25 Ocak 2025 Cumartesi

DOYUMSUZLUK DEPRESYONA NEDEN OLUYOR


Hep daha fazlasını istemek...


Bulunduğumuz noktadan daha ileriye gidebilmemiz, bunu önce hayal etmemize,
daha sonra da bu hayali hedefleyerek çaba gösterip, emek vermemize bağlıdır.

Daha fazlasını istemek bir yandan bizim gelişimimizin temelini oluştururken,
diğer yandan bizim yaşamımızı baltalayabilir. İki tip insanın hayatında daha fazlasını istemesi onun yararına değil zararına olacaktır. Elindekilerin kıymetini bilmek veya yetinmek yerine, neye sahip olamadığını soruşturarak yaşayanlar: Huzursuz, kaygılı tiplerdir genelde. Daha çok yakın çevreleriyle ilgilenirler. Konu ne olursa olsun, yakın çevreleriyle gizli bir rekabetleri vardır. Bu yüzden de hiçbir zaman tam huzur bulamazlar. 

Evlerini komşularının eviyle kıyaslar, kendi evlerinin nasıl daha iyi döşenmiş veya daha iyi manzaralı veya daha büyük olduğuyla uğraşırlar. Arabalarını, iş arkadaşlarının arabasıyla kıyaslarlar. Diyorum ya konu önemli değildir, işlerini, eşlerini, hatta kilolarını mukayese ederler. Kendi sahip olduklarını daha iyi veya daha kıymetli algıladıkları sürece problemleri yoktur. Ama huzur bulamazlar, bu noktadan itibaren mutlaka kendilerini kıyaslayacak başka bir çevre bulur ve gene orada yetememelerinin getirdiği sıkıntıyı kendilerine yaşatırlar. Arabasıyla keyifle dolaşacağına, daha hızlısına veya daha üst modeline sahip olamamanın sıkıntısını dillendirir. Evinde camının kenarında sevdikleriyle kahve içeceğine, manzarasının ne tarafa baktığına kafa yorar. Eşinin kendisine sunduklarına şükran hissedeceğine, başka kadınların veya erkeklerin peşinde kendisini harcar.Neyi elde ederse etsin nafiledir. Hiçbir zaman doyumu kalıcı olamaz.

Neye sahip olursa olsun yetinmeyip, her şeye sahip olabilmek adına hırs yapanlar:

Dışarıdan ilk bakıldığında bu gruptaki insanları, hedefleri olan ve kendilerine çizdikleri yolda kararlılıkla ilerleyen insanlar olarak değerlendirebilirsiniz. Gayet karizmatik ve başarılı görünebilirler. Onları, gerçekten başarılı, ilerlemeye açık ve aynı zamanda mutlu olan kişilerden ayıran fark içlerinde bir yerlerde gizli kalmış ve çözülememiş bir öfke duygusunun varlığıdır. İçlerinde taşıdıkları yoğun öfke, doyumlarının katilidir. Öfkeleri, köklerini geçmişlerinden alır. Kimilerinde ki öfke, geçmişte çektikleri acının, itilmişliğin yükü ile gelir, kimilerinde ise beklediği ve arzuladığı sevgiyi görememenin sıkıntısı ile.. Sahip olma eyleminin, içindeki boşluğu dolduracağını (yani aslında yaşadığı öfkeyi dindireceğini) zannederek, müthiş bir hırsa kapılırlar. Sahip olmaya çaba verdikleri ama sahip olduktan sonra eskisi kadar değerli görmedikleri hedeflerin peşinde yaşamlarını geçirirler. Sahip olunmaya çalışılan şey; para, güç, kadın, şöhret, güzellik, aşk, iktidar olabilir. Hangisinin peşinden gidiyorsa; hep daha fazlasını isteyerek, sahip olabilmenin kendisine mutluluk getireceği yanılgısının içinde geçen bir yaşam sahibi olurlar. Sonuçta ne kendileri mutluluk ve doyum yaşayabilmişlerdir, ne de sevenlerine mutlu olma iznini tanımışlardır Yaşam, her iki gruptaki bu kişilere çok önemli bir ders verir. Bu dersi alıp sindirene kadar yaşamlarında bir şeyi değiştirebilmeleri zordur ve o ders ancak yaşamın bir sonu olduğunu ve her zaman varolamayacağımızı anlamaktan geçecektir. Pek çokları için bunu anlamanın belki de tek yolu ölümle yüzleşmek olacaktır. Ne gariptir ki, bunu anlayabilen ve değerlendirebilen insanların önünde ki zaman çok kısıtlıdır.

İşte bu yüzdendir ki; sizler şimdiden hemen bugünden; sahip olma arzunuzun, öfke ve hırslarınızın, doyumsuzluklarınızın üzerinde düşüneceğiniz ve çalışacağınız birkaç saati kendinize ayırınız.

Emin olun ileride hiç pişman olmayacaksınız.

Size içten bir şekilde güzel olduğunuzu söyleyen ,
Suratına kapadığınızda sizi geri arayan ,
Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan ,
Sizi alnınızdan öpen ,
Size en zor anlarınızda bulutların üstüne çıkarmak isteyen ,
Arkadaşlarının önünde elinizi tutan...

