23 Ocak 2018 Salı

İZMİR TİRE

İzmir'in güney doğusunda 80 km uzaklıkta , şirin bir ilçemiz.İzmir'den Tire'ye Özel aracınızla , otobüsle ve trenle ortalama 1 - 1.5 saat içinde ulaşabilirsiniz. Deniz seviyesinden yüksekliği 96 mt.Yaklaşık 80.000 nüfusu ve 64 köyündeki ağaçları , bitkileri ve otlarıyla Yeşil Tire olarak anılır. Balım Sultan , Toptepe , Derekahve , Kalkan , Değirmen gibi mesire yerlerine sahiptir. 
TİRE PAZARI: Salı günleri ilçenin neredeyse tüm ana sokaklarına kurulan Tire Pazarı yaklaşık 3,5 km'lik bir alana yayılmasıyla Türkiye'nin en büyük açık hava pazarlarından birisidir. Sabah duayla başlayan Pazar ilçeye çok sayıda ziyaretçi çekmektedir. Tirenin köylerinden ve yakın ilçelerden gelen üreticilerin kendi yetiştirdikleri meyve, sebze ve yeşilliklerin yanındageleneksel el sanatları ürünleri de satılmaktadır. Tirede Cuma günleri de geleneksel olarak Cuma pazarı kurulur. Bu Pazar Salı pazarına göre daha küçük çapta olup yakın çevredeki köylerden gelen üreticiler mahsullerini satarlar.
DERE KAHVE: Bir hafta sonu ailenizle birlikte keyifli bir gün geçirmek istediğinizde açık hava, su kenarında bir yandan piknik yapıp diğer yandan kahvenizi yudumlayabileceğiniz güzel bir mekandır. Belediye tarafından restorasyonu yapılan ve işletmeye açılan mekanda tarihi bir mescit ve hemen altında yer alan ayazma ile kültürel bir mozaik oluşturmuştur. 
Tarihi ve doğal güzelliğiyle mutlaka gezilmesi gereken ve fotoğraflanması gereken bir yerdir.
İBNİ MELEK TÜRBESİ: Üstü açık bir türbedir. Demir parmaklıklarla kapatılmış iki sivri kemerli, tamamıyla mermer kaplıdır. Türbe içinde dört yatır vardır. Yatırlar ünlü tefsirci İbni Melek takma adlı İzzettin Ferişte, Mevlana Hüsamettin, İbni Melek oğlu Mehmet Efendi ve Evliya Ali Efendi'ye aittir. Türbe tamamen yenilenmiş olup eski halinden hiçbir eser kalmamıştır. Süleyman Şah Türbesiyle aynı bahçe içerisinde yer alır.

TOPTEPE: Yeşillikler içinde yemeğinizi yerken Tire, Ödemiş ve Bayındır ovalarını kuş bakışı görebileceğiniz güzel bir yerdir.
DEĞİRMEN ŞELALE: Tire’nin Akçaşehir köyünde bulunan Değirmen , yemyeşil doğası ve temiz havası ile bir doğa harikası.Kahvaltıda ve yemeklerinde Tire'nin müthiş lezzetlerini bulabilirsiniz.

TİRE KENT MÜZESİ: 1955 yılında Mimar Can Egeli'nin projesiyle yapılan Tire Belediyesi'nin bir önceki hizmet binası, restore edilerek, 15.10.2014 tarihinde Tire Kent Müzesi kimliğiyle hizmet vermeye başlamıştır.
BELEDİ DOKUMA: Beledi dokuması en eski pamuklu dokumalarımızdan biridir.Temelleri 16.yüzyıla kadar dayanmaktadır.1908 tarihli Aydın Vilayeti Salnamesi’ne göre Tire’de 60 el tezgahı bulunmaktadır.Tire’de işlenen beledi dokumasından perdelik, döşemelik, yatak ve yorganlıklar bölgenin gereksinimini karşıladığı gibi, bir kısmı da ihraç edilmiştir. Yıllar geçtikçe tezgah sayısı azalmıştır. Günümüzde bu el sanatını sadece Ethem Tıpırdık Tire Belediyesi bünyesinde sürdürmektedir.








