9 Ekim 2025 Perşembe

LİMİT SİZSİNİZ



  • Başarı, emek ve kararlılıkla örülen bir yolculuktur.
  • Başarı, hedeflerine olan tutkunun sonsuz bir şekilde devam etmesidir.
  • Başarılı olmak için bir adım atmaktan korkmayın, ilerlemek için gereken güce sahipsiniz.
  • Başarı, başlamak için mükemmel bir zaman beklemek yerine şimdi harekete geçmektir.
  • Başarı, her düşüşten sonra yeniden ayağa kalkma cesaretinde yatar.
  • Başarı, kendi potansiyelinizin sınırlarını zorlayarak gerçekleşir.
  • Başarı, hayallerinizi inançla beslemek ve onları adım adım gerçeğe dönüştürmektir.
  • Başarı, engellerin değil, onları aşmak için geliştirdiğiniz gücünüzün bir göstergesidir.
  • Başarı, korkularınızın üstesinden gelerek kendinizi keşfetme cesaretini bulmaktır.
  • Başarı, gelecekteki hedeflerinizi belirlemek ve şu anki adımlarınızı buna yönlendirmektir.
  • Başarı, başarısızlıklardan ders çıkarıp yeniden denemek ve büyümek için fırsat yaratmaktır.
  • Başarı, zorluklara meydan okuyup, kendi hikayenizi yazma cesaretini taşımaktır.
  • Başarı, küçük adımlarla başlayan büyük bir yolculuktur, önemli olan sürekli ilerlemektir.
  • Başarı, her gün kendinizi biraz daha iyi yapma kararıyla birlikte gelir.
  • Başarı, içsel tutkunuzu takip ederek hayatınızı dönüştürme cesaretini bulmaktır.

Her başarının bir son kullanma tarihi vardır.

Başarı bilgi ister. Bilginin de beşte dördü ’ilgi’dir.

Başarı sizden üç şey ister: Tutku, teknik ve cesaret.

Baş+arı: “Baş” olmak için “arı” gibi çalışmak gerekir.

Aklınızın takıldığı yer hayatınızın takıldığı yer olabilir.

Başarınızı ilk unutan, başarısızlığınızı ilk gören siz olun.

Kafesten çıkınca değil, kafesi içimizden çıkarınca özgürleşiriz.

Büyük başarı kalpten gelir, beyinde büyür ellerden hayata akar.

İnsan yaşarken son işi, ölünce en büyük işi kadar başarılı sayılır.

Başarısızlığın en güzel durduğu yer, sonu başarıyla biten ömrün baş tarafıdır.
 

Hayatın dört işlemi vardır:
Başarı insanı toplar. Başarısızlık eksiltir.
Aşk çarpar. Ayrılık böler. Geriye sadece sen kalırsın!


Hepimizin önünde iki büyük soru var: 
1. Şu hayatı nasıl yaşamalı.
2. Hayatın içinden başarıyla nasıl çıkmalı.

İnsanlar 3’e ayrılır; 
Gerçekten başarılılar, başarılıyım diye geçinenler ve
başarılı insanlar üzerinden geçinenler.

Özgüven başarının başlangıç sermayesidir.
Güveni beslemeyen, güvensizliği besler.
Unutmayın; Gücünüzden şüphe ederseniz, şüphelerinize güç verirsiniz.

Başarısızken çok kaderciyiz, başarılıyken çok bencil.
Başarısızlığı hiç üzerimize almıyoruz,
başarıyı ise fazlasıyla üzerimize alıyoruz.

Güvensiz kalplerimizi, karaktersiz insanlara borçluyuz.
İşin içine bir kere güvensizlik girdi mi hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Önce insanlara güvenmeyi öğrendim,
sonra bunu bir daha yapmamam gerektiğini.
Olmayacak İnsanlara Güvenip O Kadar Çok İncinmişiz ki
Doğru Dürüst İnsanlara Fırsat Veremez Olmuşuz.

7 Ekim 2025 Salı

VİCDAN İNSANIN KENDİ İÇİNDEKİ TERAZİSİDİR



    İnsanın kaçamayacağı en büyük otorite kendi VİCDAN'ıdır.

  • İki tür insan var: yapılması gerekenleri ancak söylenince yapanlar ve kendi vicdanlarının sesiyle yapanlar. Çevrenizde hangisi çoğunlukta?
  • Asık surat ve öfkenin çok, sohbet ve sevginin yok olduğu aile ortamlarında yetişenler de doğduklarında bizler gibi, bir can'dı unutmayalım.
  • Niyetinin saflığını yakalamış insan için 'başarısızlık' yoktur; sadece öğrenme yolculuğu vardır. Bu öğrenme yolculuğunun tadına doyum olmaz.
  • Gelecek için kaygılanmak, kendine ve evrene güvensizliği gösterir; geleceği düşünerek planlamak ve en iyi şekilde hazırlanmak ise güveni.
  • Başarılı ve başarısız arasındaki temel fark, insanın hatasından öğrenmeye ne kadar açık olduğunda yatar.
  • Kişisel bütünlüğün bir anlam ifade edebilmesi için evrensel değerlerin toplumun kültüründe yaşaması gerekir. Geleceği yaratmak, değerleri yaşamak ve yaşatmakla mümkündür.
  • Çocuğunun potansiyeline gerçekten saygılı insan onu şımartmaz, onu geliştirir, hayata hazırlar. Ama önce kendisi gelişmek zorunda.
  • Cebin boş olmamasını önemseyenler bir türlü, zihnin ve kalbin boş olmamasını önemseyenler çocuklarını bir başka türlü yetiştirirler.
  • Yaşam yolculuğunda, ortaklık vardır.
  • Sabırsızlık üreticiliğin ve gelişimin önündeki gizli engeldir. Bu engeli aşmadan değerli ve anlamlı bir gelecek oluşturulamaz. Sabır eylemsizlik demek değildir; bilinçli uzun soluklu eylem içinde sabır sorunların çözümünü ve aydınlık geleceğin anahtarıdır.