  • “Doyumsuzluk, aç gözlülük ve hırs, mutsuzluğun ana kaynaklarıdır.” – Dalai Lama
  • “Doyumsuz insanlar, mutluluğu hep daha fazlasında ararlar ama hiçbir zaman tam olarak bulamazlar.” – Anthony J. D’Angelo
  • “Doyumsuzluk insanı açgözlülüğe iter, açgözlülükse huzursuzluğa.” – Benjamin Franklin
  • “Doyumsuzluk insanı daha fazlasını aramaya iter, fakat mutluluğu da o kadar uzaklaştırır.” – Peter Hedges
  • “Doyumsuzluk, tatmin edilmez arzuların sınır tanımamasıdır.” – Confucius
  • “Doyumsuz insanlar, huzurun değil, tatmin edilemeyen arzularının peşinde koşarlar.” – Unknown
  • “Doyumsuzluk, sahip olunanlar değil, sahip olunmayanların özlemini çekmektir.” – Aristotle
  • “Doyumsuzluk, insanı sahip olduğu her şeyi kaybetmeye iter.” – John Steinbeck
  • “Doyumsuz insanlar, arzularının peşinde koşarken, sahip olduklarına şükretmeyi unuturlar.” – Unknown

24 Ocak 2025 Cuma

HAYATINIZI RENKLENDİRİN


HAYATINIZI RENKLENDİRİN


1. Düzenli ve tutkulu bir ilişki yürütmenin en iyi yolu dönem dönem hiçbir şey yapmamaktır. Kimse birbirine acı vermeden, biraz ilişkiden uzaklaşın.

2. Uzmanların "paradoksal problem çözümü" adını verdiği yöntemi uygulayın. Örneğin, cinsel sorunlarınızı gidip bir danışmanla görüşmek yerine önce yatağınızın yerini değiştirin.

3. Evli çiftler konusunda uzman John Gottman'a kulak verin. Araştırmasına katılan çiftlerden hangilerinin üç yıl içinde boşanacağını yüzde 94'lük doğruluk payıyla bilen Gottman'a göre, kadınlar kocalarının söylediği sözlere 15 dakikalık periyotlar içinde dört ya da beş kez sinirleniyorsa, bu çiftin en geç dört yıl içinde boşanacağı anlamına geliyor.

4. Yine Gottman'a göre, eğer sevgilinizle tartışarak geçirdiğiniz vakit, onunla sorunsuz, mutlu geçirdiğiniz vaktin sadece yedide biri kadar ise, ilişkiniz iyi gidiyor demektir. Eğer sorunlarınızın yüzde altmışı "çözülemez" türdense meraklanmayın, normalsiniz.

Kültür

5. Televizyonunuzu atın! Saçma gelebilir ama eğer ömrünüzün bir yılını televizyondan uzak geçirirseniz, kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Böylece sinemaya, tiyatroya gitmek için de bol vakit bulabilirsiniz.

6. Hayatta olup bitenleri takip etmek için dünyanın dört bir yanında çıkan gazeteleri, dergileri İnternetten okuyun.

7. En az beş tane caz albümü alın. İste size küçük öneriler: Miler Davis'in "Kine of Blum," John Coltrane'in "A Lome Suareme" ya da Duke Ellington'in bir albümü.

8. Bestseller'lardan nefret etseniz de, en kısa zamanda Tolkien ile tanışın. "Yüzüklerin Efendisi" filmi geldiğinde, en azından bu konuda söyleyecek sözünüz olur.

İş

9. Kariyer seçiminizi yaparken "kapasite"niz kadar sizin için "uygun" olup olmadığını göz önünde bulundurun. En önemli 10 kişisel özelliğinizin listesini yapın ve sizin için neyin önemli olduğuna karar verin.

10. Zeki bir çalışkan olun. Önemli olan nasıl "çok çalıştığınız" değil, nasıl "çalıştığınız"dır. Temel ipucu: Her ne kadar güç patronunuzda olsa da, ofisteki diğer çalışanları da etkilemeye çalısın.

11. Değişikliklerden korkmayın. İş yaşamındaki değişiklikler bir dönem her şeyin yerli yerine oturması için kendinize vakit tanımanız anlamına gelir.

12. "Esnek" olun. Günümüz iş dünyası çok yönlü hizmet verebilen, birçok konuda uzmanlaşmış elemana ihtiyaç duyuyor.

Oyun

13. Arada bir de olsa spontane davranın. Eğer bir ünlüye çok uzun zamandır hayransanız, hemen ona bir e-mail gönderin. Hoşlandığınız kişiyi ilk gördüğünüz anda ona duygularınızdan bahsedin. İçinizden mırıldandığınız şarkıyı yüksek sesle söylemeye başlayın.

14. Güzel bir şey yapın. Zahmetli ama lezzetli bir yemek, sevdiğiniz biri için bir kartpostal, kişisel İnternet sitesi...
Bunlar kendinizi iyi hissettirecektir.

15. Tutkularınızı paylaşabileceğiniz insanlar bulun. Beraber saatlerce bilgisayar oyunu oynayacağınız, spor yapacağınız, satranç oynayacağınız birileri hayatınızı renklendirecektir.

Sağlık

16. Gülün. Gülmek sadece stresinizi yenmenizi sağlamakla kalmaz, kalbinizi de korur. Amerikalı ilim adamları çok gülen insanların kalp hastalıklarına karşı daha dayanıklı olduğunu söylüyor.

17. Sigarayı bırakın. Herhangi bir sağlık sorunundan muzdaripseniz, öncelikle yapmanız gereken yine sigarayı bırakmaktır. Kararlı olun.

18. Yanınızda her zaman aspirin bulundurun. Sadece baş ağrısını geçirmez, zamanı gelince hayatınızı da kurtarır. İngiliz Kalp Vakfı’nın Araştırmasına göre, kalp krizi geçiren birine verilen aspirin ölüm riskini büyük ölçüde azaltıyor.

19 Korunun. Cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklar gün geçtikçe artıyor.

Mutluluk

20. Yeni yılda olumlu düşünme gücünüzü devreye sokun. Her gün, sizi neyin rahatsız ettiğini düşünün ve o konuda çözüm üretmeye çalısın.

21. Üstünüzdeki giysiye şöyle bir bakın: Çevrenize nasıl bir mesaj veriyorsunuz? Giysilerinizde ne kadar açık renkler tercih ederseniz başkalarının enerjisini de o kadar itersiniz. Bu yüzden doktorlar beyaz giyer. Koyu renkleri tercih ederseniz, daha fazla enerji çekersiniz üstünüze ve otoriter bir havanız olur; bu yüzden polis üniformaları koyu renktir. Toplum içindeki konumunuza uygun renkte elbiseler giyin; aralara ruhunuzu ortaya çıkaracak renkler katmaktan çekinmeyin.