22 Ocak 2018 Pazartesi

İZMİR ÖDEMİŞ BİRGİ VE GÖLCÜK

Ödemiş, Ege Bölgesi’nde İzmir iline 113 km uzaklıkta bir ilçedir. Denizden yüksekliği 123 metredir. Küçük Menderes havzasının sulak ve bereketli toprakları üzerinde yer alır. Ödemiş adı 1451 yılında Otamış, 1684 yılında Ötemiş, 1820 yılında son değişikliklerle bugünkü adını almıştır. 
Ödemiş ve çevresinin tarihi çok eski uygarlıklara dayanmaktadır. Bu özellikleri belgelere dayalı olarak en iyi şekilde Ödemiş’e 9 km uzaklıkta ve Bozdağ’ın Küçük Menderes ovasına indiği güney eteklerinde yer alan Birgi kasabasında görebiliriz.


Aydınoğulları Döneminde başkent olmuş, Aydınoğlu Hızır Bey’in beylik merkezini Selçuk’a taşımasına kadar başkent işlevini sürdürmüştür. Bu nedenle Aydınoğulları ve Osmanlı dönemi eserleri çokça görülmektedir. Bunların bazıları Aydınoğulları dönemi erlerinden Ulu Camii, Aydınoğulları Türbei, Ümmü Sultan Türbesi; Osmanlı Dönemi eserlerinden İmam-ı Birgivi Medresesi, Dervişağa Camii, Çakırağa Konağı, Karaoğlu Camii’dir.

Gölcük Ödemiş’in kuzeydoğusunda 1050 metre yükseklikte bir yayladır. İsmini üstündeki gölden almaktadır. Gölün ilkçağlardaki adı Torrhebia’dır. Bu adın Tmolos ve Lydia tanrısı Tu ile bağlantılı olduğu tahmin edilmektedir. Gölcük yaylasına giden yolun güney ucu Sart harabelerinin yanından Ankara-İzmir karayoluna bağlanır. Çam ormanlarının ortasındaki gölün çevresi 6 km’dir. Bölge piknik, dinlenme ve spor kulüpleri, kamp merkezi konumundadır.
Gölcük özellikle yaz aylarında bir yayla ve mesire yeri olarak değerlendirilmektedir. Gölcük adından da anlaşılacağı gibi, yeşilliklerle çevreli küçük bir gölden ibarettir. Göl Bozdağ dağlarının alt kolu olan tepeler ortasında kalmış, zamanla yağmur ve dere sularının dolmasıyla oluşmuştur.Gölde yayın ve sazan türünde balık çeşitleri bulunmaktadır.

Ödemiş ilçesinin Gölcük yaylasında 4 hektarlık alanda kurulu piknik yeri panoramik göl manzarasına sahiptir. Günlük ziyaretçi kapasitesi 200 kişidir. Çevresinde tabiat anıtı ağaçlar vardır. Bunlardan kestane ağaçlarının altında Osmanlı şehzadelerinin ders çalıştığı rivayet edilir. WC ve piknik üniteleri vardır.