  • Çocuklarımızla yaptıkları değil, yapabilecekleri şeyler üstüne sohbet kuralım.
  • Uzun vadeli düşünüldüğünde kişisel bütünlük içerisinde olan insan kazanır.
  • 'Elalem ne der' düşüncesi, bir ilişkiyi kurumsallaştırır.
  • Mutlu olmak istiyorsan yanındakini de mutlu etmeyi bil. Bunun adı biz bilincidir.
  • İçinizin, sözünüzün ve hayatınızın birbiriyle uyumlu olabilmesi için kişisel bütünlük gerekli.
  • Akıllı insan elinden gelenin en iyisini yapmaya gayret eden ve bundan şevk duyan insandır.
  • Hedefinizi belirledikten sonra her gün kendinize 15 dakika yatırım yapın.
  • Eğer akvaryumdaki su hasta ise, içindeki balıklar da eninde sonunda hasta olurlar.
  • Kendinden daha büyük bir şeyin parçası olduğun zaman yaşamının anlamını bulursun.
  • Ait olma birey olma dengesinin temelinde biz olmak vardır.
  • Her erkek sevdiği kadının kahramanı olmak ister; her kadının da bir kahramanı olsun, yeter.
  • İnsanın kaçamayacağı en büyük otorite kendi vicdanıdır.
  • Yaşam enerjisini doğru planlayıp verimli kullanabilmek için; 'hayatın bütününe bakabilen bir zihin' gereklidir.
  • Ben hem ait olmak istiyorum hem de özgür olmak istiyorum!

  • Ailede demokratik hayat oluşmadan toplumda demokratik hayat oluşmaz.
  • Bir insanın gelebileceği en büyük mertebe güvenilir insan olmaktır.
  • Şans, hazır olana gelir.
  • Gerçek zenginlik, parasal karşılığı olmayan zenginliktir.
  • Yaşamda gerekli 3 donanım; 1- yaşamda kendin olmak ait olmak 2- sınırlarımız ve sorumluluklarımız 3- değerleri ayakta tutmak.
  • Bir insan kendi içini önemsemezse hayatta hiçbir şeyi önemsemez.
  • Eğer 'biz' hedefini koyabiliyorsanız, önünüze gelecek fırsata hazır olmalısınız.
  • Hakikatten daha üstün bir başka değer yoktur.
  • Her 'evet'in bir 'hayır'ı vardır. Sevgiye 'evet' diyen insan öfkeye, kine, kıskançlığa, çekemezliğe, aldatmaya, dedikoduya 'hayır' der.
  • Bir toplumun yaşamında HAKKANİYET anlamını kaybederse, zamanla o toplumda her şey, ama her şey, anlamını kaybeder.
  • Şevk, arabanın yakıtına benzer; aracınız teknolojik yönden en ileri bile olsa, yakıtı yoksa çalışmaz. 

    Çocuğunuz ne kadar zeki olursa olsun, başarma isteği ve hevesi yoksa verimli ve etkili bir biçimde çalışmayacaktır. Çocuğunuzun sınırlarına ve sorumluluklarına saygı duyun, onu istekli ve şevkli tutmanın sırrı burada yatar
  • Cesaret, egonun denetiminden çıkmayı göze almak demektir.
  • Çocuk sürekli yetişkinin davranışını gözler; bu davranışlardan anlam çıkarmaya çalışır. Yetişkinin davranışı tutarsız, açıklanamaz, söylenene uymayan türden olduğu zaman çocuk şaşırır ve hem kendine hem de içinde yaşadığı dünyaya güveni temelden sarsılır. Bu nedenle çocuk içinde bulunduğu gerçeği algılamamayı öğrenmeye başlar; içinde bulunduğu ortama getirdiği bilinçte bir azalma görülür.
  • Bilinciniz gelişmeden o bilince uygun olan fenomenleri algılayamazsınız.
  • Yaşam enerjinizin kaynağı sizin özünüz. Kendi özünüzden koptuğunuz zaman şevkiniz kalmaz.

  • Hüzün, ayrılma zamanı gelmiş bir olay ya da kişiyi simgeler; yeni bir aşamanın başlayabilmesi için, bir devrenin kapanıp bitmesi gerekir.
  • Üç tür ilişki bilinci vardır: Sen, ben ve biz. En güçlüsü biz bilincidir. Çünkü orada ortak akıl ve gerçek güç oluşur.
  • Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır.
  • Diğer insanların yaptıkları şeyler ancak biz izin verirsek bizim ruhumuzu zedeler.
  • İnsanların yaşamı tesadüfler sonucu oluşmaz; insanların yaşamı onların davranışlarının yansımasından başka bir şey değildir.
  • Bir insanı aciz bırakırsanız tüm hayatını güç elde etmek için kullanır.





6 Ekim 2025 Pazartesi

TAKIM ÇALIŞMASI DAYANIŞMAYI ARTTIRIR

 


Ortak hedeflere sahip, farklı özelliklerde ve farklı yeteneklerdeki bireylerin amaçlarını gerçekleştirmek için ortak ve senkronize çalışmasına ,takım  çalışması ya da ekip çalışması adı verilir.  Takım  üyeleri bir dişlinin parçaları gibidir. Hepsinin görev yetkileri sınırlıdır ancak hep birlikte çalıştıklarında büyük çarkları döndürebilecek güce ulaşırlar.  Bir ekibin oluşabilmesi için belli kriterler gerekir.  Takım en az iki kişiden oluşmalıdır. Takım üyeleri birbirlerine bağlı hareket etmeli, belli bir plan dahilinde beraber çalışmalıdır.  Takım üyelerinin ortak bir amacı olmalıdır. Bu üç özellik olmazsa orada takım değil sadece bir grup vardır. Bir grubu takım haline getiren özellikler şunlardır.

Takım  olmanın özellikleri

  • Takımın hedefleri
  • Liderin ve takım üyelerinin organizasyondaki rolleri
  • Takım üyeleri arasındaki bağ
  • Takım kültürü
  • Takımın sosyal havası

Bunlar bir grubu takım haline getiren faktörlerdir. Takım çalışmasının hem kişilere hem de şirket ve organizasyonlara çok büyük katkıları vardır.