22. Kalp egzersizi yapın: İnsanları sevin!

23. Bütün konsantrasyonunuzu beyninizin merkezine, yani gözlerinizin tam ortasına yoğunlaştırın: Ruhun gerçek yuvasına. Bu egzersiz yoga felsefesine göre ruhsal ölümsüzlük anlamına gelen, "üçüncü öz"ünümü açacak.

Beslenme

24. Kalori hesaplarını bir kenara bırakın. Eğer kilonuzun fazla olduğuna inanıyorsanız, aşırıya kaçtığınız noktalarda kendinizi tutmaya çalısın.

25. Bir meyve sıkma makinesi alın ve uzmanlara kulak vererek haftada üç kez "kullanın!"

26. Saat başı bir bardak su için. Bu sık sık tuvalete gitme ihtiyacına yol açacak olsa da, yarım litre su enerjinize yüzde 20 enerji katar.

27. Bu seneyi "iyi uyuma yılı" seçin: Gün ortasından sonra kafeinli içeceklerden uzak durun, alkol almayın, bedeniniz iflas etmeden yatağa girin.

Zayıflama

28. Spor yaparken bulunduğunuz ortamın aromalı olmasına özen gösterin. Şaka değil; New York'ta yapılan bir araştırmaya göre, spor yaptığınız ortam nane kokuyorsa enerjiniz artıyor ve daha az zorlanıyorsunuz.

29 "48 saat kuralı"nı aklınızdan çıkarmayın. Her gün spor yapmak çok da doğru değil bazı uzmanlara göre. Ama eğer her spor seansı arasında 48 saatten fazla vakit bırakırsanız da zorlanma ihtimaliniz var.

30. Egzersiz yapmak istiyorsanız, açık havayı tercih edin diyor uzmanlar. Amerikan Egzersiz Merkezi (ACE) bu yılın en büyük spor trendinin açık havada verilecek egzersiz dersleri olacağını açıkladı.

Para

31. Ailenizi "finans gurksu" olarak görmeyin. Son araştırmalar, insanların yüzde 40'ının parayla ilgili sorunu olduğunda ailelerine danıştığını ortaya çıkardı. Ama uzmanlar bu yaklaşımın yanlış olduğu görüsünde; tabii eğer 20 yıl öncesinin önerilerini dinleme arzusunda değilseniz.

32. Eğer para konusunda eşinizle ortak hareket ediyorsanız, görüşmelere mutlaka birlikte gidin. Çünkü kadınlar can alıcı sorular sorma konusunda erkeklerden daha yetenekli.

33. İyi para kazanmak istiyorsanız, kariyerinizi seçerken özen gösterin. Warwick Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre hukuk ve politika eğitimi görenler ziraat fakültelerinden mezun olanlardan yüzde 50 daha az kazanıyor.

Hiçbir şey için "BENİMDİR" deme! Sadece deki: "YANIMDADIR!"
Çünkü ne "ALTIN" ne "TOPRAK" ne "YAŞAM" ne "ÖLÜM" ne "SEVGİLİ" ne de "KEDER" daima SENİN KALMAZ.

VİCDAN VE MERHAMET



Adaletsizliğin en büyüğü; adil olmayıp adil gibi görünmektir.

Bütün dünya insanları olarak merhamet duygusunu yaşamaya ve yaşatmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz bir zaman dilimi içerisinde bulunmaktayız.
İnsanlar işine gelince değil de vicdanına değince iyilik yapsalardı; bugün çıkar ilişkileri değil gerçek sevdalar yaşanırdı.

İyi bir vicdan, en rahat yastıktır.
En mükemmel adalet, vicdandır.
İnsanın kendi vicdanı, sözden daha ağırdır.

Vicdan aynı zamanda adalet duygusudur “Hak verme” duygusudur.


İnsanlar kötülüğü; vicdanları zayıf olduğundan dolayı yaparlar. 
Özellikle çıkarlarını düşünen insanların çoğaldığı, fedakarlığın azaldığı yerlerde ''hile ahlaksızlık'' bu kadar artarken ve insanlar iki yüzlü olurken, paranın saltanatı ''merhameti ve vicdanı susturmak için'' her türlü hilekarlığa baş vururken !
Nasıl; adalet ile zulüm bir yerde barınmaz ise vicdanın çalışmadığı yerde de merhamet barınamaz.
Nasıl; hak hukuk ve doğruluğun bulunduğu yerde zulüm olamaz, zalimler bulunamaz ise ''vicdanın olduğu yerde'' merhamet, hak yemeye, sömürüye karşı çıkar, insan iradesini etkin kılar.

Bunun yanında vicdan tek başına yetmiyor.
Vicdan edilgendir lakin merhamet etkendir. İnsanların başına bir şey geldiği zaman üzülürsünüz bu sizin vicdanınızı sızlatır fakat hiç bir şey yapmayıp sadece üzülürsen ne faydalı nede yararlı olabilirsin.

 Seyretmekle,üzülmekle yetinmeyip olaylara, kişilere yardım etmeye başladığın zaman eyleme de geçmiş oluyorsun buda merhametin dönen çarkıdır, merhamet eylemdir, durağan değildir.
Vicdan duygusu içimizde sesiz ve sedasız durursa hiç bir anlam ve geçerlilik kazanmaz. Bir insanın vicdanı merhametle birlikte ''eyleme geçmiyorsa'' ne ahlaktan nede dürüstlükten bahsedebiliriz.
Merhamet bir erdemdir; ne haksızlığı bilir nede haksızlığa uğratır. Zorlama, kin, nefret gibi haris duygular onunla birlikte yaşayamaz.
Merhamet ve vicdanın olduğu her yer de barış, kardeşlik olur.

Günümüz kapitalizmin yaşam biçimi ile toplumda insanlar bencil,
kıskanç , hırsız, yalancı çıkarcı olmaya başladılar.
İnsanlar neden bu kadar vicdansız ve merhametsiz duruma geldi sorusu akla geliyor.

