobi kulüpleri ile çalışanlar üretken bir emeklilik dönemine de hazırlanıyor.
Garanti Emeklilik’te çalışanlara özel olarak düzenlenen hobi etkinlikleri arasında yemek, gezi, kayak ve yelken en çok ilgi çekenler. İş-özel hayat dengesini kuruyor
TeknoSA İnsan Kaynakları İş Ortağı Müdürü Songül Çavuşoğlu, firmaların ihtiyaç duyduğu çok yönlü, gelişime açık ve iletişimi güçlü kişilerin iş ve sosyal hayatlarındaki dengeyi nasıl sağladığının önem kazandığını söylüyor. İş dışındaki zamanları hobilere ayırmanın hayat dengesini kurabilmede daha fazla pozitif etkisi bulunuyor. 2010’da kurulan ‘TeknoYaşam Grubu’ da bu amaçla kurulmuş. TeknoYaşam Grubu bünyesinde şirket içinde oluşturulan kulüpler bulunuyor. Tiyatro, ritim ve fotoğraf kulüpleri dışında müzik ve pozitif yaşam kulüpleri açılmış.
Kurum içindeki bir başka sosyalleşme aracı SosyaLİG ile de özellikle saha çalışanları belli teknik konularda, ilgi alanları ve uğraştıkları hobileri hakkında birbiriyle paylaşımda bulunuyorlar. Çavuşoğlu, tüm bu aktivitelerin, çalışanların ilgi duyduğu farklı alanlarda gelişimlerinin sağlanması ve kurum içi iletişimi de güçlendirdiğini belirtiyor.
Hobiler aynamız oluyor
Türk Telekom İç İletişim Müdürü Müge Eryılmaz, insanların seçtikleri hobilerin kendilerinin aynası olduğunu söylüyor. Hobileri, insanların kendini doğrudan ifade etmesini sağlıyor. Örneğin, işyerinde yan masanızdaki kişinin aslında enerjik biri olduğunu ancak hobi olarak bir spor dalıyla uğraştığını öğrenince anlayabiliyorsunuz. Hobiler, CV’lerin altındaki ‘Hobileriniz nelerdir?’ sorusuyla kendini göstermeye başlıyor. Çünkü hobi sahibi olmak, yeni şeyler öğrenme isteğimizi yansıtıyor, kişisel gelişim alanlarımıza katkıda bulunuyor.
Türk Telekom Grubu’nda BAHARATT isimli ve sloganı ‘İşinize lezzet katın!’ olan bir etkinlik kulübü platformu bulunuyor. Eryılmaz, Y kuşağının artık sadece iş hayatında değil, iş dışındaki aktivitelerinin desteklenmesi konusunda da şirketlerin aksiyona geçmesini beklediğini söylüyor. BAHARATT ile beraber ortak ilgi alanlarına sahip çalışanlar biraraya geldikleri kulüp etkinliklerinde iş ortamı dışında birlikte hayatı paylaşıyor. Çalışanlar hobileri ile hem kendilerine hem de markaya değer katıyorlar. Örneğin, müzik ile ilgilenen bir çalışan Türk Telekom reklamlarının müziklerini besteliyor.
Kendi yeteneğini keşfediyorsun
Ceramichouse’un kurucusu Bersun Altındal, pek çok insanın hobi olarak seramiğe ilgi duyduğunu söylüyor ve hobilerin insanların farklı bir yöndeki yeteneğini keşfetmesini sağladığını, bunun da özgüven kazandırdığını gözlemlediğini anlatıyor. İnsanların kendi için birşeyler yapması, üretken olması hem iş hem de özel hayatındaki ilişkileri olumlu etkiliyor. Altındal, atölyelerine çeşitli branşlarda öğrenmenler, İK uzmanı, tasarımcı gibi farklı işkollarından çalışanların geldiğini, hepsinin de ‘çamur sayesinde iş stresimiz azalıyor’ dediklerini belirtiyor. Hatta bir çalışan, seramik yapmaya başladıktan sonra aşırı stres nedeniyle başvurduğu psikoloğa gitmeyi bırakmış.
CEO’ların hobileri
Hürriyet İK’dan Burcu ÖZÇELİK SÖZER’in Haziran ayından beri sürdürdüğü CEO’larla Pazar Sohbetleri serisi sayesinde, Türkiye’deki önemli şirketlerin yöneticilerinin pek çoğunun da hobi sahibi olduğunu öğrendik. Yoğun iş tempolarına rağmen hobilerine vakit ayırmaya önem veren yöneticiler, ebru sanatçılığı, voleybol, çiçek yetiştirme, golf, motosiklet gibi konularla ilgileniyor.  