Takım çalışmasının Faydaları

Takım Çalışmasının Firmaya/Kuruma Faydaları

  • İş bölümünün düzenli olması ve operasyonların hızının artırılması
  • Bölümler arası işbirliğinin üst düzeyde gerçekleşmesi
  • Çözümü zor sorunları işbirliği ile kolayca çözülmesi
  • Uzmanlaşmanın sağlanması
  • Kurum kültürünü zenginleşmesi
  • Sosyal bir ortamın ortaya çıkması ve yeni personelin sosyalleşmesi
  • Takım gücü ile karlılık oranının artması, büyümenin gerçekleşmesi
  • Olumlu bir marka algısı oluşturulması
  • Firmayı sahiplenen bir çalışan grubu oluşturulması

Takım Çalışmasının Bireylere Faydaları

  • Personele yeteneklerini sergileme fırsatı sunması
  • Personelin uyum içinde çalışmasını sağlaması
  • Bilgi ve tecrübelerin diğer çalışanlarla kıyaslanması olanağı
  • Faydalı bilgileri kısa sürede ve kolay bir şekilde öğrenilmesi
  • Kaygının azalması sosyal ortamların bireyleri mutlu etmesi
  • Bireyin kendini kuruma ait hissetmesi
  • Takımın başarısını, kendi başarısı olarak görmesi ve biz duygusunun gelişmesi
  • Analitik düşünme yeteneğini geliştirmesi

Takım Çalışmasının Önemi

  • Bir kişinin yapamayacağı ancak birçok kişinin birarada çalışması yapabileceği işler için takım çalışması şarttır.
  • Takımlar firmaların başarılarını artırır daha iyi ve verimli çalışmalarını sağlar.
  • Takım içinde ve takımlar arasında bilgi alışverişi yüksek olduğundan firma kendini çabuk geliştirir. Piyasa koşullarını iyi takip eder. Gerekli tedbirleri sorunlarla karşılaşmadan önce alır.
  • Takımlar, demokrasi kültürünün yerleşmesini sağlar. Bireyler arasında dayanışmayı artırır. Örgütlü olmanın faydaları firma başarısına yansır.
  • Takım çalışması yardımlaşmayı ve dayanışmayı artırır.
  • Takım çalışması yapmayan firma ve kurumlar hantal bir yapıya dönüşür.
  • Takım çalışması kurumsallaşmanın en önemli adımıdır. Büyük şirketlerde bir kişi hem patron hem insan kaynakları uzmanı hem de satın alma uzmanı olamaz. Şayet bu mantıkla yönetilen bir firmaysa rekabet gücünü kısa bir süre sonra kaybedecektir.
  • Karar alma mekanizmaları daha sağlıklı çalışır
  • Kendini adama duygusunu geliştirir. Bu da şirket karlılığını artırır.
  • Etkili takım çalışması sadece iş dünyasında değil hayatın her alanında sizi başarıya ulaştırır.

Takım iletişimi nasıl olmalıdır?

Takım olmanın altın kuralı, takım üyeleri arasında sağlıklı ilişkiler kurulmasıdır. Bu da etkili bir iletişimden geçer. Ekip üyeleri arasında etkili iletişim için dikkat edilmesi gereken hususları aşağıda sıraladık bu başlıklar aynı zamanda başarılı takım çalışması için olması gerekenler oalrak da isimlendirilebilir.

Netlik ve sadelik: gerek yüzyüze gerek mail vb iletişim araçlarıyla iletişim kurarken tarafların net olması gereksiz bilgi vermekten kaçınması gerekir. Sadece anlatılmak istenenler kısa cümlelerle anlatılmalıdır.

Dürüstlük: taraflar birbirine karşı şeffaf ve dürüst olmalıdır: Bu takım içindeki güveni artırır. Güven duygusu insanların çalışma azmini ve verimini artırır.

Doğruluk: Kişiler sundukları bilgilerin doğru olduğundan emin olmalıdır. Bu şekilde olası hataların önüne geçilir. Çıkması muhtemel sorunların önceden önüne geçilir ve hiç kimse eksik ya da yanlış bilgi için birbirini suçlamaz.

Mantıklı ve objektif olmak: beklentileri gerçekleşebilir düzeyde tutmak. İş yükünü adaletli dağıtmak.  Ekip üyelerine tarafsız davranmak.

İlgili olmak: ne iş yapıyorsanız o işle ilgili olmak. O konuda kendini eliştirmek, alanına hakim olmak.

Paylaşmak: mutluluğu, bilgiyi, yeni öğrenilenleri paylaşmak.

Motive etmek: Hem kendini hem de ekip arkadaşlarını motive etmek

İyi bir dinleyici olmak: ekip üyelerini dikkatle dinlemek dinlerken onları onaylamak.

Alçakgönüllülük ve işbirliğine açık olmak:  Ego iş dünyasında sık rastlanan bir sorundur. Başarılı bir takım çalışması için ego bir kenara bırakılmalı alçakgönüllü bir şekilde bildiklerini paylaşmak için istekli olmalıdır.

BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR

 


İnsan yaşamı boyunca bir çok şeyi tek başına yapabilir ama hayatı boyunca başkaları ile işbirliği içinde olmadan ve birlikte hareket etmeden tam anlamıyla başarıya ulaşamaz.

Hayatın zorlu kulvarında adımlarınızı atarken aşılması gereken zorluklar ile karşılaştığımızda o zorluğu yanımızda olanlar sayesinde güç birliği yaparak aşabiliriz. O zaman bizim için başarının sırrı takım olmak ve birlikte hareket etmektir diyebiliriz. Her zaman ve her yerde bireysel hareket edilmeyeceğini bilmeli ve işlerimizi daha kolaylaştırabilmek ve oldurabilmek için birlik ve beraberliğin önemini kavramalıyız.

Toplum içinde insanlar, kendi başlarına yaşayamazlar. İnsanlar bir araya gelerek toplumu oluşturur. Toplumlarsa ırkları ve ulusları oluşturarak büyük bir kuvvetin içinde yer alırlar.