Kapitalizm; her zaman insanların ortak değerlerini inceden inceye törpüleyip yok eder. 
Özellikle; insanı insan yapan en önemli vicdan ve merhamet değerlerini tiye alır. İnsanlar üzerinden, bu duyguyu zayıflıkmış gibi empoze eder.
Vicdanın ve merhametin birlikte olduğu yerde yalanın,talanın yaşamayacağını,insanların satın alınamayacağını çok iyi bilir.

Vicdan; kişinin kendi ahlaki değerleri ile yapmış olduğu veya yapmak istediklerini sorgulayan kişilik özelliğidir, bir iç sestir.
Ruhun gelişimi ile birlikte görgü ve bilginin toplamından elde edilen bir yetenektir..
Bunu bilen kapitalizm; vicdanı ve merhameti saf dışı bırakmak için bütün hile baz oyunlarını seferber etmiştir.

Ahlak, vicdan ve merhamet olmadan, ne insan hayatı ne de aile korunabilir.

Özellikle son günlerde ülkemizde ve dünyada yaşananlar klasik tabirle tarih bir kez daha tekerrür ediyor. 
Marks'ın dediği gibi “bir olay tarihte iki kere meydana gelir, biri gerçek diğeri komik” 
Maalesef; insanlığın varoluşundan beri savaşlar sürekli yaşanıyor.
Ülke yönetiminde söz sahıbı olanlar, her şeyin tek hak sahibi olduğunu zannediyor.

Yaşanan bunca şeye; insaf, vicdan ve merhamet penceresinden bakanların sayısı oldukça az.
Bu durum, yaşanan trajedinin görmezden gelinmesine ve karmaşık olayların tek bir şeye indirgenmesine neden oluyor.
Bu indirgemelerin sonucunda ortaya çıkanlar ise kafaları bulandırıyor.

Herkesin farklı bir hesabi var.
Politik yaklaşımlar, yaşanan acıların görmezden gelinmesinin baş sebebi kişisel çıkarlardır.
Çıkar ilişkilerinin yaşam biçimi olduğu yerde ne adaletten nede hakkaniyetten bahsedebiliriz.
Sorgulamayan insan içinde en kolay yol, toplumun çoğunluğuna uymak olmuş.

Vicdan ve merhamet duygularından yoksun insanların kirlettiği dünya yaşanmaz hale geldi.
Bir insan; yapılan haksızlıklar karşısında susuyorsa vicdanı merhametle birlikte harekete geçirmek zorundayız.
Bu ülkemizin bekası için olsun bütün dünya insanlığı için olsun çok önemli.

İnsanların merhametinin eyleme geçmesini engeller, vicdanlarını susturursanız, kalemi kılıçla kesen insanlar sürüsü yaratırsınız.
Dini ve kadını kullanarak hiç bir fikir, düşünce, ideoloji başarıya ulaşmamıştır.

İnsan olmanın temel değerlerinden biri olan ''vicdan ve merhamet'' İnsanı geliştirir, olgunlaştırır, daha geniş bakış açıları kazandırır.
Bencilliği yok eder, şiddeti ve kabalığı giderir, insanları daha "duygusal" daha "sorumlu" yapar..!

Dürüst insan cesur ve merhametlidir, vicdanın sesini dinler, bencil değildir.
Bütün bunlara rağmen halen vicdanınız susuyorsa, merhametiniz sizi çoktan terk etmiştir..!
Çoğunluğun ortasında, sorgulayan kimliğinizle vicdan ve merhamet duyguları içinde yaşam savaşınızı vermeye çalışabiliyor sanız, ülkenizin değerlerini koruyorsanız, insanlık adına insan olduğunuzu unutmuyorsanız doğru yoldasınız demektir.

İradene hâkim ol; fakat vicdanına esir ol.
Kitapsız, çiçeksiz, hayvansız, vicdansız, doğrusuz insandan uzak dur.