İZMİR ÖDEMİŞ BOZDAĞ

İzmir Ödemiş'in mahallesi Bozdağ , İzmir Salihli Bozdağ istikametinden 110 km yaklaşık 1 saat 30 dakikadır.İzmir Ödemiş Bozdağ istikametinden 140 km yaklaşık 1 saat 45 dakikadır.
Bozdağ, coğrafik konumu açısından çok fazla ormanlık alana sahip olması, doğal güzellikleri, Belde içerisindeki piknik ve mesire yerleri ile yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı olmaktadır.Hem yaz ve hem de kış sezonlarında turizme açık olan Bozdağ Kayak Merkezi 1998 yılında hizmete açılmıştır. 
Tesis tatil günlerinde 15 binin üzerinde ziyaretçiye hizmet verebilmektedir. Tesiste 3 adet kayak alanı bulunmakta olup, profesyonel ve amatör kayakçılara hitap etmektedir. 
Tesis içerisinde 60 yataklı otel, restoran, kafeterya, izleme balkonları bulunmaktadır.Bozdağ Yamaç Paraşütü için de uygun coğrafi koşullara da sahiptir. Yamaç paraşütü tutkunları özellikle bahar ve yaz aylarında beldeye yoğun ilgi göstermektedirler. 
Bozdağ , 2157 mt yüksekliğinde , 1150 mt rakımda kurulmuş 
bir yayladır.Adını Batı Anadolunun en yüksek dağlarından biri olan Bozdağlardan alır.Egenin Alpleri olarak adlarılan Bozdağlar , Küçük Menderes ile Gediz Ovaları arasında doğu-batı yönünde 170 km boyunca uzanır.
Meşe , çam ormanları içinde kurulan Bozdağ , yemyeşil doğası tertemiz havası ve su kaynakları ile yeryüzü cennetidir.Bu orman içindeki Mermeroluk mevkii ve kaynak suyu çeşmesi önemli bir rekreasyon alanıdır.Yayla yıl boyunca , dağcıların ve doğa severlerin uğrak noktasıdır.Her yıl geleneksel olarak Şubat ayında İzmir Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Kulübü tarafından Dağcılık Şenlikleri düzenlenir. 
Bozdağ’daki kayak merkezinde hem amatör hem de profesyonel kayakçılara yönelik üç adet kayak pisti ve teleferik bulunmaktadır. Yaylanın kuzey ucunda, kara yolu üzerinde Bozdağ Mahallesi’ne 4 km mesafede bulunan Kırkoluk mevki, zengin kaynak suları ile günübirlik ziyaretçileri ağırlayan bir mesire yeridir. Çevresindeki ovalara göre yaz ve kış sıcaklık değerleri düşüktür.Bozdağ Yaylası’nın güneye uzantısı Elmabağı Yaylası olarak da bilinmektedir. Halk arasında Tekke olarak anılan Elmabağı ve daha güneydeki Ovacık Mahalleleri diğer yerleşim birimleridir. Kış aylarında Bozdağ Yaylası’ndaki yerleşimlerden Birgi’ye göç gerçekleşmektedir.Bu nedenle yaylanın kış ve yaz nüfusu farklıdır.
Kent, ilk çağlarda Lidyalılar tarafından kurulmuş ve “Tmolos” olarak adlandırılmıştır. Coğrafi konumundan dolayı o dönemde karakol olarak kullanıldığı düşünülen Bozdağ, Lidyalılardan sonra Birgi ile Pers egemenliği altına girmiştir. Bozdağ, Çınarlı Park, Mermeroluk, Şelale Park, Kırk Çeşme gibi mesire ve piknik yerleriyle en büyük ilgiyi yaz mevsiminde görür. Fatih Sultan Mehmet’in, şehzadeliği döneminde Bozdağ’a gelerek, adını asırlık çınar ağaçlarından alan Çınarlı Park’ta, Hoca Molla Gürani’den ders aldığı bilinir. Ayrıca mahallede eski bir medresenin kalıntıları da bulunur.