 Kişiler, olaylar karşısında tek başınayken seslerini duyuramazlar veya tek başınayken, ferdi oldukları için bir anlam etmeyebilirler. Fakat bir topluluk olarak hareket ettiklerinde, mutlaka dikkate alınır ve fark edilirler. Çünkü insanlar, çoğunluğu göz ardı edemez ve yok sayamazlar.

Günümüz iş dünyasında bireysel başarılar hala önemli; ancak bir şirketin gerçek anlamda büyüyüp gelişmesi, güçlü bir takım çalışmasıyla mümkün oluyor. Tek bir kişinin yetenekleri ne kadar etkileyici olursa olsun, karmaşık projeler ve hedeflere ulaşmak için birden fazla kişinin katkısına ihtiyaç var. Çünkü herkesin güçlü olduğu farklı alanlar ve bakış açıları bulunuyor. İşte tam da bu noktada, “birlikten kuvvet doğar” anlayışı devreye giriyor.


Modern iş ortamları, farklı yeteneklere ve geçmişlere sahip insanların bir araya geldiği yerlerdir. Takım çalışmasının bu kadar önemli olmasının sebeplerinden biri de, çeşitliliğin yaratıcılığı artırmasıdır. Farklı bakış açıları, sorunlara daha geniş bir perspektiften bakılmasını sağlar ve bu da yenilikçi çözümler üretmenin anahtarıdır.


“Birlikten kuvvet doğar” demek, sadece bir araya gelmek değil; aynı zamanda güven ve iletişim temelinde bir bağ kurmak anlamına gelir. Takım üyelerinin birbirine güvenmesi, açık ve etkili bir iletişim kurması, hem iş verimliliğini artırır hem de motivasyonu yükseltir. Bu iki unsur olmadan, en yetenekli insanların bile bir arada çalışması oldukça zor olabilir.

Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesi, takım çalışmasının sınırlarını da genişletti. Artık farklı şehirlerde veya ülkelerde bulunan ekipler bile aynı proje üzerinde sorunsuz bir şekilde çalışabiliyor. Video konferanslar, proje yönetim yazılımları ve anlık mesajlaşma uygulamaları sayesinde, takım çalışması mekandan bağımsız hale geldi. Bu da “birlikten kuvvet doğar” atasözünün, sadece fiziksel değil, dijital olarak da geçerli olduğunu gösteriyor.

KURUMSAL KÜLTÜR

 

Bir şirketin altyapısı ve organizasyonu kadar üst yapısı yani kültür ve değerleri de iş başarısını belirlemektedir. Kurum kültürü kurumdaki bireylere, birbirlerine davranışlarında ve işlerinin yapılma şekli konusunda rehber olan, bireyler arası etkileşimle ortaya çıkan ve paylaşılan inançlar, tutumlar, tahminler ve beklentiler modelidir.

Bu nedenle hissedarlardan çalışanlara ve hatta müşterilere kadar günümüzde kurum kültürü ve kurumsal değerler çok önemsenmektedir.

Kurum kültürü; bir kurumda çalışan kişilerin davranışlarını yönlendiren normlar, kalıplar, inançlar, tutumlar ve davranışların oluşturduğu bir bütündür.

KURUM KÜLTÜRÜNÜ OLUŞTURAN UNSURLAR
Kurum kültürü şu unsurlardan oluşur;

1- Kurumun tarihi,
2- Kurumun değerleri,
3- Kurumun inançları,
4- Kurum ile ilgili yazılı eserler,
5- Kurumun sembolleri,
6- Kurumun resmi olmayan örgüt yapısı,
7- Kurumla ilgili adet ve gelenekler,
8- Kurumla ilgili günler ve törenler,
9- Kurumun önde gelen kahramanları(şehitler gibi)
10- Kurumun misyonu ve vizyonu,
11- Kurumun kuruluşu ve kurucuları,
12- Kurumdaki davranış kuralları.

KURUM KÜLTÜRÜ OLUŞTURURKEN DİKKAT EDİLECEK KONULAR
Kurum kültürü oluştururken dikkat edilecek konuları şöyle sıralayabiliriz;

1- Etkin ve açık bir iletişim,
2- Çalışanların karar süreçlerine katılımı,
3- Çalışanlar arasında uyum,
4- Yetki ve sorumlulukların akılcı bir şekilde dağıtılması,
5- Kurumun çalışmalarının güvence altına alınması,
6- Kurumun geleceğinin güvence altına alınması.

KURUM FELSEFESİNİN UNSURLARI
Kurum felsefesini oluşturan unsurları şöyle sıralayabiliriz;

1-  Kurum  VİZYONU,
2-  Kurum  MİSYONU,
3-  Kurumun  TEMEL DEĞERLERİ,
4-  Kurumun  TEMEL SLOGANLARI.

KURUM FELSEFESİNİN FONKSİYONLARI
Kurum felsefesinin fonksiyonlarını şöyle ifade edebiliriz;

1-  Oryantasyon ile örgütün akılcı bir şekilde yönlendirilmesi,
2-  Motivasyon ile çalışanların motive edilmesi,
3-  Şeffaflık ve açıklama yapma imkanlarının kazanılması,
4-  Seçim yapma imkanlarının gelişmesi.

SEVGİ SAYGI YAŞAMIN VAZGEÇİLMEZİ


Saygı; Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenliölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusuhürmet, ihtiramdır.

Saygının var olduğu bir zincir, değer üretme azmi taşır. Taşı taşın üzerine koyma enerjisi vardır.

Saygı görmek istiyorsan, saygı görmek istediklerine sen saygı göstermelisin.

Saygı hayatın basit bileşenlerinde gösterir kendini… İleri toplum sosyolojisini gösterir.

Bir başkasının hakkını ezmeyecek mimari yapılanma, kendine yeterlilik, ben’i değil biz’i önceleyen.. mütevazı, doğa ile dost…

İleri uygarlık bu değilse nedir? Sevgi ile birlikte anılır genelde…

Soru şudur, saygı mı sevgi mi önce gelir? Benim cevabım; önce saygıdır. Zira sevgi, saygı ile korunur, çerçevelenir, sürdürülebilir hale gelir.