MENFAAT UĞRUNA KARAKTERİNİ SATAN ÖMÜR BOYU BEDEL ÖDER


Herkesin işine yaradığın kadar iyisindir bu hayatta!
Hayat dinamikleri oldukça karmaşık. Özellikle de insan ilişkileri. Bazı zamanlarda insanlar, her ne kadar iyi niyetle yaklaşsalar da karşılarındaki insanların niyetlerini kolayca çözemeyebilirler. Yardımlaşma ve desteğin önemi her daim vurgulansa da bazı insanlar, sadece kendi çıkarları için hareket ederler. 
Dost görünümlü çıkarcılar kendi menfaati doğrultusunda sizi kullanırlar. Üstelik çıkarcıları ayırt etmek her zaman kolay olmaz çünkü bu kişiler, kendi menfaatlerini sağlayacakları çevreyi titizlikle oluşturup korumasını iyi bilirler. İşte çıkarcı bir kişiyi ortaya çıkarmanın dört yöntemi:
Etrafınızdaki çıkarcı kişileri ortaya çıkarmanın 4 yolu
Mutlu bir yaşamın anahtarlarından biri de etrafınızın sizi destekleyen insanlarla çevrili olmasıdır. Ancak zaman zaman bu insanların arasına girip, kendi menfaati için sizi kullanmak isteyen “çıkarcılar” olabilir. Bu çıkarcıları ayırt etmek her zaman kolay olmaz çünkü bu kişiler, kendi menfaatlerini sağlayacakları çevreyi titizlikle oluşturup korumasını iyi bilirler. Çıkarcı bir kişiyle arkadaş olmanın en büyük zorluğu ise yarattığı sahte ilüzyon yüzünden gerçekte olup biteni anlayamamak ve bu yüzden onun sizden faydalanmasına istemeden göz yummak.
İşte çıkarcı bir kişiyi ortaya çıkarmanın dört yöntemi:
1. Sorunu tespit edin
Bir sorunu çözmeden önce onun varlığını tespit etmek gerekir. Eğer bir şeylerin yolunda gitmediğini hissetmeye başladıysanız, sorular sormanın vakti gelmiş demektir. Çıkarcı kişilerin ortak özelliklerinden bazıları; kendi ihtiyaçlarını başkalarının ihtiyaçlarından önce görmeleri, sizi aradıklarında her zaman uygun olmanızı istemeleri ve hemen harekete geçilmesi gereken durumlarda bir çeşit krize neden olmaları.
Bunların yanı sıra bazen etrafınızdaki kişiler, bir kişinin çıkarı için sizden faydalandığını önceden fark edebilir. Çevrenizdeki kişilerin fikirlerine önem verin, bazı şeyleri dışarıdan bakınca görmek daha kolay olabilir.
2. Sorular sorun
Çıkarcı kişilerin bir özelliği de hiçbir zaman sonu gelmeyen isteklerdir. Onlar isteklerini öyle bir şekilde sunarlar ki, kendimizi bu istekleri yerine getirmeye mecbur hissederiz. Bir kişinin kendi çıkarı için sizden faydalandığını anlamanın bir başka yolu da onasorular sormaktır. Çıkarcı kişiler kontrolü elde tutmayı severler. Sorduğunuz sorularla onların kontrolünü sarsabilirsiniz. “Sence bu haklı bir istek mi? Benden bunu istemen adil bir davranış mı?” gibi sorular yöneltebilirsiniz.
3. “Hayır” demeyi ve bunun arkasında durmayı deneyin
Başkalarını kontrol etmek kolay olmayabilir ama kendinizi kontrol edebilirsiniz. Çıkarcı bir kişiyi değiştiremeyebilirsiniz ancak kendinizi onun kurbanı olmaktan kurtarabilirsiniz. Bunu yapmanın en kolay yolu ise sizden isteklerine “hayır” demek. Çıkarcı kişiler tarafından kandırılmanızın birinci nedeni, kandırılmaya karşı koymamak. “Hayır” diyerek bu halkayı kıracak için ilk adımı atabilirsiniz. Daha sonra bu yanıtınızın arkasında durun ve zorlandığınızda attığınız ilk adımı düşünün.
4. Zamanı avantaja çevirin
Çıkarcı kişiler, kendilerine verilen her türlü yanıtla baş etmeyi iyi bilir. Bir çıkarcının istekleri karşısında “hayır” demekte zorlandığınızda “evet” yanıtı vermek yerine zaman kazanmaya çalışın. “Bana biraz zaman ver. Uygun olduğumda sana geri döneceğim” gibi yanıtlar vererek zaman kazanıp, bu süre içinde onlara gerçekten nasıl bir yanıt vermek istediğinizi düşünebilirsiniz.
Bir ilişki, iki tarafın da isteklerine yanıt vermeli. İlişkilerinizi gözden geçirin ve gerçekten size bir fayda sağlıyor mu diye düşünün. Kurduğunuz ilişkiler sizi beslemiyorsa, başkalarına nasıl yardımcı olabilirsiniz ki? 
  • Sadece kendi menfaatlerini düşünen insanlar, günün sonunda yalnız kalmaya mahkumdur.
  • Menfaat peşinde koşanların, kaybedeceği en kıymetli şey; itibarlarıdır.
  • Menfaat uğruna karakterini satanlar, ömür boyu bedel öder.
  • Çıkarları için yalan söyleyenler, bir gün kendi yalanlarında boğulurlar.
  • Kendi çıkarı için seni kullanan biri, gün gelir seni yok sayar.
  • Menfaat için bencilleşenler, değerlerinden uzaklaşırlar.
  • Menfaati biten insanın muhabbeti de biter.

AHLAK OLMAYAN YERDE, KANUN BİRŞEY YAPAMAZ

 


AHLAK

  1. 1.
    İnsanın doğuştan getirdiği ya da sonradan kazandığı birtakım tutum ve davranışların tümü.
  2. 2.
    Kişide huy olarak bilinen nitelik; iyi ve güzel olan nitelikler.

İyiye ve doğruya yönelmiş eylemi talep eden kurallardır. Bazı davranışlara üstün değerler yüklenerek yapılması teşvik edilir. Ahlak kuralları bireylerin davranışlarını düzenlemeyi amaçlayan, bunu yaparken de iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış davranışın ne olduğu sorusuna cevaplar veren kuralların tümüdür.

Ahlak, insan ilişkilerinde “iyi” ya da “doğru” veya “kötü” ya da “yanlış” olarak adlandırdığımız değer yargılarını ifade eder. Ahlak felsefesi insan yaşamının ahlaki boyutu ile ilgilenen bir felsefe disiplinidir. 
Bu çalışmada ahlak ve ahlak felsefesi alanında temel kavramlar ve temel konuların incelenmesi amaçlanmıştır...Bir başka ifadeyle, ahlak felsefesi, insan yaşamındaki değerler, ilkeler ve yargıları inceleyen felsefe dalıdır. Bu çalışmada ahlak ve ahlak felsefesi alanında temel kavramlar ve temel konuların incelenmesi amaçlanmıştır.

Ahlak bilimi içerisinde incelenen başlıca konular ise şunlardır:

• İyi ve kötünün ayırt edilmesi, 
• Doğru ve yanlışın belirlenmesi, 
• İnsanın yapması gereken ya da insanlardan yapılması beklenen davranış ve eylemlerin tespit edilmesi, • İnsanların yapmaması gereken ya da insanlardan yapılmaması istenen davranış ve eylemlerin tespit edilmesi.

Felsefe açısından temel etik kavramları

Özgürlük

Bireyin engellenmiş olmaması durumudur. Başka bir tanımda ise bireyi kısıtlayan iç ve dış etkilerin olmaması durumu özgürlük olarak tanımlanmıştır. Etik açısından özgürlük ise bireyin iyi ve kötüyü birbirinden ayırt edebilme yeteneğine sahip olmasıdır.