21 Ocak 2018 Pazar

KARS'TA GEZİLECEK YERLER

1. ÇILDIR GÖLÜ
Kars'a 70 km mesafede, Çıldır Gölü, Ardahan ve Kars il sınırları içerisindedir. Göl, 123 km² alanı ile Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük tatlı su ve en büyük ikinci göldür. 
Deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikte bulunan gölün en derin noktası 42 metredir.Kendinizi bir belgeselde yaşıyormuş gibi hissedeceğiniz, coğrafyanın, yaşam tarzlarının tanıdığınızdan çok farklı olduğu Çıldır Gölü’nde, bir eskimo gibi buzu kırarak balık tutabilirsiniz. 
Kışın 1965 metredeki Çıldır Gölü 80 cm’e kadar donarak hipnotik beyaz bir çöle dönüyor. Buz üzerinde yürürken bana mısın demiyor, sapa sağlam. Nisan’da güneşe pes edip eriyecek. Kış genelde -5 ile -25 arasında seyrediyor. Hem manzaraları, hem macerası, hem de lezzeti bu deneyimi unutulmaz bir anı yapıyor. 
İnsan kendini beyaza bürünmüş cennette zannediyor, burası benim ülkem mi diye sormadan edemiyor.Donmuş Çıldır Gölünde at kızakları ile gezmek, buz üzerinde jetski yapmak, balık avlamak, telefonla reervasyon yaptırarak Atalay’ın Yeri’nde sarı balık yemek olmazsa olmaz.
Buzun üstünde yürümek ilk başta biraz korkutuyor. Aslında buzda değil buzun üzerindeki ince kar örtüsü üzerinde yürüyorsunuz ama sonuçta altında su olduğunu bilmek sizi biraz tedirgin ediyor. Kızak sürenler ve köylüler, korkmamanızı bugüne kadar hiç suya düşen olmadığını söylüyor. Bir süre sonra alışıyorsunuz zaten. Yaklaşık 45cm buz vardı biz gittiğimizde, zaten gölde gezerken zaman zaman buz kütleleri görüyor ve kalınlığına bakarak kendinizi güvende hissediyorsunuz.
2. SARIKAMIŞ KAYAK MERKEZİ
Dağda gitmekteki amacınız kaliteli bir kayma deneyimi ise, Sarıkamış’a bayılacaksınız.Sarıkamış’ın kar kalitesi kayanları, özellikle snowboard yapanları mest ediyor.
Sarıkamış Kayak Merkezi Türkiye’de 1. derecede öncelikli 5 merkezden biri olan ve favori pistlerden Cibiltepe (Bayraktepe) Sarıçam ormanlarının arasında, mükemmel bir manzaraya sahip, toplamda 22.400 m’lik 3 etaplı pistlerden oluşmaktadır.En uzun pist 3500 metre olup 9 pist bulunmaktadır.
Buranın karını özel yapan şey sadece Alpler’de ve Sarıkamış’ta olan kristal, toz kar. Sarıkamışta kar yapışmıyor. Gerçekten pistin ortasından kayarken dahi arkanızdan beyaz bir tül gibi kar sizi takip ediyor. Buzlanma da olmuyor. Tabi bu sadece pistler için geçerli.
Oteller Bölgesi Telesiyej Dört kişilik sabit klemensli 50 sandalye 692 metre hat uzunluğu.
1.Etap Telesiyej : Dört kişilik ayrılabilen klemensli 77 sandalye 1450 metre hat uzunluğu.
2.Etap Telesiyej : Dört kişilik ayrılabilen klemensli 54 sandalye 1850 metre hat uzunluğu.
  • 3.Etap Telesiyej : Dört kişilik ayrılabilen klemensli 77 sandalye 1650 metre hat uzunluğu
    • Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Kars-Sarıkamış ilçe merkezinin güneydoğusunda yer almaktadır. Sarıkamış’ta 2634 mt yüksekliğindeki Çamurlu Dağ’dadır. Çamlar arasındaki Sarıkamış kayak merkezi; kar kalitesi açısından önem kazanmıştır.Sarıkamış’ta kayak için en uygun zaman Aralık-Mart arasıdır.Kar kalınlığı, normal kış koşullarında 1.5 metre dolayındadır.
3. ANİ HARABELERİ