Sevgi bağı, saygı olmadan fazlaca dayanamaz. Saygı, sevgiyi besleyen, koruyan, geliştirendir.

Saygı kayığına binmeden sevgi denizi geçilmez.

Saygı satın alınmaz, kazanılır. Saygı ruhu yücelten en önemli unsurdur.

“Bizi insan yapan sevgi ve saygıdır.”

“Büyüklere hürmet en büyük vazifedir.”

“Başarılı olmak kolay, saygıdeğer olmak zordur.”

“Saygı düzenin anahtarıdır.”

“En büyük başarı insanlardan edinilen saygı ve sevgidir.”

“Bizi insan yapan sevgi ve saygıdır.”

“Büyüklere hürmet en büyük vazifedir.”

“Başarılı olmak kolay, saygıdeğer olmak zordur.”

“Saygı düzenin anahtarıdır.”

“En büyük başarı insanlardan edinilen saygı ve sevgidir.”

25 Haziran 2025 Çarşamba

TİLDA KILIÇ

TİLDA KILIÇ

Mimar Sinan Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü mezunu olan Tilda, single ve albüm çalışmalarının yanı sıra, akademik kariyerine yüksek lisans yaparak devam etmek istiyor. Böylece, doğuştan var olan yeteneğini, lisansüstü düzeyde müzik eğitimleri ile besleyip güçlendirerek donanımını zirveye taşımak istiyor.

 Aranjörlüğünü, Türkiye’nin önemli ve çok değerli müzik adamlarından birisi olan Volkan Şanda üstleniyor. Şanda Tilda’nın gizemli ve büyülü dünyasına senfonik tınılar ile dahil olarak onun müziği ile adeta etle tırnak gibi bütünleşiyor.  Lirik ve senfonik alt yapısı ile film müziği tadındaki bu zengin bileşim dinleyiciyi adeta içerisine çekerek içsel bir yolculuğa davet ediyor. 


Tilda’nın müzikseverlerle buluşan ilk projesi olan Azelya, 2 Mayıs 2025’te Profabrika Prodüksiyon ve Soundbox etiketiyle tüm dijital platformlarda yayımlanıyor. İki parçadan oluşan bu özel çalışma, senfonik rock temelleriyle yerel melodik unsurların harmonisinden oluşuyor.   


Okullu bir müzisyen İdem Tilda Kılıç… Çok küçük yaşlardan beri müzisyen olmak isteyen, müziğe adanmış bir sanatçı adayı… Türk rock müziğine senfonik bir derinlik kazandıracak single’larıyla gönülleri fethetmeye kararlı…


İlk maksi single’ı olan AZELYA ile sesinin gücünü ve genişliğini cömertçe sergiliyor. Besteci, söz yazarı ve yorumcu kimliğiyle, çok yönlü bir müzisyen tavrı sergileyen Tilda’nın müziği, güçlü duyguları, geniş bir ses frekans aralığında yüreğimizi ısıtıyor.


Bu yolculuğa Tilda’nın annesi olan Marmara Üniversitesi’nde Dekan olarak görev yapan annesi, Sanat Tarihi Profesörü Sibel Kılıç’da
söz yazarı olarak dokunuşlar yaparak eşlik ediyor. 



7 Şubat 2025 Cuma

STRESLE YAŞAMA


STRESSİZ YAŞAM ÖNEMLİ

1) Problem veya içinde bulunulan duygusal duruma odaklanarak başa çıkma.

Probleme odaklanarak başa çıkma tarzında, var olan bir olayı değiştirmeye çalışırız. Böylece yeni bilgiler elde ederek stres yaratan faktör veya faktörleri elimine etmeye çalışırız. Örneğin trafik sıkışıklığında kalmışsak, alternatif yol güzergahları belirleyip bu güzergahları kullanabiliriz. Dikkat edilirse bu yöntemle stresimizin üstesinden gelmekte başarılı oluruz. Duygusal duruma odaklı başa çıkma da ise birey stresin verdiği olumsuz duyguları ortadan kaldırmak için duygularını değiştirmeye çalışır. Örneğin iyi ki trafik tıkandı, bugün işe gitmeyi hiç istemiyordum. Oysa işe gitmek bizim bir sorumluluğumuzdur. Bu örnekte birey kendisini geçici olarak duygusal anlamda rahatlatmaktadır. Bu başa çıkma tarzı bizi kesin çözüme ulaştırmaz.

2) Stres kaynağını kontrol ederek veya kaçarak başa çıkma.

Bir problemin varlığını kabul edip bunu çözmek üzere bir plan yapabiliriz. Bu durumda stres kaynağını kontrol etmekteyiz. Bunun terside stres kaynağını görmezden gelmek, unutmaya çalışmak, arkamızı dönmek veya başka ortamlara geçmek şeklinde kaçma davranışı olarak da ortaya çıkabilir. Örneğin iş yerinde kavgalı olduğumuz bir arkadaşımız var. Biz bu kavganın önemli olmadığı üzerinde durabiliriz, onunla mümkün olduğu kadar az iletişime girebiliriz veya başka bir bölüme alınmamızı isteyebiliriz. Görülüyor ki stres kaynağını kontrol etmek bir kalıcı çözüm iken, kaçmak, yok saymak, ilgilenmemek stresi ortadan kaldırmamaktadır.

3) Sosyal destek arayarak veya yalnız başına başa çıkma.

Bazı durumlarda strese karşı yalnız başına mücadele etmek iyi iken bazı durumlarda da sosyal destek alarak mücadele etmek iyidir. Şöyle ki sorunumuz kimseye anlatılamayacak kadar özel ise o zaman yalnız başına bir çare aramak daha iyidir. Eğer durum sosyal destek almamıza engel teşkil etmiyorsa o zaman özellikle iş stresine çare olarak iş arkadaşlarından sosyal destek almak çok iyi sonuçlar vermektedir. Ama burada dikkat edilmesi gereken nokta kimden ne kadar destek alacağımızdır. Sorunlarımızın çözümü için aldığımız destek kariyer ilerlememizde önümüze engel olarak çıkmamalıdır.