İyi-kötü

Felsefe'de insanın ahlaki değeri olan davranışlarda bulunmasına iyi, ahlaki değeri olmayan davranışlarda bulunması ise kötü olarak nitelendirilmiştir.

Sorumluluk

Felsefe'de kişinin kendi yetki alanlarına giren, üzerine görev olarak verilen değerleri yerine getirmesine denir.

Erdem

Felsefe'ye göre iyi olan her şey erdemdir. İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.

Ahlaki eylem

Bireyin uyulması gereken genel ahlak kurallarına uygun davranışlar göstermesidir.


AHLAKSIZLIK

Ahlaksızlık, ahlaki yasaların, normların veya standartların ihlalidir. Ahlaksızlık normalde insanlara veya eylemlere uygulanır veya daha geniş anlamda gruplara, kurumsal organlara ve sanat eserlerine de uygulanabilir. Ahlaksızlık birçok toplumlarda suç ve günah olarak kabul edilmekdedir.

Ahlak doğru olan şeyleri ifade ettiğinden, ahlaksızlık çalmak, yalan söylemek ve öldürmek gibi yanlış şeylerle ilgilidir. Ancak bu tam olarak doğru değil ve karışık bir durumdur, çünkü bireylerin ahlaksızlık hakkında kendi düşünceleri vardır. Birçok insana göre öldürmenin ahlaksızlığın bir örneği olduğu kabul edilebilir, ancak bazı insanlar argo dil kullanmak gibi şeylerin ahlaksızlık olup olmadığına katılmıyor olabilir. Her ne kadar farklı dinlerin kendi ahlaksızlık fikirleri olsa da kelime her zaman yanlışlık ve saldırganlık ile ilişkilidir.

İnsanoğlunun içinde yaşadığı dünyayı ahlâk ve etik değerler düzenler, biçimlendirir. Objektif, normatif bir kavram olan etik değerleri; kanunlar, standartlar belirler. Subjektif, kişiye özel bir kavram olan ahlak, etiğin pratiğe yansıması olarak ifade edilebilir ki, kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten; ahlaki değerleri üzerinde yargılama yapmasını sağlayan vicdanını şekillendirir.

İlkeler söz konusu olduğunda etik kavramı kullanılırken, davranış söz konusu olduğunda ahlak kavramı kullanılır. Kısacası, bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları ahlak olarak ifade edilirken; çeşitli meslek kolları arasında taraflarının uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü olarak etik kavramı kullanılır. Dolayısıyla etiği, mal ve hizmet üretenlerin, kamu hizmeti yapanların, toplumsal düzeni sağlayanların dikkat etmesi gereken ilkeler olarak da ifade edebiliriz.

Hükümetler ve yöneticiler, iş normlarını ve ahlaki değerleri uygulamaya yansıtmak için öncü rolü oynamalıdırlar. Yöneticiler, özellikle üst düzey yöneticiler, kurumsallaşan iş ahlakı sayesinde ahlaki karar vermeyi teşvik edecek ve destekleyecek bir örgütsel ortamı yaratmak için birinci derecede sorumluluğa sahiptirler. Neticede iş ahlakının kurumsallaşmasıyla, ahlaki kavramların veya kuralların günlük eylemlere uygulanması ve entegrasyonu ifade edilmektedir.

Öyle Bir Sistem Kuralım ki, Kişilere, Gruplara Bağlı Olmadan, Hukuki Düzenlemelere Göre Kapsayıcı Bir Şekilde İşlesin. Sistemdeki Hataları, Eksiklikleri Birileri Darbe Gerekçesi, Kader Meselesi Olarak Kullanmasın. Sistem Kendini Bağımsız Düzenleyici ve Denetleyici Kurumları Aracılığıyla Kontrol Etsin ki, Atalarımızın, Şehitlerimizin Kemikleri Sızlamasın…


11 Eylül 2022 Pazar

WCM = WORLD CLASS MANUFACTURING

 

Dünya Klasında Üretim Sistemi olan WCM (World Class Manufacturing), organizasyon içerisindeki tüm süreçlerin performansında dünya klasında seviyeye erişmeyi hedefleyen kapsamlı bir iyileştirme modelidir..WCM (World Class Manufacturing); karı arttırmaya yönelik kapsamlı bir üretim sistemi modelidir. Kayıpları sınırlandırıp aynı zamanda verimlilik, kalite ve üretim güvenliliğini arttırmayı amaçlamaktadır. Başka bir deyişle yalın üretim felsefesini organizasyonun her düzeyine indirip daha ileri seviye bir üretim yapmak amaçlanır.


WCM Modeli, İsraf-kayıp analizini temel alarak tüm değer zincirindeki ​önceliklerini belirler. Önceliklerine göre israf ve kayıpları azaltırken, önemli düzeyde bir performans elde etmek ve sürdürmek için tüm organizasyonu destekleyerek sürekli iyileştirme zihniyetini uygular..İşletmelerin sürekli üretimlerini devam ettirmek, artan rekabet ve tüketim dünyasında faaliyetlerine devam etmeleri için yalın üretim sistemlerini
kullanmak zorunda olmaları kaçınılmazdır. 




WCM çalışmaları ile iş kazalarının
sıfıra indirildiği ortamda oluşturulan ürünün;
En iyi kalitede (Toplam Kalite Kontrol), sıfır duruşla
(Toplam Üretken Bakım),
sıfır stokla (Tam Zamanında Üretim) ve sıfır kayıpla
(Toplam Endüstri Mühendisliği) üretilmesi sağlanır..
Yalın üretim sistemlerini kendilerine adapte etmeyi başaran firmalar; WCM üretim modeline yönelmişlerdir.




Pillar(sütun); tam olarak Türkçe bir tanımı olmaması ile birlikte
kısaca 
WCM üretim modeli gerekliliklerini sağlamak üzere çalışmalar sürdüren departmanlardır. Üretim modelinin yapı taşlarını oluştururlar. Teknik pillarlar ve yönetimsel pillarlar olarak iki farklı grupta incelenir.