İşte CEO’ların hobilerinden örnekler:
CarrefourSA Genel Müdürü Mehmet Nane: Çiçek yetiştiriyor
Big Chefs Cafe & Brasserie kurucusu Gamze Cizreli: Yemek yapıyor
Vodafone CEO’su Gökhan Öğüt: Voleybol oynuyor
General Electric CEO’su Canan Özsoy: Yemek yapıyor, golf oynuyor
TAB Gıda CEO’su Caner Dikici: Ebru sanatçısı, ney üflüyor ve yelken yapıyor
Arzum Elektrikli Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı: Eski ürünleri topluyor
AvivaSA Emeklilik ve Hayat CEO’su Meral Eredenk Kurdaş: Motosiklet kullanıyor, klasik otomobil yarışlarına katılıyor, yelken kullanıyor, snowboard yapıyor. 
Ülker CEO’su Mehmet Tütüncü: Küçük objeler koleksiyonu yapıyor.
Aras Kargo CEO’su Evrim Aras: Kitap okuyor, şarkı söylüyor, seyahat ediyor.
Yazar: Deniz Türsen

SPOR YAP , SAĞLIKLI YAŞA


SPOR MOTİVASYONU
Journal of Neuroscience dergisinde yayınlanan makaleye göre beynimizde spor motivasyonunu yöneten bir bölge var. Bilim insanlarına göre bu buluş depresyon tedavisi için kullanılabilir. İşte araştırmanın sonuçları...
Spor motivasyonu: Beyinde spor motivasyonunu yöneten bir bölgenin var olduğu keşfedildi
Vücudun hareket yetisinin ve spor motivasyonunun beyinle alakalı olduğunu biliyoruz. Bu alanda son günlerde farelerle yapılan bir çalışma, farenin koşma ve ödüllü aktivitelerde yer alma isteğinin beynin küçük bir bölgesi tarafından yönetildiğini ortaya koyuyor. Dorsal medial habenula olarak adlandırılan bu bölge, insanda ve farede çok benzer bir yapıda; bu nedenle bilim insanları faredeki mod ve motivasyon değişimlerinin insanda da aynı şekilde olabileceği görüşünü savunuyorlar.
Seattle Children’s Research Institute’te araştımacı olan Eric Turner, fiziksel aktivitedeki değişimlerin ve kişiye zevk veren, sonunda ödül kazanılan aktivitelerin azalmasının depresyon belirtisi olduğunu söylüyor.
Depresyon tedavisi ve fiziksel aktivite
Egzersiz konusunda kişiyi motive eden aktivitenin beynin hangi bölümünde gerçekleştiği, bugüne kadar merak konusuydu. Son zamanlarda yapılan araştırmalarla bu bölgenin keşfedilmesi, bize o bölgeyi uyararak ve beynin diğer fonksiyonlarına engel olmayarak depresyonu tedavi edebilme imkanı sunuyor.
Turner ve diğer araştırmacılar, üzerinde çalıştıkları farelerin genetik yapısında gerçekleştirdikleri değişimlerle dorsal medial habenuladan gelen sinyalleri engellemeye çalıştılar. Tekerlekte ya da doğal yaşamda koşan farelere kıyasla bu fareler daha hareketsiz ve daha az koşan fareler oldular. Dorsal medial habenulası aktive olmayan farelerin bir süre sonra tembelleştiği ve hiç bir aktivite yapmadıkları görüldü. Fiziksel olarak hareket edebilecek durumda oldukları halde, motivasyonları olmadığı için hareket etmeden yaşamaya başladılar.
Yapılan deneyde ayrıca bu farelerin tatlandırılmış suları değil, normal içme suyunu tercih ettikleri görüldü. Bu da, beyinlerindeki bölgenin aktivitesi bloklanmış olan farelerin zevk aldıkları aktiviteleri yapmadıklarını, yani depresyona daha yatkın olduklarını gösteriyor.
Yine başka bir deneyde, araştırmacılar beyindeki dorsal medial habenula bölgesini çalıştırmayı hedefleyerek tekerlek çevrildiğinde ışık yanacak bir düzenek geliştirdiler. Farelerin koşarak çevirdikleri tekerleklerden birine ışık düzeneğini entegre eden, diğerine ise hiç bir ödül koymayan araştırmacılar, dorsal medial habenulası aktif olan farelerin ışık yanan düzeneği tercih ettiklerini gözlemlediler.
Depresyon, beynin yalnızca bir bölgesinde değişim gerçekleştirerek tedavi edilebilecek bir rahatsızlık değil. Çok daha kompleks ve karmaşık bir yapıda. Ancak depresyona sebep olan durumların en azından bir kaçını ortadan kaldırarak, daha aktif yaşayabilmek ve zevk alabileceğimiz aktivitelerle uğraşmak mümkün olabilir.