4) Bilişsel ve davranışsal stratejiler.

• Aşamalı gevşeme teknikleri

Bu metod da stresin neden olduğu kas gerginliği ile aynı kasın tam gevşek durumu arasındaki farkı ayırt edebilme yeteneğimizin kazanılmasıdır. Madem ki stres kaslarda gerginliğe (tonus) neden oluyor o zaman kasın gevsek durumunu bilirsek stres altında olduğumuzu bilir ve gevşeme yöntemini kullanabiliriz. Bu yöntemde sırasıyla eller ve kollar daha sonra yüz, boyun, omuzlar ve sırtın üst bölümü sonra göğüs, karın ve sırtın alt bölümü ve son olarak ta kalça kasları, bacaklar, ayaklar ve tüm vücut gevşetilmelidir.

Yapılması gereken örneğin sağ yumruğunuzu sıkın bir süre böyle tutun sonra yumruğunuzu gevşetin. Tekrar aynısını yapın. Yumruğunuz sıkılı ve gevşek durumları arasındaki farkı hissedin. Bunu sırasıyla tüm vücut bölgeleri için uygulayın. Bunu başardığınız taktirde kaslarınızdaki gerginliği hissedebilir ve buna göre gevşeme tekniğini kullanarak stresinizle baş edebilirsiniz.

• Otojenik eğitim

Bu eğitimde kişi telkin yöntemiyle bir çeşit hipnoz durumuna girebilir. Ancak bu yöntem sabır ve konsantrasyon gerektirmektedir. Öncelikle baskın olarak kullanılan kol ve bacaktan başlanarak kol ve bacakta ağırlık hissine yoğunlaşma. Örneğin “sağ kolumda ağırlık hissediyorum, sol kolumda ağırlık hissediyorum, her iki kolumda ağırlık hissediyorum, sağ bacağımda ağırlık hissediyorum, sol bacağımda ağırlık hissediyorum her iki bacağımda ağırlaştı” gibi. Daha sonra aynı sırayla bu kez kol ve bacaklarda sıcaklık hissine yoğunlaşılır. Bundan sonraki aşama kalp üzerinedir ve “kalp atışlarım sakin ve düzenli”. Bunu 4-5 kez tekrarlayın. Daha sonraki aşama solunum üzerinedir. “solumam sakin ve gevşek”. Daha sonra karın gelir. “Karnım sıcak” ve son olarak alın gelmektedir. “Alnım serin”. 4-5 kere tekrarlayın.

• Stresle başa çıkmayı zorlaştıran düşünce yapısının değiştirilmesi bizim için faydası olmayan düşünce yapılarını bırakmamız gerekir

5) Nefes egzersizleri

Nefes egzersizleri vücudu rahatlatıp, gevşettiği için stresle başa çıkmada etkili bir yöntemdir. Bu yöntemlerden bir tanesi de birden sekize sayma egzersizidir. Bu egzersiz için önce soluk verilir,sonra derin bir soluk alınarak aynı zamanda gözler kapatılarak, gözlerimizin önünde bir sayısı içsel söylenerek canlandırılmaya çalışılır. Nefes 3 saniye tutulur sonra yavaş yavaş bütünüyle verilirken iki sayısı canlandırılır. Sırasıyla üçte nefes alınır 3 saniye tutulur, dört denilerek verilir. Beş alınır, altı verilir, yedi alınır, sekiz verilir. Bu egzersiz sakin, gürültüsüz bir ortamda, yere yatarak veya iskemlede oturularak yapılabilir.

6) Fiziksel egzersiz ve spor

“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur”. Hiç şüphe yok ki fiziksel egzersiz ve spor kendimizi zinde tutmak için gereklidir. Ayrıca bu etkinlikler stresle başa çıkmamızı kolaylaştırıcı alt yapıyı hazırlayarak vücudumuzun bu türden tehlikelere olan direncini de arttırır. Kolaylık olarak yürüyüş, koşu, bisiklete binme ve yüzme yapılabilecek sporlar içinde en kolaylarındandır.

7) Sağlıklı beslenme

Sağlıklı beslenme vücudumuzun içsel ve dışsal tehditlere karşı direncini arttıracağından çok önemlidir. Bunu sağlamak için özellikle kafein, alkol, sigara, şeker, tuz ve yağ gibi maddelerden mümkün olabildiğince uzak durarak sebze ağırlıklı ve karbonhidrat, mineral ve vitamin bakımından dengeli bir beslenme alışkanlığını edinmemiz bizler için vazgeçilmez olmalıdır.

İŞ STRESİNDE ÖRGÜTLERİN KULLANABİLECEĞİ STRATEJİLER

• İş tasarımı

Bu nokta işin çalışan bireyler için daha cazip hale getirilmesini ifade etmektedir. Örneğin çalışana sorumluk verme veya arttırma, işinin önemli olduğunu ve toplum gözünde saygın bir iş yaptığının hissettirme gibi.

• İş çevresinin tasarımı

Bu faktör çalışanın işyerinde karşılaştığı tüm fiziksel, çevresel ve ergonomik sorunların elimine edilmesi anlamındadır.

• Rollerin analizi, hedeflerin belirlenmesi, çalışana geri bildirim sağlama

Bu noktada çalışana neleri yapması gerektiğinin açık seçik bildirilmesi, ulaşması gereken hedeflerin belirtilerek bu hedeflere varmak için gösterdiği performansı hakkında kendisine bilgi verilmesidir her açıdan gereklidir.

• Örgütsel sosyal destek

Örgütsel sosyal destek çalışana kreş hizmetinden tutunda verilecek yemekler, servis olanakları gibi bir çok etkeni kapsar. Ayrıca çalışanların boş zamanlarında örgütün düzenleyeceği sosyal aktivitelere katılması da bir nevi destektir.