Teknik Pillar; işlerin daha çok metotsal kısımlarıyla ilgilenen
operasyonel pillarlara verilen isimd
ir.

Yönetimsel Pillar
; işlerin daha çok yönetimsel kısımlarıyla ilgilenir ve
organizasyonun gelişimine yardımcı olmayı hedefler. 



  • İş Güvenliği, işletmede güvenli davranış ve kültürü benimseyerek kazaları önlemektir.
  • Odaklanmış İyileştirme, uygun yöntemi kullanarak kaliteyi, üretkenliği artırmak ve maliyeti düşürmek için önemli bilgi birikimi yaratmaktır.
  • Otonom Bakım, ekipmanların yoğun olduğu alanlarda ilgili ekipmanın operatörlerinin ve o ekipmanın teknik verimliliğinin muhafaza edilmesidir.
  • Profesyonel Bakım, bakım ekibi ile sıfır arıza prensibine uymak ve bakım maliyetini en aza indirmektir.
  • İş Yeri Organizasyonu, Toplam Endüstri Mühendisliği metodolojisi ile israf içeren operasyonların, düzensiz hareketlerin, işlerin ve katma değersiz hareketlerin elimine edilmesini sağlamaktır.
  • Kalite, ürün tasarımından müşteriye kadar olan tüm süreçlerde gerek iç gerekse dış müşterilere etki eden hataların sıfırlanmasını hedeflemektir.

  • Lojistik, hammadde tedarik sürecinden ürünün müşteriye teslimatına kadar olan bütün süreçlerde stoğu ortadan kaldırarak ve malzeme taşımayı en aza indirerek “0” stok hedefine ulaşmaktır.
  • Erken Ekipman Yönetimi ve Erken Ürün Yönetimi, Tüm pillarlar uygulanırken öğrenilen dersleri kullanarak, üretimi, satışı ve kullanımı kolay, proje maliyetini ve süresini en aza indiren yeni ekipman/ürünleri piyasaya sürmektir.
  • İnsan Kaynakları Gelişimi, başarılı bir WCM modeli uylamak adına insan katılımının önemini ele alarak, insanları yetiştirmek, eğitmek ve beslemektir.
  • Çevre, ortamdaki çevre ile ilgili ortaya çıkabilecek kazaların önlenmesini sağlamak için işletmenin çevreye olan tüm etkilerini kontrol etmek ve azaltmak için bir sistem oluşturmaktır.



    WCM modelini sistemin tamamında doğru kararlar alarak uygulamak için farklı süreçlerde farklı yöntemler kullanılabilir. 5N+1K, Balık Kılçığı Metodu, 5S Uygulaması, Heinrich Pramidi, Spaghetti Diyagramı, ABC Önceliklendirmesi, Değer Akış Haritalama, Poka Yoke, Kanban, Kaizen bu yöntemlerden bazılarıdır..Endüstri 4.0’ın yavaş yavaş kendini hissettirmesiyle birlikte küçük firmalar yalınlaşma sürecine yeni yeni başlamış olup büyük ölçekli global firmalar ise WCM üretim sistemine geçmeye ve bu sistemi kendi bünyelerinde geliştirmeye başlamışlardır.







22 Ağustos 2022 Pazartesi

A MINIMALIST LIFE WITH TINY HOUSE

Tiny houses, also known as micro or mini houses, represent a new living trend from the Turkey and have been enjoying increasing popularity since the financial crisis of 2007. Typically, the living space is less than 50 square metres often considerably less. Not only the usable area is of modest dimensions, but also the minimalist and functional interior design. In addition, many tiny houses have a chassis and are mobile, making them suitable for a flexible and location-independent lifestyle.


How they differ from classic real estate
The most fundamental difference to classic real estate such as houses and flats is, apart from the living atmosphere, the lower cost of the mini houses. Their acquisition costs are on average far below those of single-family houses or flats. While there are also luxury micro-houses, whose purchase price is higher as a result of a concept based on individual requirements and noble designer interiors, the prices of prefabricated tiny houses are generally much lower than conventional real estate. Thus the tiny houses also offer an opportunity for buyers with little capital to acquire residential property despite rising property prices. The running costs, for example for energy, are also lower due to the small living space. Insufficiently insulated mini houses prove to be problematic with regard to high heating costs.



The basic configuration & Only the bare essentials

In order to call a tiny house a fully-fledged home, there must be at least one sleeping area, a kitchen and a bathroom. Between them is the remaining living space, which is equipped with the most basic furnishings such as seating and a desk. Mobile micro houses have a chassis that transforms them into transportable property and eliminates the need for own land. Tiny homes can be prefabricated or individually designed. There are mini houses with two levels as well as those with solar cells, which enable partial energy self-sufficiency and cost savings.



What motivates people to live in a tiny house?

Tiny homes embody a minimalist lifestyle that abandons materialistic values. At the same time, the trend can be interpreted as a reaction to rising property pricein conurbations. It is also attractive for people with a particularly mobile lifestyle, such as digital nomads. They can sell their property and move wherever they want with their tiny house and change their location whenever they want. The mini houses are also practical for people who move frequently for work reasons. And finally, you can even take them on holiday with you.



The tiny house movement is especially gaining interest from those fed up with living in a place that is so large they rarely use all of the space and where most of it’s filled with consumerist junk. Living in a small residence gives you the incentive to free yourself of unnecessary items and a chance to declutter your life. Compact living offers folks the opportunity to use fewer resources and live a debt-free life. People can live big in a  tinyhouse by enjoying more stress-free existence.



The living room is very spacious because there’s no secondary loft, exposing the total height for the ceiling. There are plenty of windows, and the curtains are diaphanously sewn by herself, adding a touch of softness to the room. The multifunctional sofa and features a great deal of storage hidden underneath and integrated USB billing ports on the sides. It’s also convertible, extending into a bed for when guests spend the night. The dining room table can fold down when not in use, and there’s lots of storage
under the staircase.