Ani, Kars şehrinin güneydoğusunda, il merkezine 42 km uzaklıkta, Arpaçay boyunda bulunan ören yeri. 961-1045 yılları arasında Pakraduni Hanedanlığı'ndan Ermeni hükümdarlarının başkenti olmuştur.Ani ören yerinde Bronz ve Demir çağ yerleşimler ve Urartulu olması olası yapılar, kazılarla gün ışığına çıkmıştır.
Ani, tüccar kervanları için önemli bir köprü olmuştur ve şehir Bizans, İran, Suriye ve Orta Asya arası ticaret yollarını denetlemiştir. Tüccarlar ve esnaf, Ermenistan’ın daha eski şehirlerinden, Ermenistan’ın kırsal bölgelerinden nüfus akımı ile beraber Ani’ye toplanmıştır. 992’de Ermeni patrikliği, merkezini Ani’ye taşımıştır; 11. yüzyılın başında şehrin 12 piskoposu, 40 keşişi ve 500 rahibi olmuştur. 
Ani, 1579’da Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılır. 17. yüzyılın ortalarına kadar surların içinde küçük bir kasaba vardır, ve burayı 17. yüzyılın başında ziyaret eden bir Avrupalı gezgin, Ani ve hemen civarında 200 kilisenin varlığından bahseder. Ani’nin son gerilemesi, istedikleri gibi soyup öldüren Kürt aşiretlerinin istilası nedeniyle kırsal yörelerin halkının kaçmasıyla meydana gelmiştir. Hıristiyan olsun Müslüman olsun, yerleşik hayatın sürdürülmesi artık imkansızlaşmıştır. Kızkale’deki kilise en azından 1735’e kadar keşişlerce kullanımdaymış; demek ki, şehrin nihai ve kati terki belki de 18. yüzyılın ortalarını bulmuştur. 19. yüzyılın başında, Ani’de insan izi kalmamıştır.
Ani’yi 19. yüzyılda etkileyen en büyük olay, 1878 yılında gerçekleşmiştir. Rusya’nın Osmanlı’yı bir önceki yılki savaşta mağlup kılmasıyla, Kars bölgesi, Rus İmparatorluğu’na devredilmiştir. Rus yönetimi altında, Kürtler etkisizleştirilmiştir (ya da eşkıya yaşam tarzlarını sürdürebilmek için Osmanlı topraklarına göç etmiştir), yeni yollar yapılmış, kasabalar gelişmiş, ve bölge uygar yaşantıyı barındıracak kadar güvenli olmuştur. Neredeyse bomboş olan bu topraklara akın eden Ermeniler, Ani harabelerine ve onun korunmasına önem veren yerli halkı yeniden yaratmıştır.

kars achitecture turkey
kars-baltık-mimarı-rus-bina

DOĞU EKSPRESİ İLE KARS TURU


DOĞU EKSPRESİ YOLCULUĞU İÇİN ÖNEMLİ BİLGİLER

GÜZERGAH VE SAAT

– Ankara – Kırıkkale – Kayseri – Sivas -Erzincan – Erzurum – Kars
– Her gün Ankara’dan 17:58’da Kars’tan 08:10’de kalkıyor.
– Yolculuk 25 saat sürüyor.

VAGONLAR 
4 çeşit vagon var.
– Pulman
(Normal koltuklu vagondaki her sırada 2 çiftli, 1 tekli koltuk var,)
– Örtülü Kuşetli (Oda halinde 4 kişilik, koltuklar ranza şeklinde yatak oluyor, temiz nevresim veriliyor ve yatağınızı kendiniz yapıyorsunuz)
– Yataklı (oda halinde iki kişilik, içinde buzdolabı, masa ve lavabo var)
– Yemekli (Trenin restaurantı, menüde çorba, ızgaralar, mezeler, atıştırmalıklar, alkolsüz içecekler mevcut.)

Sıcaklık
Tren son derede sıcak,
Her oda panelden kendi ısısını belirliyor. 

Elektrik

Odada 1 adet priz var.
(Yataklı vagonda 2 priz var. Pulman’da yani koltukluda priz var.)