Pozitif enerjinizi toplamamıza yardımcı olacak on maddelik reçetemiz ;

• Sahip olduklarınızın farkında olun

• Hedeflerinizi belirleyin ve plan yapın

• Değiştiremeyeceğiniz şeyler üzerinde israr etmeyin

• Daha iyi bir dünya düşleyin

• Altından kalkamayacağınız işlerin altına girmeyin

• Problemlerinizle yüzyüze gelmeye çalışın

• İşinizin çok önemli olduğu üzerinde durun

• Dinlenmek için zaman ayırın

• Dikkatinizi içinde bulunduğunuz durum ve zamanda toplayın

• Başkalarına güvenin, gerektiğinde sorumluluklarınızı devredin.

6 Şubat 2025 Perşembe

CARPE DIEM



Carpe Diem Felsefesi ile 
Hayatın Tadını Çıkarın!

Yaşam kalitenizi artırmak, hayatınızı yeniden şekillendirmek ve biraz daha keyifli bir hale getirmek istiyorsanız, Carpe Diem felsefesi tam size göre!
Peki, Carpe Diem nedir? 

Anı yaşamak olarak bilinen Carpe Diem, “günü yakala” olarak Türkçeye çevrilmiştir. Milattan 23 yıl öncesine dayanan bu felsefi akım, Romalı şair Horatius’un yazdığı bir eserin dizelerinde geçer. Anı yaşamak, günü gün etmek, doyasıya yaşamak ve tadını çıkarmak anlamlarına gelir.

Carpe Diem felsefesi, her daim ölüm gerçeğinin farkında olarak zamanın değerini bilenlerin ve anı yaşamaya özen gösterenlerin felsefesi olarak da tanımlanabilir.


Olmak, her nasılsanız öyle olmanıza izin vermek ve öyle olduğunuz için kendinizi bütünüyle sevmek demektir...Ne hissediyorsanız onu hissetmek ve o duyguyu yaşamaktır...Olmak tümüyle anda yaşamaktır çünkü...Şimdi’nin var olan tüm şey olduğunu bilirsiniz...Bu istediğiniz şeyi yapmaktır , ruhunuzun sizi ittiği serüveni yaşamaktır.

Neden ” olmak ” ?…Bu şekilde yaşadığınızda, kendinizi, başkalarını ya da aklınıza gelen düşünceleri asla yargılamazsınız.O zaman doğru-yanlış, olanaklı-olanaksız, kusurlu-kusursuz, olumlu-olumsuz diye bir şey olmaz.Artık, an-ın güzelliğini hissetmenize ve onun tadını çıkarmanıza izin vermeyen zaman illüsyonu da olmaz. Olma hali içinde bulunduğunuzda sadece yaşamın Oluşu ve Şimdi’nin sürekliliği vardır.

Olma hali içindeyken, düşünceleriniz artık geçmiş ya da gelecekle oyalanmaz; suçluluk duygusu ve pişmanlık ve yapılması gereken şeyler tarafından işgal edilmez. Olma halinde, belli bir gerçeğe tutunmaz, tüm gerçekleri incelersiniz. Tüm gerçekleri bir Oluş olarak görür ve -olma haliniz içinde uygulanabilir olup olmadıklarını belirlemek için- her birinin araştırılmasına izin verirsiniz. Bu şekilde yaşadığınızda,size gelen tüm düşünceler düşünülür ve beyniniz vasıtasıyla, bedeninizde hisler olarak idrak edilir, ki bu da daha çok bilişin, daha fazla düşüncenin, daha fazla Oluşun yaşanmasını sağlar.

Yalnızca “olduğunuz”da, her şeyin Oluşu ile uyum içinde olursunuz. Ve bu uyumla, istediğiniz her şeye sahip olabilirsiniz ve olmaktan başka hiçbir şey yapmanız gerekmez. Varlığınızın Tanrısı, düşündüğünüz, istediğiniz her şeyi size çekecektir. Her dışsal prensibi yapmaya çalışarak kendilerini meşgul edenler, içsel prensibi etkisiz kılıp boşa harcarlar.Olmakta, siz zaten her şeye sahipsinizdir ve her şeysinizdir.

Yalnızca olduğunuzda ve tüm düşünceleri almanıza izin verdiğinizde, işte o zaman Tanrı’nın sesini işitebilirsiniz. O zaman bilmek istediğiniz her şeyi bir anda bilebilirsiniz. Düşüncelerinizi yargılamadan, ruhunuzda duygu olarak tezahür etmelerine izin verdiğinizde -yalnızca Oluş’a ve olan her şeye açık olarak- o zaman sınırsız Tanrı olarak yaşarsınız.Böylece kendi Tanrı benliğinizin saf bir kanalı olur ve Tanrı zihninin saf sadeliğine yaklaşırsınız.

Bilerek ve izin vererek yaşamayı öğrenin. O zaman değişmiş ego üzerinde hakimiyet kurmuş olursunuz.O zaman yedinci kata, yedinci mühüre, yedinci cennete ulaşmış olursunuz çünkü o düzeyde yargı yoktur; sadece yaşamın sürekli Oluşu vardır. Bir kez yargıyı aştığınızda, bu dünyayı, bu katı bütünüyle aşmış olursunuz...

NEŞELİ OL Kİ GENÇ KALASIN

                           

“Sağlık, hayattaki en büyük hazinedir. 

Mutluluk ise bu hazineyi parlatan değerli bir taştır.”


Şükran duyun. 
 
Egzersiz yapın.
Dinlemeyi öğrenin.
Pozitif ilişkiler kurun.
Doğada zaman geçirin.
Yaşlan ama paslanma.
Özür dilemekten çekinme.
Kendinize zaman ayırın.
Aynı hatayı ikinci kez yineleme.
Mükemmeli ara, kusursuzu değil.
İnsandaki iyiyi ortaya çıkarmayı bil.
Senden daha zeki insanları işe al.
Büyük düşün, küçük zevklerin tadına var.
Her şeyi bulduğundan daha iyi durumda bırak.
Sürekli “Ben dürüstüm” diyenlerden kuşkulan.
İlk kez tanıştığın insanlara önce işlerini sorma.
Acıyı ve düş kırıklığını, yaşamın bir parçası gibi kabul et.
Çocuklarını övgüye sahip olabilecekleri biçimde yetiştir.
Keşke sözcüğü yerine “Bir daha ki sefere” demeyi dene.
Çocuklarına sık sık onlara ne denli çok güvendiğini söyle.
Kaybedecek bir şeyleri kalmamış insanlardan kendini koru.
İnsanların her zaman gerçeği duymak istediklerini sanma.
Köprüleri atma. Aynı nehri yine geçmek zorunda kalabilirsin.
Başarılarının sana sağladığı iç huzuru sağlık ve sevgi ile ölç.
Ailene “en iyisini vermek” yerine, “verebileceğinin en iyisini” ver.
Duyurduğun ya da duyduğun haberlerin taraflı olduğunu unutma.
Asıl savaşı kazanmak için küçük bir çarpışmayı yitirmeyi göze al.
Maddi durumun çok iyi olsa bile, bırak çocukların kendi harçlıklarını kendileri kazanabilsinler.