Tiny House has everything that a standard house can basically offer. The structure and the roof are solid and durable no matter the weather. Inside you will find a bathroom, a kitchen, a living/eating room and a sleeping loft. Of course, it goes with all the appliances, don’t worry. Usually the house is made for two people but with smart design and innovation, it can accommodate four people or sometimes even more. 



Moving from a spacious place to a tiny one might scare you. Certainly due to minimizing your needs or any personal reasons. We easily get attached to our personal environment but we easily adapt to another environment as well! You will surely get rid of many unnecessary things (for your own good) but having plants in a tiny house is not negotiable.


Every design element of this tiny home is chic and sophisticated,
and the clever wooden accent acts as a perfect divider between
the upstairs and downstairs spaces.
No doubt anyone would feel right at home here. 



If you have an empty corner in your bathroom or seemingly awkward dead space, fill it with something you can always use more of: storage. For newer and custom builds, we think bigger is better. Plan to incorporate oversized shelves, like these, and store everything from towels to extra toiletries. And the best part is you can plan to use your linen closet for something else altogether.


Living in a tiny home doesn’t mean you have to give up your passion for gardening. Tiny house living and tiny house gardening both require creativity, flexibility, and planning. Many plants can grow in small spaces when creative and smart designs are used. Whether you want to grow vegetables or flowers, use these tips for tiny home gardening.



The tiny house movement is picking up steam, and creators make tiny homes in all shapes, sizes, and forms. It is becoming easier to live in a tiny home because of efficient space. Most people join this movement because of environmental concerns, financial worries, or the desire for more freedom.



The living room has a big sofa placed in front of a glass tri-folding door. This design lets the natural light bathe the inside, feeding the green wall that can be found above the kitchen area and the living room. It also opens the whole place, making the interior seamlessly blend with the exterior.


Despite its pros and cons, the Tiny House on wheels stays a very nice alternative living space to a standard habitation. If you like authenticity and moving whenever you like, it is made for you. If you want to explore different places but to feel more comfortable than in a caravan, it is made for you. In fact, it is made for everyone who needs some change and feel free...







18 Ağustos 2022 Perşembe

6 SIGMA

 

6 Sigma,
bir şirketin faaliyetlerini hatasız ve verimi yürütmesini sağlamak, süreç yönetimi kavramını en üst düzeye çıkarmak içi dünyada en kabul gören yöntemlerden biridir. 

6 Sigma,
hata olasılığını azaltarak işi geliştirmek için tasarlanmış bir dizi yönetim aracı ve tekniğidir. Kusurları ortadan kaldırmak için istatistiksel bir metodoloji kullanan veriye dayalı bir yaklaşımdır.

Yalın 6 Sigma,
Sürekli ve kararlı liderlik desteği ile
Hata kaynaklarını bulup ortadan kaldırarak
süreç çıktılarının kalitesini artırmak amacı ile 
Organizasyonda bu işe odaklanmış
belli bir insan kaynağı altyapısı kullanarak
Kalite yönetimi ve istatistik araçlarını kullanarak 
Tanımlı adımları ve hedefi olan bir proje yapma biçimidir.




6 Sigma‘nın özü, iş dönüşümü ve değişimdir. Hatalı veya verimsiz bir süreç ortadan kaldırıldığında, çalışma pratiğinde ve çalışan yaklaşımında bir değişiklik gerektirir. Sağlam bir esneklik kültürü ve prosedürlerdeki değişikliklere yanıt verme, kolaylaştırılmış proje uygulamasını sağlayabilir. İlgili kişi ve departmanlar değişime kolaylıkla uyum sağlayabilmelidir, bu nedenle bunu kolaylaştırmak için süreçler hızlı ve sorunsuz bir şekilde benimsenecek şekilde tasarlanmalıdır.



6 Sigmanın Faydaları:

Daha güçlü ve sağlam tasarımlar yapar.
Müşteri memnuniyetinde artırır.
Ürün maliyetlerin azaltır.
Pazar payının arttırır.
Üretkenliği arttırır.
Devamlılığı sağlar.
Çalışanları motive eder.
Yenilik ve değişimi kolaylaştırır.



6 Sigma bir takım çalışmasıdır.
Dolayısıyla firmada öncelikle takım çalışma kültürünün oluşması hedeflenir.
Tüm çalışanlar sapmalarla mücadele konusunda kök neden yaklaşımı anlamalı ve uygulama yetkinliğine sahip olmalıdır.6 Sigma bir ekip çalışmasıdır. Ekibi ve projeyi yönetecek kişilerin Liderlik yetkinlikleri proje başarısı için önemlidir.6 Sigma uygulamaları proje yönetimi yaklaşımı ile gerçekleşir. 


Tanımlama (Define)

Proje Yönetim Sistemi ve Proje Planlaması
Proje Göstergeleri
Müşterinin Sesi
Detaylı Süreç Şeması
Hata Türü Etki Analizi (FMEA)
Sebep-Sonuç Matrisi



Ölçme (Measure)

Çetele Diagramı
Pareto Şeması
Grafiksel Analizler
Süreç Sigması
Tanımlayıcı İstatistik
Z-tahminleri


Analiz (Analyze)

Çok Değişkenli Analizler
Korelasyon
Hipotez testleri
Güven aralıkları
T-testi
F-testi
Ki-kare Testi
ANOVA



İyileştirme (Improvement)

Çoklu Regresyon
Yaratıcılık
Veri Toplama
Akış Diyagramları
Deney Tasarımı
Hipotez Testi




Kontrol (Control)

İstatistiksel Proses Kontrol
Güvenilirlik
Tolerans Analizi
Dokümantasyon ve Standartlaştırma
Sonuçların Değerlendirilmesi
Kontrol Grafiği






ÖNE ÇIKAN YAYINLAR

OTOMOBİL ARTIK LÜKS DEĞİL, CEZA

  Türkiye’de otomobil sahibi olmak artık bir ihtiyaç değil, adeta cezalandırılan bir tercih haline geldi. Çünkü bugün bir otomobil aldığınız...