Yataklı vagon

Yataklı ile kuşetlinin büyüklükleri aynı ama yataklı 2 kişinin konforu için tasarlanmış. Aynı ebattaki alanda 4 yerine 2 koltuk, masa, sıcak suyu olan bir lavabo ve küçük bir buzdolabı var.  Tabi ki daha ferah ve konforlu. Valizlerle daha rahat.Kompartman ve Nevresimler
Dediğimiz gibi Doğu Ekspresi’nde emektar trenler çalışıyor. Haliyle yıpranmış görünüyor. Biz temizliğine güven olmaz diye yanımızda uyku tulumu da getirmiştik. Nitekim, kondüktörün kuşetli ve yataklı vagonlara dağıttığı nevresimler bizi pozitif yönde şaşırttı. Yıkanmış, ütülenmiş ve ardından paketlenmiş nevresimleri naylonundan çıkartana kadar ikna olmamıştık. Paketi açar açmaz odaya mis gibi deterjan kokusu doldu.Tuvaletler
Tuvaletler de temizdi. Yolun sonunda doğru hunharca kullananlar olabiliyor ama insanlara tuvalet adabı öğretmek TCDD’nin görevi değil. Tuvalet kağıdı var ama sonlara doğru kalmayabiliyor.Ancak pulman tuvaletlerinin trafiği çok daha fazla olduğu için, o tarafta biraz temizlik ve trafik sıkıntısı olablir. Kuşetli yada yataklınınkileri kullanmayı tercih edebilirsiniz.Restaurant
Ray Restaurant’ın işlettiği yemek vagonunun mutfağını da görebilme şansımız oldu. O da temizdi. Restaurantta görevli Ulaş ve arkadaşları fedakarca ve saatlerce en iyi şekilde hizmet veriyorlar.
Aç ya da tok, yemekler iyi ya da kötü, yanınızda yemek var ya da yok fark etmez. Gecelemeli bir tren yolculuğu kafeteryasında yemek yemeden bitmemeli.
– Menü
Menüde ızgaralar ve zeytinyağlılar var. Yemek kompartmanının tamamına mutfak kokusu hakim. İçki servisi yok ama bir şekilde içenler de içiyor.

– Fiyatlar:
Esnaf lokantası tarifesinden biraz pahalı gibi düşünebilirsiniz.
Kredi kartı alıyorlar ama internet çoğu yerde çekmediği için almıyorlar gibi düşünebilirsiniz.
– Duraklamalar:
Küçük istasyonlarda maximum 2-3 dakika bekliyor.Koşup dışardan birşeyler almak riskli olabilir. Büyük şehirlerde daha uzun bekliyor.
– Telefon / İnternet:
WiFi yok. Telefon yolun %90’nı boyunca çekiyor ama 3G bir var, bir yok.
KEYFİNİZ İÇİN 
  Gün batınca manzaralar kaçıyor. O yüzden en iyisi günlerin uzun olduğu, ama karların daha kalkmadığı aylarda bu yolculuğa çıkmak. Mart-Nisan gibi. Ayrıca, doğuda güneş batıda olduğundan 1 saat daha erken kararıyor. Olduğunuz yerdeki gün batımına aldanmayın. Bir yönü trenle, öbürünü uçakla yapmak isteyenler sıkça hangi yönü trenle gitmek daha doğru diye soruyor. Ankara – Kars treninde en güzel manzaralar sabah 6.30 gibi başlıyor. Yani buraları gün ışığında görme şansınız oluyor. Kars – Ankara trenindeyse buralardan hava karardıktan sonra geçiyorsunuz. Yani karanlıkta kalıyor. Ama yazın günlerin uzun olduğu Haziran ayında Kars- Ankara treninde de bu manzaraları yakalama şansınız var.
– Müziğinizi, oyununuzu, yemeğinizi, içkinizi alıp gelin. Tuvalet kağıdı da iyi bir fikir.
– En güzel manzaralar sabah erkenden başlıyor. Ama yol boyunca bol bol kar/donmuş akarsu manzarası var, bol bol fotoğraf çekin.
– Dediğimiz gibi kılıflar temiz olsa da titiz insanları yastıklar rahatsız edebilir.
– Kompartımanın tamamını tutmak isteyebilirsiniz.
– Çöpünüz için mutlaka poşet getirin. Kompartımandaki minik çöpe sığmak imkansız.
– Mümkünse dolunayda yola çıkın çünkü kışın hava 6 gibi karardığından ertesi sabaha kadar manzaralar kaçıyor. Dolunay da gece de manzara izlemek mümkün.








ÖNE ÇIKAN YAYINLAR

OTOMOBİL ARTIK LÜKS DEĞİL, CEZA

  Türkiye’de otomobil sahibi olmak artık bir ihtiyaç değil, adeta cezalandırılan bir tercih haline geldi. Çünkü bugün bir otomobil aldığınız...