5 Şubat 2025 Çarşamba

KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

Şirketler için en önemli 18 kişisel özellik

1. Dürüstlük
2. Doğruluk
3. Tutumluluk
4. Sorumluluk
5. Teknolojiye meraklılık
6. Empati
7. Sosyallik
8. Esneklik
9. Azim
10. Sadakat
11. Meraklılık
12. Pozitiflik
13. Özgünlük
14. Cömertlik
15. Şeffaflık
16. Olgunluk
17. Nezaket
18. Özenlilik

Profesyonel hayata adım atacak olanlara "kendin ol" ya da "kendin gibi davran" tavsiyeleri sık sık verilir. Ancak "kendin ol" tavsiyesinin de bir sınırı var. İşte "kendin ol" ne demektir ve ne demek değildir üzerine uzman tavsiyeleri...

KENDİN OL NE DEMEK ?

Birçok profesyonelin iş görüşmelerinde kullanılması gereken en değerli yöntem tavsiyesi olarak "Kendin Ol" dediklerini görüyorum. Peki "Kendin Ol" deyince ne demek istiyorlar? "Kendin Ol" ne demektir ve ne demek degildir? Tabii bunun cevabını iyi vermeniz gerekir."Kendin Ol" tavsiyesinin ne demek olmadığını anlatan 5 faktör size:

İstediğin gibi konuşmak: Kendin olmak demek, ağzınızdan çıkacak herşeyi söylemek değildir: profesyonel olmanız ve gerektiğinde politik davranmanız anlamına gelir. Bazılarınız, politik olmanın dürüst olmamakla eş değer olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Durum böyleyse, iş hayatınızda zorlanmanız çok muhtemel. Politik olmak, nerede nasıl konuşmanız gerektiğini biliyor olmanızdır. Kariyer beklentiniz nedir? sorusuna "bir beklentim yok" diye cevap verme gafletinde bulunuyorsanız, işi kapamama olasılığını da göze alın.

Kendi Stilinde Giyinmek: Sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde " ilk imaj" çok önemlidir ve önemi de yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Dolayısıyla kendiniz olacaksınız diye iş görüşmelerine hippi olarak gitmeniz gerekmiyor. Hayatta herşeyin bir adabı var. İş görüşmelerinde de karşınızdaki insanın nasıl bir kişilik olduğunu bilmiyorsunuz. Başvuruda bulunduğunuz işe ve pozisyona göre kıyafet seçiminizi yapmalısınız. Bunların şekilcilik olduğunu düşünüyor olabilirsiniz yada size gerçekten çok saçma geliyor olabilir. Aklınızda bulundurmanız gereken, insanların bu tip konulara önem verdiği ve karar süreçlerini etkiledikleri olmalı!

Şirketten Beklentinizi Dile Getirmek: Şirketten beklentiniz iyi bir kariyer imkanının yanısıra, iyi bir maaş, iyi imkanlar ve benzeri bir takım sosyal haklar olabilir. Sizin için görüşme sırasında önemli olan tek konu, görüşmeden başarı ile ayrılmak ve işverenin size iş teklifi yapmasını sağlamakdır. Diğer tüm konuları, iş teklifinden sonra konuşun, gerekiyorsa da pazarlığınızı bu noktada yapın.

Nasıl bir Kariyer İstediğinizi Belirtmek: Şirketler işe eleman alacakları zaman, uzun dönemli kalabileceğine inandığı, potansiyeli olan başarılı insanları seçmeyi tercih ederler. Haliyle, size yatırım yapıyorlar. Eğer 20'li yaşlardaysanız ve hedefiniz kendi işinizi kurmaksa, bunu iş görüşmeniz sırasında belirtmenizin stratejik olarak ne kadar doğru olduğunu düşünün. Stratejik düşünebilmek ve stratejik hareket edebilmek iş dünyasında oldukça kritik bir başarı kriteri. Şirketler kendilerine değer katacak kişilerle çalışmak isterler. Eğer uzun dönemli hedefiniz kendi işinizi kurmaksa, işinizi kurma aşamasına gelene kadar bu bilgiyi kendinize saklamanız daha doğru olacaktır.

Kendimi Sevdirmek Zorunda Değilim: Rakiplerinizi geride bırakıp, başvurduğunuz işi kapmak istiyorsanız, karşınızdaki kişiyle kimyanızın tutuyor olması, karar sürecini pozitif yönde etkileyecektir. Belki bu durumda yapabileceğiniz fazla birşey olmadığını düşünüyor olabilirsiniz. Belkide yoktur. Ama siz yinede karşınızdaki kişi ile inatlaşmak yerine sizden hoşlanmasını sağlayabilirseniz, sizin avantajınıza olur. Başarılı kişiler ve dolayısıyla başarılı şirketler, müşterilerini dinleyen, onların isteklerine cevap verebilenlerdir.İşi kapmak hedefiniz ise, bazen stratejik davranmak başarı yolunuzu yarılamakdır.


ÖNE ÇIKAN YAYINLAR

OTOMOBİL ARTIK LÜKS DEĞİL, CEZA

  Türkiye’de otomobil sahibi olmak artık bir ihtiyaç değil, adeta cezalandırılan bir tercih haline geldi. Çünkü bugün bir otomobil aldığınız...